soru cevap

bilmiyorum ilmin yarısıdır  -  indeks listesini göster

Selamun Aleyküm,

Adem A.S.'ın, Nuh A.S 'ın oğlu, Efendimizin (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) amcası O'nların en yakınları olduğu halde kafir olarak öldüler.

Ne yazık ki bizler de inkar ve isyanlar sebebiyle imanını muhafaza edememiş yakınlara sahibiz.

Allah-u Teala yakın akrabalar arasına (anne,baba,eş, çocuk, kardeş...)büyük bir sevgi, merhamet ve bağlılık koyduğu halde şirk ve küfre düşmüş yakınlarımız için neden ve nasıl bir tavır beklemektedir.

Yakınlarımıza duyduğumuz bu sevgi ve bağlılık onların küfür ve şirkleri sebebiyle değişmeli mi? Bu imanın bir gereği midir? İnşallah anlatabilmişizdir!... Selametle.

bizim cevabımız03 ARALIK 2008 tarihin'de , Faruk BEŞER yanıtladı

İnsanın yakınlarına karşı sevgi ve merhamet duyması cibillî / doğal bir durumdur. Onlar müslüman olmasalar bile bu sevgi bütünüyle yok olmaz.  Çünkü İslam kardeşliğinden gelen sevgi olduğu gibi, yakınlıktan doğan sevgi de vardır. Sahabe efendilerimiz zamanında bile Mekkeli yakınlarına şefkat duyup, gidişatı onlara haber veren sahabiler olmuştur, ama Kuranı Kerim bu durumu şiddetle kınamıştır. İmtihanın sırrı da burada tecelli eder. Efendimiz buyuruyorlar ki, "Sizden biriniz ben ona, babasından, çocuklarından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça gerçek mümin olamazsınız." "Üç şey vardır ki, onlar kimde bulunursa imanın tadını duyar: Allah ve Rasulü ona başka her şeyden daha sevgili olursa, birisini sadece ve sadece Allah için severse, Ateşe düşmekten hoşlanmadığı kadar küfre geri dönmekten de hoşlanmazsa".
İnsan yakınını sever, üzerine titrer, eğer birisinin İslamına sebep olacaksa öncelikle yakınının İslamına sebep olmak ister... bütün bunlar normaldir, ancak Allah ve Rasulü ile yakını arasında bir tercih söz konusu olduğunda onları değil de yakınını tercih ederse  ozaman bu sevgisi marazi / patolojik bir sevgi olmuş olur ve imtihanı kaybeder.


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

bu yazıya ait 3 yorum var

comment addKendi yorumunu ekle

arrow

  • 1 |

    peygamber

    19.12.2008 tarihinde , ali demiş ki

    hocam cevabınızın son kısmında yazdığınız "ancak Allah ve Rasulü ile yakını arasında bir tercih söz konusu olduğunda onları değil de yakınını tercih ederse o zaman bu sevgisi marazi / patolojik bir sevgi olmuş olur ve imtihanı kaybeder " sözünde anlatmak istediğinizi anlayamadım tam olarak o yüzden izniniz ile bir sorum olacak.Ben Peygamber Efendimiz'in ağaç dikme ile ile ilgili hadisini okuyunca içimden; orman müdürlüğünde çalışıp bu güzel işi en iyi şekilde yerine getirmek geçmişti.ben hep ailemin yanıda kalıp onların yanında memleketimde çalismayı istemişimdir. eğer benim böyle bi işte çalışma imkanım kendi memleketimde değil de uzakta bir yerde olur da ailemden ayrılmamak , uzaklaşmamak için bu işe gitmezsem sizin bahsettiğiniz şekilde Allah ve Rasulü ile yakını arasında bir tercih söz konusu olurmu? ailemin yanında kalarak peygamber efendimizin sünnetini yaşamaya çalışsam olmaz mı? sorularımı cevaplarsanız çok sevinim .

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Emirler ve yasaklar arasındaki meratibi/dereceleri unutmayalım. Bir yerde ağaç dikme övülüyorsa, yüz yerde enne babaya iyilik emrediliyor. Sonra ağaç dikmek ille de uzakta mı olur? Bu nasıl mantık?

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet (362)  /  hayır (329)

  • 2 |

    iman sınavında yakınlarımız

    26.12.2008 tarihinde , beyaz demiş ki

    ".....Mekkeli yakınlarına şefkat duyup, gidişatı onlara haber veren sahabiler olmuştur, ama Kuranı Kerim bu durumu şiddetle kınamıştır......"

    Sayın Hocam Allah razı olsun. Allah ve Resulu ile yakınlarımız arasında tercih yapma gibi bir iman zaafiyetimiz yok elhamdülillah. Ancak Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'e duyduğumuz sevginin yanında,yakınlarımızın durumu sebebiyle acı çekmemiz iman zayıflığından mıdır? Bu kısmı pek anlayamıyorum. Selametle inşallah.

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (114)  /  hayır (113)

bu konuya yorum ekle

lütfen yorum yazarken form kurallarını dikkate alalım

arrow

  • *
  • *
  • *

lütfen * ile belirtilen alanları boş bırakmayın

  • Tamamı Büyük harflerden oluşan
  • Yasalara aykırı olan
  • Hakaret ve çok fazla dil bilgisi hatası içeren
  • Konu ile ilgisi bulunmayan
  • Ve HTML kodu giren yorumlar yayımlanmaz.
  • Bir konu için beş dakika içerisinde sadece bir yorum yazılabilir.
  • Yorumların hukuki sonuçlarından Faruk Beşer sorumlu değildir.