Mirac Bedenle mi Oldu?
Cenabı Allah kulu ve Rasulü olan Hz. Peygamber’i (sav) bir gece Mescid-i Haram’dan / Kâbe’den alıp, Mescid-i Aksa’ya götürdüğünü kur’ân-ı Kerim’de haber veriyor (İsra). Oradan da göklere yükseltildiği, önceki peygamberlerle görüştüğü, bazı rivayetlerde, Allah’ı (cc) dahi görüp onunla konuştuğu da sünnette anlatılıyor (Miraç). İşte bu olayların tümüne birden İsra ve Miraç olayı adı verilir
Sünni gelenek, çoğunluk itibariyle bu olayların hem beden hem de ruhla gerçekleştiği kanaatindedir. Bunun delili olarak ayette yer alan: “Allah kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya götürdü” cümlesindeki kul/Abd kelimesinin, sadece ruh için kullanılmadığını, ruhu olan beden anlamına geldiğini söylerler. Ayrıca, eğer miraç olayı bedenle ruhun değil de sadece ruhun götürülmesi ve onun yükseltilmesi şeklinde olsaydı, Hz. Peygamber dönüp bu olayı anlattığında müşrikler ona bu kadar itiraz etmezlerdi. Çünkü nihayet anlatılan şey rüya gibi bir şey olurdu ve bu da mümkündü, derler. Bu doğrudur ve biz de böyle inanıyoruz. Ancak bu olayı varlık alanları arasında bir geçişin sağlanması olarak anlamak da buna zıt değildir.
Çünkü olayı bizim yaşadığımız fizik dünya şartlarıyla düşündüğümüzde bunlar elbette imkansız şeylerdir. Ama bunun böyle olması, bizim yaşadığımız şartlardan başka şartların da bulunmasının mümkün olmadığı anlamına gelmez. Unutmayalım ki bu olay her şeyden önce bir mucizedir. Yaşadığımız dünya şartlarıyla gerçekleşen bir olay değildir. Bizim yaşadığımız bu şartları yaratan Allah başka şartlar da yaratabilir, bu da makuldür. Biz bu gün çok farklı varlık alanlarının / kategorilerinin bulunduğunu biliyoruz. Her varlık alanının şartları ve kanunları farklıdır. Bu da Allah’ın (cc) gücünü gösteren bir durumdur. Bu dünya şartları ve imkanları ile elbette fizik bir beden ışık hızını aşan bir hızla ilerleyemez. Ama bir başka varlık boyutunda bu niçin olmasın. Mesela cinler de bizim mekanımızdan ve zamanımızdan farklı bir mekanın, zamanın, yani başka bir varlık düzeyinin gerçeklikleridirler ve onların hareket özellikleri bizimkinden tamamen farklıdır. Mesela Allah (cc) Kurân-ı Kerim’de bizim bu dünyada O’nu göremeyeceğimizi bildiriyor. Bunun anlamı şudur: Bizim gözümüzün mevcut yeteneği, Allah’ın varlığını algılayacak güçte değildir. Ama bizler öbür alemde başka bir varlık düzeyinde yeniden yaratılacağız ve oranın şartları da farklı olacaktır. O şartlar oluşunca gözümüzün yeteneği oraya göre olacak ve biz Allah’ı görebileceğiz. İşte miraç Hz. Peygamber için, daha dünyada iken bu varlık alanları arasıda bir bakıma bir geçişin yaratılmasıdır. Allah onu almış ve bizim bulunduğumuz varlık düzeyinden başka bir varlık düzeyine, muhtemelen öbür alemin varlık düzeyine geçirmiş ve oranın şartlarıyla, geçmiş peygamberleri, olayları ve hatta kendisini görmesini sağlamış olabilir. Bu durum alken de imkânsız değildir