Eski Bir Borç
Bunu geçte olsa düşünmeniz güzel bir şey. Müslüman, kimsenin hakkını yemeyen insandır. Efendimiz (sav): “Günah, kalbinizi tırmalayan şeydir” buyurur. Bu durum sizin kalbinizi rahatsız ettiğine göre bir günahtır. Ama unutmayalım ki, günahtan kurtulmak için rahatsız olmak ve çırpınmak da bir erdemdir ve sevaptır. Siz şimdi bunu yapıyorsunuz, sizi kutlarım.
Yapmanız gerekene gelince, arkadaşınız size güvenmiş ve alacağını sizin almanızı ve kendisine göndermenizi istemiş. Siz de bunu ihmal etmişsiniz ve onun olan parayı kullanmışsınız. Yani o paranın o zamanki değeri ne ise o kadar değer sizin zimmetinizde borç olarak kalmış. Şimdi öncelikle bunu o değer üzeriden vermeniz gerektiğini bilmelisiniz. Gördüğünüz gibi, paradan sıfırlar atıldı ve aslında bu rakamların bizatihi bir değerlerinin olmadığı anlaşıldı. Enflasyon miktarının faiz olmayacağını anlamayanlar sanırım şimdi anlayacaklardır.
Bu, işin bir yönü.
Diğer yönden siz arkadaşınızın adını biliyorsunuz ve bu günün iletişim dünyasında onu bulamamanız mümkün değildir. En iyisi onu bulup, helallik almanız ve borcunu kendisine ödemenizdir. Böylece o da inançlı bir insanın tavrını bir kez daha görmüş olsun. Ama her şeye rağmen arkadaşınıza ulaşamazsanız, bu parayı onun sevabına bir muhtaca verir ve onun için de kendiniz için de Allah’tan bağışlanma dilersiniz. Ama bilahare arkadaşınıza ulaştığınızda da bunu tekrar ödemeniz gerektiğini bilmelisiniz. Ancak olanı ona anlattıktan sonra onun bundan vazgeçmesi durumu hariç.
Kul hakkı ile Allah’ın huzuruna gitmemek için ne yapılsa azdır.