Muhterem Hocam; rabıta konusunda en azından delil olarak gösterilebilecek ayet ve hadisi şerifler var iken bunu reddebiliyorsunuz ama risale'ye iş gelince ortada açık bir şekilde ayet ve hadis yok iken, Kur'an'da her şeye işaret vardır diyebiliyorsunuz. Peki çağdaş ulemadan hangisi bunu bize haber etmiştir. Mesela Ramazan el-Bûtî ya da bir başka alim Kur'an da ahir zamanda neşvü nema bulacak risalelere işaret vardır, ona tabi olmalıyız diye bir şey söylemiş midir?
Aynı şekilde sünni kaynaklarda yer almayan bir dua için yine de aslının bulunmamasını gerektirmez diyebiliyorsunuz fakat rabıta için selefi salihinin bu şekilde yaptığına dair herhangi bir rivayet yok demekte bir sakınca görmüyorsunuz.
Rabıta konusunda çok net iken risaleler ve cevşen hakkında "olabilir" tarzındaki yaklaşımınız bana ilginç geldi.
Not: Risaleler ve cevşenin aleyhinde değilim kesinlikle. Sadece anlamaya çalışıyorum bu çelişkiyi -bana çelişki göründü-





Faruk Beşer'in yoruma cevabı
6.3
bölümler





bu yazıya ait 7 yorum var