yazılar

kalem ve kelam  -  indeks listesini göster

Kimseden maddi bir karşılık beklemeden biz ve site yapımcımız bir hizmet vermek istiyoruz. Beklediğimiz şey Allah'ın rızası ve sizlerin dualarınızdır. Soruları cevaplıyor, yorumları değerlendiriyoruz. Bu yolda karşılaştığımız zorluklardan birisi, gelen soru ya da yorumların çok fazla dil ve imla hatası içermesidir. Bunların düzeltilmesi sanıldığından da çok zamanımızı alıyor ve hizmetimizi aksatıyor. Beş soruya cevap verebileceğimiz sürede bir soruya cevap verebiliyoruz. Pek çok soruyu, düzeltmek için bu kadar zaman ayırmayı göze alamadığımızdan cevaplayamıyoruz. devamı

Bu listedeki kitapları yıllar önce uzun bir çalışma sonucu, pek çok hocamıza da sorarak belirlemiştim. Ancak aradan geçen zaman diliminde daha pek çok değerli kitaplar çıktı. Onları listeye eklemek de ayrı bir çalışmayı gerektirir. Bu çalışmanın yapılacağı zamana kadar bu listenin iş göreceğini düşünüyoruz.

Ayrıca sitemizde "Neyi nasıl okuyalım?" diye bir yazı yayımlamış ve faydalı okumanın temel kurallarını vermiştim. Ona da bakılması yararlı olacaktır. devamı

Sitemizdeki sorular ve cevaplar bölümü yeniden hizmete girmiştir. Sorular sayfasında sağ bloktaki sorum var bağlantısını tıklayarak soru forumuna ulaşabilir ve sorularınızı gönderebilirsiniz.

Sorularınızı belirtilen kurallara uygun olarak göndermenizi rica eder, yalnızca kurallara uygun soruların cevaba esas alınacağını belirtmek isteriz.

Browser Sorunu

Soru ve Yorum formları şu an için sadece Mozilla Firefox Tarayıcısında düzgün çalışabilmektedir. Diğer tarayıcılarda ki uyumsuzluk sorunları yakında düzeltilip hizmetenize girecektir. devamı

Sitemiz üzerindeki tüm yazı bölümlerimiz, sorular ve yorumların güncel olarak takip edebilmeniz için tamamlanan Rss hizmetimize bu sayfadan erişebilirsiniz.

Ayrıca SideBar ( Sağ Blok )' da en alttaki rss ikonuyla da her sayfadan ulaşabilirsiniz devamı

Sorular ve Cevaplar ile Yazılar bölümlerimizdeki içeriklerin tamamını sadece başlık olarak görebilmeniz için indeks listesi tarzında listeleme hizmetimiz devreye girmiştir.

indeks

Yukarıda görüldüğü üzere, bölüm başlıklarının hemen altındak mavi renkli link ile bölümün indeks listesini açabilirsiniz. Açtığınızda buradaki link ismi indeks listesini kapat olarak değişecektir. Normal yayın listesine geri dönmek için burayı tıklamanız yeterlidir. devamı

Sünnet İslam’ın temel kavramlarından birisidir ve bununla kullanıldığı yer ve bağlama göre farklı anlamlar kastedilmiş olabilir.

Kelime anlamı, izlenilen yol, metot, tarz ve tavırdır. Buna göre Allah’ın da bir sünneti vardır ve ayette ‘Allah’ın sünnetinde değişme olmaz’ denirken bu mana kastedilir. devamı

BEDDUA SON ÇARE OLABİLİR

Dua bir ibadettir. Hatta ibadetin özüdür. Onu Allaha bağlayan bağdır. Allah’ın gücünün, büyüklüğünün karşısında kulun aczinin ve muhtaçlığının itirafıdır. Bunları söyledik.

Peki, beddua da böyle midir? Onun da dinde bir yeri var mıdır? Kısaca beddua da etmeli miyiz, edebilir miyiz?

Mantıksal açıdan evet, edebiliriz, etmeliyiz. Çünkü dua bir iyiliğin olmasını istemekse, beddua da bir kötülüğün olmamasını istemektir. Bir iyiliğin yerleşmesi güzel olduğu gibi, bir kötülüğün ortadan kalkması da güzeldir.

Ya da beddua aslında bir kötülüğün cezalandırılmasını istemek demektir. Ceza aslı bakımından güzel değildir ama kötülüğü önlediği, kötüleri caydırdığı için güzeldir. O halde hayatta onun da bir yeri olmalıdır. devamı

ASHAB-I KEHF (YEDİ UYUYANLAR!) OLAYINDAN ÇIKARILACAK DERSLER

"Ashab-ı kehf”, mağara arkadaşları demektir. Kurânı Kerim’de bu olayı anlatan "Kehf” isminde bir sure vardır ve bu surede, vakti zamanında bulundukları bölgenin yöneticilerinin şerrinden kurtulmak için bir mağaraya sığınan ve orada Allah’ın bir mucizesi olarak uzun yıllar (belki iki üç yüz yıl) uyuyan, sonra uyandırılan geçler grubundan söz edilir. (Bkz. Kehf Suresi 9-26). devamı

Kadir Gündüz, Havva Karademir, Süleyman Kaya, Hakan Yılmaz, Arzu 129, hkalp, Yalçın / Semiramis, Ali Acar, Muhammed Coşkun, Harun Küçük ve Serap ugsearto´nun değişik zamanlarda sordukları sorunun cevabı.

KURÂNI KERİM VE BAŞÖRTÜSÜ

Mümin ve Müslüman olan insanlar prensip olarak Kuran´ın emir ve yasaklarına uyulması gerektiğinde hemfikirdirler. Ancak neyin Kuranda bulunduğu neyin bulunmadığı konusu o kadar kolay anlaşılır değildir. Bunu tespit için metodoloji ve bir suje/anlayan olarak insanın tavrı önemlidir. Metodoloji önemlidir, çünkü Kuran da bir metindir ve onun ne olduğu, kimi muhatap aldığı, ne yapmak istediği ve bu isteğini ifade etmek için kullandığı araçlar bilinmeden onun anlaşılması mümkün olamaz. Bu anlamanın bir aktörü olarak insanın tavrı da önemlidir çünkü onu, o ne ise o olarak mı, yoksa kendisi ne istiyorsa öyle mi anlayacak olması, sonucu değiştirir. Böyle kısa bir yazıda elbette Kuran´ı Kerim´i anlama metodu üzerine söylenebilecek her şeyi söylememiz ne mümkün ne de uygundur. Ama şu kadarını zikretmemiz de gereklidir: devamı

Kaderin anlaşılması bir yönüyle çok kolaydır, bir yönüyle de çok zordur ve kader adeta imanın sihirli şifresidir. Kaderin imanla anlaşılması, akılla anlaşılmasından daha kolay olsa gerektir. Ya da sonuç aynı kapıya çıksa da, kaderi inanarak anlamak, onu anlayarak inanmaktan daha kolaydır. Ama yine de aşağıda vereceğimiz bilgilerle kaderin akılla ilgili yönünü bir nebze anlayabileceğimizi sanıyorum:

Kader kelime anlamı bakımından, miktar, ölçü ve muktedir olma/güç yetirme demektir. Yani her olan şey, bir ölçüye ve hesaba göre, planlanarak olmakta ve muktedir birisi tarafından oluşturulmaktadır. Hiçbir şey rast gele, kendiliğinden, ölçüsüz ve hesapsız olmamaktadır. Her şey önceden yapılan bir hesapla ve bir sebeple olmakta ise, demek ki Allah (cc), olacak olan her şeyi biliyor, her şeye gücü yetiyor. Hiçbir şey O´nun bilgisi ve isteği dışında olamaz. devamı


0102nextlast
Hemen