soru cevap

bilmiyorum ilmin yarısıdır  -  indeks listesini göster

Hocam müsadenizle bir kaç soru sormak istiyorum:

1. Kur'an-ı Kerim'de risalelere işaret olduğundan bahsediliyor, bu konuda ne dersiniz.

2. Cevşeni bize ulaştıran ehli sünnet kaynakları hangileridir? Bu kadar faziletli bir duanın ehli sünnetin ilk kaynaklarında yeterince yer bulması ve özellikle önceki meşayih tarafından meşhur edilmesi gerekmez miydi?

3. Yine Hz. Ali'nin risalelere ve bazı nurcu abilerine işaret ettiği söyleniyor. Bu konuda bizleri aydınlatır mısınız.

Rabıta, tarikat gibi konularda kaynaklarda göstermiş olduğunuz hassasiyetten dolayı bu soruların cevabını sizden almak istedim.

Rahman razı gele..

bizim cevabımız15 EKİM 2008 tarihin'de , Faruk BEŞER yanıtladı

Kuranı Kerim'de her şeye işaret vardır, anlayışını esas alırsanız, ki bu bazı alimlerin görüşüdür, onda Risalelere de işaret vardır, diyebilirsiniz. Ama bu görüş, itibar edilecek bir görüş olmadığı gibi buna inanılması da gerekmez.

2.Bildiğim kadarıyla Cevşen Sünni kaynaklarda yoktur. Ama bir sözün Sünni kaynaklarda olmaması onun hiç bir aslının bulunmadığı anlamına da gelmez. Şu var ki, böyle bir duaya ve etkisine inanmamızı zorunlu kılan bir senet yoktur. Allahu alem.

3.Hz. Ali'ye (ra) nispet edilen sözler için de aynı şeyleri söyleyebiliriz.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

bu yazıya ait 7 yorum var

comment addKendi yorumunu ekle

arrow

  • 1 |

    çelişkiler

    17.10.2008 tarihinde , Fatih Bayrak demiş ki

    Muhterem Hocam; rabıta konusunda en azından delil olarak gösterilebilecek ayet ve hadisi şerifler var iken bunu reddebiliyorsunuz ama risale'ye iş gelince ortada açık bir şekilde ayet ve hadis yok iken, Kur'an'da her şeye işaret vardır diyebiliyorsunuz. Peki çağdaş ulemadan hangisi bunu bize haber etmiştir. Mesela Ramazan el-Bûtî ya da bir başka alim Kur'an da ahir zamanda neşvü nema bulacak risalelere işaret vardır, ona tabi olmalıyız diye bir şey söylemiş midir?

    Aynı şekilde sünni kaynaklarda yer almayan bir dua için yine de aslının bulunmamasını gerektirmez diyebiliyorsunuz fakat rabıta için selefi salihinin bu şekilde yaptığına dair herhangi bir rivayet yok demekte bir sakınca görmüyorsunuz.

    Rabıta konusunda çok net iken risaleler ve cevşen hakkında "olabilir" tarzındaki yaklaşımınız bana ilginç geldi.

    Not: Risaleler ve cevşenin aleyhinde değilim kesinlikle. Sadece anlamaya çalışıyorum bu çelişkiyi -bana çelişki göründü-

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Çelişki yok ama öyle anlaşılmış. Varolan her şeye Kuranı Kerim'de işaret bulunabilir demek ayrı bir şey, olmayan bir şeyin, Kurandan işaret bulunup ihdas edilmesi ayrı bir şey.

    vote 6.3 Katılıyor musunuz?  evet (240)  /  hayır (141)

  • 2 |

    ben de tam yanıtı alamadım

    18.10.2008 tarihinde , ebru demiş ki

    Hocam,kardeşimizin sorusunu ve yanıtınızı okudum.Ancak ben de tam olarak anlayabilmiş değilim doğrusunu.Risalelerde-çok fazla okumuşluğum yok;ama-bu işaretlerden uzunca bahsediliyor.Bazen de yaklaşık sayılar bulunuyor bazı tarihlere.Kesinlikle yanlış bir düşünceye sebep olmak istemem;ama daha açıklayıcı bir cevap yazarsanız inşaallah biz de bu soru işaretinden kurtuluruz.Benzer bu soruyu özellikle sormak istedim;çünkü-kendi adıma-bir şeyi yeterince açık anlayamadığımda vesveselere yenik düşebiliyorum,Allah korusun.

    Duyarlılığınız için,Allah razı olsun inşaallah,şimdiden sağolun,iyi günler

    saygılar...

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Cevabımızı daha anlaşılır hale getirdik

    vote 4.5 Katılıyor musunuz?  evet (160)  /  hayır (199)

  • 3 |

    tarikate düşmanlık

    19.11.2009 tarihinde , poziif demiş ki

    alimler bile şunu anlamalı bizi düzeltecek tek yasayış biçimi tarikat olacakatır...risalei nurda çok güzeldir..iman davasındadır..fakat tarikatler muhammed as..uymanın en kolay .tatlı ve güzel yoludur...rabıta yok diyenlere gülüyorum..insanın sevdiğinidüşünmesidir...rabıta bir ibadet değil..manevi olarak bir terbiye yoludur....fakat tarıkat adabında en önemlı olaydır....abdülkadir geylani varken imam rabbanı varken şahı nakşibend varkn buzaman alimlerine laf düşmez..

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Güzel söylüyorsunuz da rabıta çıkmadan önceki 600 yıllık sürede yaşayan müslümanlar acaba bu manevi zevki nasıl yaşamışlardı? Acaba onların müslümanlığı eksik mi kalmıştı?

    vote 7.1 Katılıyor musunuz?  evet (69)  /  hayır (28)

  • 4 |

    tarikate düşmanlık

    17.12.2009 tarihinde , pozitif demiş ki

    hocam diyorsunuzya tarkatten önceki dönemde zevki nasıl alıyorlardı...ozaman risalei nurlaran önce bu dine hizmet nasıl edilmişse ozamanda öyleydi...bide demişs,nizki o.nurı topbaşı tanırım..peki onun mürşidi musa topbaş nediyor..hz peygamber zamanında yaşayış tasvvuffdu ama adı tasavvuf değildi..zaten hz muhammedden ve halifelerinden sonra bozulan dini yaşayış bozulduğu için tekrar islamı muhiyddin etmek için çıktı...nakşilerin piri hz ebubekır dır..kadirilerinde hz ali..bu konda size katılmıyorum...dediklerime karşı çıkanlar,benim için değil allah rızası için adıyaman menzile gitsinler.ordaki mürşidi allah dostunu görunler..sonra faruk beşer hocaya uysunlar....allah kuranında buyuryor...salih ve sadıklarla beraber olun...daha bu yetmezmi..rabıta yapmak için sadıklarla beraber olmak rabıta yaparakda olur...

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Bir şey yanlış anlaşılmasın, biz tarikat, hele de tasavvuf düşmanlığı yapmıyoruz. Biz İslama aykırı olan şeylere karşı çıkıyoruz.

    vote 7.0 Katılıyor musunuz?  evet (58)  /  hayır (25)

  • 5 |

    tarikate düşmanlık

    23.12.2009 tarihinde , pozitif demiş ki

    hocam,düşmanlık etmiyorsunuz da.özellikle sizi takip ediyorum.tarikatle ilgili ağzınızdan güzel bir laf çısın diye..daha duyamadım..siz hep bozulmuş sahte insanların kötülüklerini anlatıyorsunuz..peki cebimizdeki 10 tane paranın 3 tanesi sahte diye siz tüm paralarımı yırtıp atıyorsunuz..hayır.sahteleri ayırsınız..ama gerçekleri de işinizi görursunuz..yanı sahte tarikatler var dıye hep onların bozulduğunu anlatmanız ve insanları soğutmanızın vebalı vardır..gerçek mürşidler vardır..bizde risaleinurları okuyoruz..ama allah adıyaman menzilde mürşid nasip etti ve hayatımız değişti..nefsimi tanıdım enbaşında...ilahi ente maksud ve rızaeke matlubiyi yaşayoruz..ama ben yinede tarikate karşı çıkanların dayanakları ile cevap veriyorum..bediüzzaman nedemiş okuyun ve anlayın..

    Tarikat, yani Sünnet-i Seniyye dairesinde tarikatin hasenâtı seyyiâtına katiyen müreccah olduğuna delil, ehl-i tarikat, ehl-i dalâletin hücumu zamanında imanlarını muhafaza etmesidir. Âdi bir samimî ehl-i tarikat, sûrî, zâhirî bir mütefenninden daha ziyade kendini muhafaza eder. O zevk-i tarikat vasıtasıyla ve o muhabbet-i evliya cihetiyle imanını kurtarır. Kebâirle fâsık olur, fakat kâfir olmaz, kolaylıkla zındıkaya sokulmaz. Şedit bir muhabbet ve metin bir itikadla aktab kabul ettiği bir silsile-i meşâyihi, onun nazarında hiçbir kuvvet çürütemez. Çürütmediği için, onlardan itimadını kesemez. Onlardan itimadı kesilmezse, zındıkaya giremez. Tarikatte hissesi olmayan ve kalbi harekete gelmeyen, bir muhakkik Âlim zat da olsa, şimdiki zındıkların desiselerine karşı kendini tam muhafaza etmesi müşkülleşmiştir. "

    Şimdi bunları diyen Üstad hiç mümkün müdür ki tarikatı hepten reddetsin, "artık tarikatten bi halt olmaz" -haşa- manasında beyan ediyor ve bazı hataları bahane ederek o kapıyı kapamak isteyenlere de ne kadar güzel ders veriyor

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    İmam Rabbanî diyor ki, "Biz kıyamette tarikattan değil, şeriattan hesaba çekileceğiz". Tarikat bir zevktir, şeriat ise mümin olmanın şartıdır.

    vote 6.3 Katılıyor musunuz?  evet (60)  /  hayır (36)

  • 6 |

    tarikate düşmanlık

    29.12.2009 tarihinde , pozitif demiş ki

    evet.o meşhur imam rabbani den örnek vermek güzel,fakat imam rabbaniden örnek verirken onun tarikatte en yüksek seviyelere ulaşmış bir zattır..yani örnek verilen kişide tarikat ehlidir..

    bunlar,allaha iman edenler ve kalpleri allahın zikriyle huzura kavuşanlardır..

    iyice bilinki ancak allahı zikretmekle kalpler yatışır v huzur bulur.(rad suresi 28 )

    mem lem yezuk lem yarif(tadmayan bilmez)..

    tarikat dünyada iken cenneti yaşamaktır..

    yani örnek verdiğiniz kişiler bile tarikatle ilerlemiş insanlardır..şu zamanda mürşidi kamil olmadan allaha ulaşılamaz..insan ilimle biryerlere kadar gelsede,zikir,rabıta ve mürşid olmadan nefsi mütmain olamaz..bunu etrafımıza bakarsak anlarız..çoğu insan artık dinin biliyor ilmi var fakat halen büyük günahlarla boğusıyor..sebebi ise nefss..nefsi sadece duymuş..tanıyamamışki..nefsının onu nereye göturduğunu bilememiş..işte bir allah dostunu gören, onun nurlu nazrını yıyen kişi nefsını tanır...tamam onlarda gunah işler fakat zındıkaya düşmez kalp haerekete geçer...söyeleyen kişi said nursi hz leri dir..

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Dini, yani Şeriatı, yani Kitabı ve Sünneti ölçü alan bir tarikata karşı olmak ahmaklıktır. Bunu kim yapıyorsa öyledir. Ama aziz zkardeşim, şirke ve batıniliğe dalmış bir yolu, tarikat diye kutsayacak mıyız? Biz bunu sorguluyoruz. "Evlere pencerelerinden girmeyin"

    vote 6.3 Katılıyor musunuz?  evet (39)  /  hayır (23)

  • 7 |

    tarikate düşmanlık

    29.12.2009 tarihinde , pozitif demiş ki

    ben nurcuların ayakları altındayız,bediüzzamanın saçının teli olamayız.fakat bazı şeylerin farkına vardık..zaman tarıkat zamanı değil diyen ahmaklar ve bunu said nursi hz lerine dayanarak diyorum diyen acizler alın size üstad said nursi ne demiş,

    Otuz üç adet Sözlerin ve otuz üç adet Mektupların mecmuuna Risaletü'n-Nur namı verilmesinin sırrı şudur ki:

    Bütün hayatımda Nur kelimesi her yerde bana rastgelmiştir. Ezcümle, karyem Nurs'tur, merhume validemin ismi Nuriye'dir, Nakşî üstadım Seyyid Nur Muhammed'dir, Kadirî üstadım Nureddin. Kur'ân üstadlarımdan Nuri, talebelerimden benimle en ziyade alâkadarı Nur isimli bulunanlardır. Kitaplarımı en ziyade izah ve tenvir eden, nur misâlidir.

    Şimdi en mühim tekkeler ehli, ehl-i tarikattır. Bütün kuvvetleriyle Nur Risalelerini nurlandırmaları ve sahip çıkmaları lâzım ve elzemdir. (Haşiye) Şimdiye kadar ben yalnız İmân hakikatini düşünüp "Tarikat zamanı değil, bid'alar mâni oluyor" dedim. Fakat şimdi, sünnet-i Peygamberî dairesinde, bütün on iki büyük tarikatın hulâsası olan ve tariklerin en büyük dairesi bulunan Risale-i Nur dairesi içine, her tarikat ehli kendi tarikatı dairesi gibi görüp girmek lâzım ve elzem olduğunu bu zaman gösterdi.

    Hem ehl-i tarikatın en günahkârı dahi çabuk dinsizliğe giremiyor; kalbi mağlûp olamıyor. Onun için onlar tam sarsılmaz, hakikî Nurcu olabilirler. Yalnız mümkün olduğu kadar bid'atlara ve takvâyı kıran büyük günahlara girmemek gerektir.

    Hâmisen: Şimdi bu zamanda en büyük tehlike olan zındıka ve dinsizlik ve anarşilik ve maddiyunluğa karşı yalnız ve yalnız tek bir çare var. O da Kur'ân'ın hakikatlerine sarılmaktır.

    vote 6.6 Katılıyor musunuz?  evet (41)  /  hayır (21)

bu konuya yorum ekle

lütfen yorum yazarken form kurallarını dikkate alalım

arrow

  • *
  • *
  • *

lütfen * ile belirtilen alanları boş bırakmayın

  • Tamamı Büyük harflerden oluşan
  • Yasalara aykırı olan
  • Hakaret ve çok fazla dil bilgisi hatası içeren
  • Konu ile ilgisi bulunmayan
  • Ve HTML kodu giren yorumlar yayımlanmaz.
  • Bir konu için beş dakika içerisinde sadece bir yorum yazılabilir.
  • Yorumların hukuki sonuçlarından Faruk Beşer sorumlu değildir.