soru cevap

bilmiyorum ilmin yarısıdır  -  indeks listesini göster
21EKİ200429370

Rabıta

etiketler :

Mürşide rabıta yapmak: Selamun-aleyküm hocam

Mürşide rabıta olayının aslı var mıdır, varsa nasıl yapılmalıdır? Eğer yoksa yapılmasındaki sakıncalar nelerdir? Selam ve dua ile

bizim cevabımız07 ŞUBAT 2005 tarihin'de , Faruk BEŞER yanıtladı

Rabıta, bağ ve ilgi anlamında Kurân asıllı bir kavramdır. Bu kelimenin Kurân-ı Kerim’deki anlamı konusunda Râğib el-Isfehanî’den şunları öğreniyoruz:

Muhafızların bulunduğu mekâna ribat denir… Murabata, muhafaza etme, koruma anlamındadır. Allah (cc): “Ey müminler! Sabredin, sabırda yardımlaşın ve murabata/rabıta yapın” (4/200) derken bununla kastedilen şey, İslam ülkesini korumak için sınır boylarında nöbet tutmaktır. Nöbetçilerle beraber, savaş atlarının da hazır tutulduğu sınır kulelerinin adı da ribat’tır. Demek ki rabıtada bağlı olma, dikkani ayırmama gibi bir mana da vardır. 

Murabata/rabıta iki türlüdür: 1. Yukarıda söylediğimiz, İslam ülkesinin sınır boylarında nöbet tutmak ve düşmana karşı uyanık olmak. Bu mana murabatanın hakiki manasıdır. 2.Nefsin hilelerine karşı uyanık olmak. Bu da murabatanın mecazi manasıdır. Bu manada olarak Hz. Peygamber (sav) de şöyle buyurmuştur: “Bir namazın ardından diğerini beklemek ribat/rabıta kabilindendir”. “Size Allah’ın hatalarınızı ne ile sileceğini, derecelerinizi ne ile yükselteceğini söyleyeyim mi? Evet, buyur, söyle dediler. Zor şartlarda dahi mükemmel bir abdest almak, mescitlere doğru çok adım atmak, bir namazın ardından diğerini intizar etmek… İşte ribat/rabıta budur, rabıta budur, rabıta budur”

Bunlardan çıkan sonuç şudur:

Rabıta kelimesinin aslı Kurân-ı Kerim’de ve sünnette bulunmaktadır ve hakikat ve mecaz anlamları, Râğib’ten alarak yukarıda zikrettiğimiz gibidir. İkinci olarak, Kurân-ı Kerim’de ve sünnette bulunan bir kavramı Hz. Peygamber’in ve onu izleyenlerin anladığı gibi anlamak esastır. Bu ve benzeri kavramları doğru anlayabilmek için muhtaç olduğumuz birinci kural budur.

İkinci kuralımız ise, sık sık tekrarladığımız gibi şudur: İbadetler tevkîfidir, yani Hz. Peygamber tarafından sabitlenmiştir, onlarda hiçbir artırma ve eksiltme olmaz. Çünkü ibadetlerin neler olduğu ve nasıl yapılacağı akıl üstü konulardır ve bizler ibadetlerden hiçbir şeyi kaldıramayacağımız gibi, onları değiştiremeyiz ve eklemeler de yapamayız. Onlar tamamen Mabudun hakkıdır ve onlara müdahale bidat sayılır. Efendimizin ifadesiyle; “Bütün bidatler dalalettir ve bütün dalaletler de cehenneme götürür”.

Tasavvufta rabıta denince, Nakşiler tarafından (Yani Hz. Peygamber’den yaklaşık 800 sene sonra) geliştirilen bir disiplin akla gelir. Mürit şeyhini sevecek, ona kalben bağlanacak, buradan Hz. Peygamber’e, oradan da Allah’a ulaşılacak ve O’nunla irtibatlı olunacaktır. Bunun için mürit öncelikle şeyhinin suretini hayal edecek, onun güzelliklerinin, ahlakının kendisine feyezan etmesini isteyecektir. Hatta şeyh müridini Allah’a bağladığı için onun kendisi bizatihi rabıtadır/bağdır. (Enver Fuad. Mu’cem 88). Bu hayal etmeyi gerçekleştirmek üzere bazı tarikatlarda müritler, üzerlerinde şeyhinin resmini bulundurmaktadırlar. Hatta Hz. Peygamber (sav) adına yapılan hayali bir resmi üzerlerinde bulunduran tarikat mensupları da vardır ve bana bu resmi gösterdiler. Bu elbette cehaletten öte bir cinayettir.

Böyle bir eğitim tekniği kullanıldığında olumlu sonuçlarının ve bir takım psikolojik faydalarının olup olmayacağı eğitimci gözüyle tartışılabilir. Ama rabıtanın bir ibadet olduğu var sayılırsa bunu İslam’ı anlama usulü içerisinde bir yere oturtmamız elbette mümkün gözükmemektedir. Şöyle de diyebiliriz: Bir ibadet düşünün ki, Hz. Peygamber onu hiç yapmamış, öğretmemiş ve onu izleyen selefi salihin de böyle bir şeyden haberdar olmamıştır. Böyle bir ibadetin olması mümkün değildir. Bu anlamdaki rabıta için delil getirilen: “Sadıklarla beraber olun” mealindeki ayet-i kerime, ya da “Kişi sevdiğiyle beraberdir” hadisi şerifi de İslamî gelenek içerisinde “rabıta” ortaya çıkıncaya kadar hiç böyle anlaşılmamıştır. Zorlama bir tevil yapmadan böyle anlaşılması da mümkün değildir. Zorlama tevillerin insanları saptıracağını da bizzat Kurân-ı Kerim söylemektedir. (Bkz. 3/7). Sahabe efendilerimizin Hz. Peygamber’e olan sevgilerinden böyle bir uygulama çıkarmak da mümkün değildir. Aksi halde, Allah Rasulü’nü izleyen 800 yıl, insanlar, hatta bizzat Hz. Peygamber’in kendisi bunu keşfedememiş ve anlamamış olurlardı. Oysa akide ve ibadetler konusunda en doğru anlama, Hz. Peygamber’le beraber olanların, sonra da onları izleyenlerin anlamasıdır. Bunda bütün İslam alimleri ittifak halindedir.

Şunu da bilmeliyiz ki, tasavvuf diye anlatılan şey; bir hal, İslam’ın daha dikkatli ve hassas yaşanma biçimi; zikir, zühd, ibadet ve tefekkür olarak Hz. Peygamber’den beri varolan bir yaşama biçimidir. İslam’ın ta kendisidir. Tarikatlar ise –Kitap ve sünnet çizgisinde kaldıkları sürece- tasavvufun mektepleri ve mezhepleridirler. Ancak rabıta tasavvufun şartlarından değildir ve tasavvufun ehli sünnet çizgisinde yaşandığı ilk yüzyıllarında da onda bu anlamda bir rabıta hiç olmamıştır. Sevginin, bağlılığın, kardeşliğin, ittibaın rabıta diye anlatılması da elbette isabetli olmaz. Dolayısıyla rabıtayı kabul edip etmemekle, tasavvufu kabul edip etmemek farklı şeylerdir. Doğrusu sağlam tarikatlerdeki güzel insanların hatırı için rabıtayı da onların anladığı gibi kabul etmek isterdim. Ancak İslamın ve hakikatın hatırı daha büyüktür ve buna karşı saygısızlığı hiç göze alamam, bu sebeple de dini bir delile dayanmayan bir uygulamayı gerekli göremem.

Durum bu olmakla birlikle, birleri bunu bir eğitim aracı olarak görür ve uygularlarsa kendi bilecekleri bir şeydir ve dediğimiz gibi bu tartışılabilir. Ancak ben hiçbir tarikatın rabıtaya böyle baktığını görmedim. Aksine o bir ibadet olarak görülür ve hatta müritler çoğu zaman onu günlük farz namazlarından daha önemli tutarlar. Bunun hükmünü ise yukarıda anlatmaya çalıştık.

Bu noktada şunu da zikretmeliyiz ki, tasavvuf bu günkü hali itibariyle bir İmam Rabbanî’ye muhtaçtır. Nasıl onun zamanında tarikatlar İslam’dan çok uzaklaşmışlardı ve o bu konuda bir tecdid gerçekleştirip, onları tekrar Sünni ve Kurânî çizgiye oturttu ise, bu gün de bunu yapacak birisine şiddetle ihtiyaç vardır. Çünkü çok azı hariç, tarikatlar bu gün ya cehalet ve sapmaların, ya da sahtekarlık, derin ilişkiler ve düzenbazlığın hakim olduğu karanlık odaklardır. Başta Erenköy cemaati olmak üzere, Çarşamba ve İskender Paşa cemaatlerini ve benzeri bazı küçük cemaatleri elbette bu çirkinliklerden uzak tutmalıyız, ancak tecdid, teceddüt ve yeniden Kurânî çizgiye gelem ihtiyacının umumi olduğunu söyleyebiliriz.

Günümüzdeki en büyük İslam alimleri, sözünü ettiğimiz anlamdaki rabıtaya bidat olarak baktıklarını da burada zikretmeliyiz. Mesela Ramazan el-Bûtî şöyle söyler:

ولاشك أن هذا الذي استحدثه مشايخ الطريقة أخيراً يعدّ بدعة‏،‏ إذ هي شيء لا أصل له في الدين. http://www.bouti.com/cgi-bin/bsearch.cgi

“Şüphesiz tarikat şeyhlerinin sonradan icad ettikleri rabıta bidattir, çünkü bunun dinde hiçbir dayanağı bulunmamaktadır”.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

bu yazıya ait 187 yorum var

comment addKendi yorumunu ekle

arrow

  • 1 |

    rabita hakkinda..

    17.07.2005 tarihinde , Abdullah H. demiş ki

    Rabıta birbirini seven ruhların kaynaşmasıdır.Rabıta,gönlün gönle bakışı ve birinden diğerine sevgi akışıdır.Rabıta müridin terbiyesi için en mühim vasıtadır.Rabıta namaz gibi şekli zamanı ve usulu dinimizce belirlenmiş bir ibadet değildir.Kalbi uyandırıp huşu ve huzur içinde ibadete hazırlamaktır.Rabıta manevi terbiye aracıdır.Gafil kalbin uyanık kalbe bağlanıp uyanmasıdır.(kaynak kitap : arifler yolunun edepleri)

    ayrica iskenderpasa cemaatini ayri tutmak gerektigini belirtmissiniz.ancak sayin esad cosan rabita hakkinda sizinle tam ters dusuncede..burda bi celiski yok mu?bu cemaat bidat ehli(size gore)..hem de onlari cehaletten,sapmadan tenzih ediyorsunuz.ben .bu cemaatin mensubu degilim.rabitanin da cok faydali olduguna inaniyorum.rabitayi farz namazdan ileri tutanlar varsa onlari dogru bulmam ancak bence siz de tenzih ettiginiz bu cemaatleri ve yazilarini bi okuyun isterseniz..Rabbim faydasiz ilimden korusun,faydali ilimle de amel etmek nasip etsin.Amin..Allah razi olsun

    vote 4.7 Katılıyor musunuz?  evet (369)  /  hayır (418)

  • 2 |

    rabita hakkinda(2)

    17.07.2005 tarihinde , Abdullah A. demiş ki

    ayrica bildigim kadariyla carsamba cemaatinde de rabita mevcut..dolayisiyla eger bu disiplin yanlis biseyse,bidatse bunu uygulayanlar da yanlis yolda demektir.rabita uydurulmus,asli astari olmayan biseyse bundan kar nedir?neden boyle bi yontem uygulaniyo 1000 kusur yildir..saidi nursi hazretlerinin sozu :eger istersen hayalinde NURSIN karyesindeki seydanin meclisine git bak.orada fukara kiyafetinde melikler,padisahlar ve insan elbisesinde melaikeleri bi sohbeti kudsiyede goreceksin.sonra parise git ve en buyuk localarina gir.goreceksin ki akrepler insan libasi giymisler ve ifritler adam suretini almislar. bu tasvir edilen meclis rabitanin uygulandigi bi meclis(s.nursi hz.leri de bunu biliyo olsa gerek).dolayisiyla rabita gereksiz yada bidat olsaydi saidi nursi hz.leri tarafindan da bunu uygulayanlar(naksi dergahi burasi) ovulmezdi.saidi nursi hz.lerinin cok buyuk bir ehli sunnet alimi olduguna ben kalben inaniyorum.bilmiyorum siz ne dusunuyorsunuz..

    vote 5.4 Katılıyor musunuz?  evet (327)  /  hayır (282)

  • 3 |

    Rabıta ile ilgili düşünceleriniz hakkında...

    07.08.2005 tarihinde , emre altaylı demiş ki

    Maalesef konu yeterince derin bir şekilde ele alınamamış görünüyor.Hz.Ebubekirin def_i hacet mahallinde bile Rasulullahı hatırlıyor olmasıyla ilgili rivayette rabıtaya bir işaret yok mu?...

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet (393)  /  hayır (346)

  • 4 |

    El-Bouti ne kadar büyük ki?

    24.08.2005 tarihinde , Z. Aslan demiş ki

    ((Günümüzdeki en büyük İslam alimleri, sözünü ettiğimiz anlamdaki rabıtaya bidat olarak baktıklarını da burada zikretmeliyiz. Mesela Ramazan el-Bûtî şöyle söyler:

    "Şüphesiz tarikat şeyhlerinin sonradan icad ettikleri rabıta bidattir, çünkü bunun dinde hiçbir dayanağı bulunmamaktadır".))

    Bu el-bouti,nin böyüklüğünü kim tayin etmiş, okişinin, tasavvufla irtibatı ne kadarmış. Arapların genelinde "Tasavvuf-Tarikat" büyücülerle bir tutulur. Siz bu adamın fasid görüşünü yaymakla, iblise rabıtayı sağlattırıyorsunuz, insanlara.

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet (365)  /  hayır (398)

  • 5 |

    allah razı olsun

    11.09.2005 tarihinde , duygu turan demiş ki

    Hocam böyle bir açıklama yaptıgınız için sagolun. Allah ilminizin mükafatını versin. Cümlemizi de gerçek islama yöneltsin

    vote 5.8 Katılıyor musunuz?  evet (383)  /  hayır (281)

  • 6 |

    erenköy cemaati

    20.11.2005 tarihinde , hasan arpacık demiş ki

    Bahsettiğiniz hareketi kamu vicdanında genel kabul görmüş bir tarikat olarak erenköy cemaatinden bizzat O. Nuri topbaş haca efendi ve prof.dr. H. Kamil yılmaz hocamızdan bekliyorum. biraz daha sistematik ve ilmi bir yaklaşımla bu hususu kabul edeceklerini ve genel olarak tarikatların bu töhmetten kurtulmasına vesile olabileceklerini sanıyorum. özellikle o.nuri topbaş hocamızın genç yaşta ama buyuk bir tecrübe ve bilgi birikimi ile göreve gelmesi inşaallah bu büyük yükü omuzlamasına vesile olacaktır. o gerçekten böyle bir yükün altından kalkabilecek kadar güçlü ve sabırlı bir şahsiyettir. tabii bu bahsedilen konu tarikat olgusunun en temel taşlarından birini teşkil ediyor. oynamak kolay değil. ancak günümüzde okadar da istismar ediliyorki artık hz peygamberin ikazlarının haklılığını da açıkça müşahade ediyoruz. her tarikat en üst mertebeye şeriati koyuyor ancak iş uygulamaya gelince tamamen istismar ediliveriyor. özellikle dini bilgileri değişik kaynaklardan öğrenemeyen kardeşlerimiz...

    Faruk Beşerin Notu:

    Muhterem O. Nuri Topbaş Hoca Efendiden ve değerli kardeşim H. K. Yılmaz Beyden ne beklediğinizi anlamıdm. Ama bendeniz O. Topbaş Hoca Efendiyi biraz yakından tanıyorum. İslamı yaşamaktan ve yaşatmaktan başka bir derdinin bulumadığını, alan efendilerden değil verenlerden olduğunu, bu ülkede islama ve müslümanlara pek çok hizmetlerinin dokunduğunu biliyorum ve buna şahitlik ediyorum. Neyi doğru neyi yanlış yaptığını eleştirme durumunda değilim. Değerli kardeşim H. Kamil Yılmaz Bey için de bunların en azından bir kısmı geçerlidir.

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet (377)  /  hayır (354)

  • 7 |

    rabıta

    07.12.2005 tarihinde , yusuf acar demiş ki

    allah razı olsun allah bütün nakşilere hidayet etsin onları bu gafletten kurtarsın

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (409)  /  hayır (413)

  • 8 |

    Teşekkürler

    12.12.2005 tarihinde , Emrah Arslantaş demiş ki

    Allah Razı Olsun bizi Aydınlattınız. Hayatınız da başarılarınızı dilerim.

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet (366)  /  hayır (344)

  • 9 |

    Peygamber yetmiyormu?

    16.12.2005 tarihinde , mahmut bendeş demiş ki

    Peygamberimizin hayatında görülmeyen ve sadece zorlama yorumlarla amel haline getirilmiş rabıta gibi uygulamaların bir bakıma peygamberimizi aşmak ve onun gösterdiği yolun ötesinde yol aramak olduğunu düşünüyorum. Allah samimi olanları bilir.

    Açıklamalarınız için teşekür ederim

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet (407)  /  hayır (380)

  • 10 |

    tebrikler

    16.12.2005 tarihinde , adem hoca demiş ki

    rabıta ile ilgili yazdıklarınızı zevkle okudum sözlerinizin altına aynen imza atarım teşekkürler ancak bence kuran ve sünnet sınırlarını zorlamayan bir tarikatin bugüne kadar olduğunu ve bundan sonrada olabileceğine inanmıyorum eğerki böyle bir şey elzem olsaydı zaten peygamber efendimiz ve o dönem de yaşayanlar o sadık müslümanlar böyle bir yaşam tarzı ortaya koyardı diye düşünüyorum

    vote 4.7 Katılıyor musunuz?  evet (346)  /  hayır (394)

  • 11 |

    cok güzel bir aciklama

    03.01.2006 tarihinde , ahmet demiş ki

    ALLAH razi olsun, bu bidat olan rabitayi cok güzel tarif etmissiniz, ben peygamberimizin hayatini elimden geldigi kadar iyi etüd etmeye calisiyorum, hayatüs sahabeyi okuyorum böyle bir seyin esamesi bile yok, nasil olur da sonradan gelenler efendimizin veya sahabenin bir davranisini alipta yada iki tane ayeti alipta bundan rabita diye birsey cikariyorlar pes dogrusu, ben efendimiz ve ashabinin hayatinda ne varsa onu isterim onu alirim ne bir fazla ne bir eksik

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet (438)  /  hayır (343)

  • 12 |

    fatihada geçen nimet ehli

    06.01.2006 tarihinde , mahmut.oğuzhan demiş ki

    Allahın katından nimet verdikleri kullar, fatiha mealinde geçiyor.bu nimetler maddi değil manevi.öyleyse ALLAHIN BEN DEĞİLDE BİZ DEDİĞİ AYETLERDE MÜRŞİD LERİN SAHİP OLDUKLARI MANEVİ CİHAZLAR SÖZ KONUSU OLMUYORMU

    F. Beşerin Notu: Söyledikleriniz çok açık değil ama ilk anlaşılan anlamıyla tehlikeli kanaatler içeriyor. Sanki Allah (cc) "bizler" derken, bu gün mürşid denilen insanlarla beraber kendisini kastetmiştir, gibi bir anlamı çıkıyor ki bu açık bir şirktir. Bu "biz" ifadesinin ne anlama geldiğini başka bir yazıda anlatmak ümidiyle.

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet (474)  /  hayır (371)

  • 13 |

    Gayet güzel Ama Hadis Kaynakları YOK..

    30.01.2006 tarihinde , ömer demiş ki

    Hocam çok güzel ama keşke hadislerin kaynaklarını, numaralarınıda ekleseydiniz...

    Dinimizde akli selim iman geçerliyse bunlarında ispat olması gerekir. Bu yüzden gerekli...

    vote 4.2 Katılıyor musunuz?  evet (307)  /  hayır (416)

  • 14 |

    doğru mu

    15.02.2006 tarihinde , mehmet demiş ki

    rabıta bütün tarikatlarda vardır ve ana metodlardan birisidir, niye bir tarikata aitmiş gibi bahsettiğinizi anlamadım. ilk dönem tasavvufunda rabıtanın olmadığının "kesin" delillerine sahip misiniz? bunları açıklarsanız daha iyi olur. ("olduğunun da delili yok" diyecekseniz o ayrı mesele). bir de şu var ki her ne kadar gelenek bizi bağlamazsa da İslam tarihinde bizim yapıp ettikleriyle övündüğümüz sayısız insan (mevlana hz., yunus emre hz., fatih sultan mehmed, vs..) tarikat ehlidir yani rabıtayı uygulamıştır. bu durumda bir açıklama gerekiyor..

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet (376)  /  hayır (301)

  • 15 |

    tarikatta tecdidin yapıldığına inanıyorum

    15.02.2006 tarihinde , enes kara demiş ki

    hocam bu yazıyı bir daha yazıyorum zira sanki iletilmedi gibi geldi bana Neyse, değerli hocam ben Risale-i nurların tarikat hususunda bir tecdit yaptığına inanıyorum özellikle Mektubattaki Telvihat-ı tis-a ve diğer bir kısım yerlerdeki mevzularıyla bediüzzamanın bunu yaptığına inanıyorum sizin bu husustaki görüşlerinizi bekliyorum.

    vote 4.4 Katılıyor musunuz?  evet (296)  /  hayır (380)

  • 16 |

    tesekkür

    18.02.2006 tarihinde , yusuf özdal demiş ki

    aydınlattığınız için teşşekkür

    vote 3.8 Katılıyor musunuz?  evet (338)  /  hayır (549)

  • 17 |

    gerçek islam

    01.03.2006 tarihinde , özcan çakın demiş ki

    selamun aleykum hocam.hocam ALLAH sizden razı olsun.islamı gerçek manasından kopmadan kuran ve sünnet çerçevesinde anlattığınız için sizi ALLAH için seviyoruz.selam ve dua ile

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (342)  /  hayır (345)

  • 18 |

    Rabıta duadır

    04.03.2006 tarihinde , mehmet keser demiş ki

    Allahdan başkasından manevi beklenti içerisine girmek ve selefin yolundan başka yollar tutarak Kitap ve Sünnetten ayrılmanın en alt derecesi bidat en üst derecesi şirktir.Rabıta ibadettir duadır(yani çağırma) Allah (Azze veCelle) den başkasına dua etmek şirktir

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet (327)  /  hayır (356)

  • 19 |

    dikkat

    11.03.2006 tarihinde , ayhan güzelbakan demiş ki

    hocam bagışlayın ama sizin çirkinliklerden uzak tuttugunuz cemaatların rabıta konusundaki düşüncelerini biliyorsanız benim size söyleyecek kelamım olamaz hatta rabıta konusunda cok hassas olduklarını biliyorum ve bu konuda sayısını bilmedigim kadar rabıtayı destekleyici kitaplar yazıldıgını biliyorum rabıta bir ibadet degildir fakat ibadeti halis yapmamıza yardımcı olan bir düsünme eylemidir hocam hakkınızı helal edin sizi seviyoruz.

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet (411)  /  hayır (328)

  • 20 |

    rabıtayı çok kitabi yorumlamışsınız!

    16.03.2006 tarihinde , mavera bengisu güvenç demiş ki

    tasavvuftaki rabıta olgusuna dışardan bir bakışla yaklaşmışsınız.Tam bir akademisyen soğukluğu var yorumunuzda...Sizin yazdıklarınızdan yola çıkarak tasavvufi eğitimin en temel olgusunu; böylelikle de tasavvufu boşa çıkarmak olası...Neden mesela, halvette kırk gün ve kalbe yolculuk yazarı bayn psikologun yaşayıp/tadarak yazması gibi bir yönteme bizim ülkemizin akademisyenleri başvurmaz?

    vote 5.7 Katılıyor musunuz?  evet (384)  /  hayır (288)

  • 21 |

    mümkün değil sayın bengisu

    22.03.2006 tarihinde , mehmet demiş ki

    çünkü bu iş diyelim ki "kitabı oku da sonra üzerine yazı yaz" demek gibi birşey değildir. rabıtayı reddeden kişi bu uygulamayı gerektiren yola girmez ve bunun yaparmış gibisi de malesef olmaz. eğer yaparsa da zaten rabıtayı kabul etmiş demektir.

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet (343)  /  hayır (309)

  • 22 |

    tasavvufu da reddetmek zorundasınız

    22.03.2006 tarihinde , nuri demiş ki

    bütün tarikatlarda rabıta vardır. hocam siz de zaman zaman çok kuvvetli tevatürlerin temelsiz olamayacağından dem vuruyorsunuz. bütün tarikatlarda yer alan ve de bu yolun temelini oluşturan rabıtayı niye böyle görmüyorsunuz? yani önceden tasavvufta hiç olmayan birşey sonradan müslüman dünyasının her tarafındaki bütün tarikatlarda - hem de silsile, gelenek, gördüğünü uygulama, vb. çok belirleyici iken - nasıl ortaya çıkabilir hiç düşündünüz mü? rabıtanın yozlaşmış uygulamalarına bakarak değil gerçekte ne olduğunu öğrenerek değerlendirin lütfen.

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet (309)  /  hayır (337)

  • 23 |

    ispatlayın

    14.04.2006 tarihinde , veli demiş ki

    800 yıl boyunca rabıta diye birşeyin olmadığını delilleriyle ispatlamak zorundasınız

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet (376)  /  hayır (385)

  • 24 |

    Sünnete Uygun Bakış Bu İşte

    20.04.2006 tarihinde , mehmet akduman demiş ki

    Hocamdan Allah Razı olsun. Kuran Ve sünnetti kafalarına göre yorumlayanlar. Onlardan başka bir yola sapar şüphesiz. Asr-ı saadette, Onunla beraber yaşayanları günümüz tarikatları gibi bi kafanızda yaşatın bakalım günümüze gelebilecek misiniz.... O yüzden Saf, Berrak, arı-duru bir dimağla Kuran-ı ve Allahın hevasından konuşmayan Peygamberini daha iyi anlamak içim okumak... ama temiz kaplardan beslenerek okumak lazım..

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet (332)  /  hayır (354)

  • 25 |

    allah insanları islam nuruyla aydınlatsın

    06.05.2006 tarihinde , zeki demiş ki

    hocam allah sizden razı olsun.allah rasulüne size dininizi tamamladım buyuruyor.bundan sonra insanlar daha niye eksikler aramaktadırlar.yoksa allahın tamamladıgı bu dini eksikmi görüyorlar.selam ve dua ile.

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (327)  /  hayır (331)

  • 26 |

    Kolay degil

    09.05.2006 tarihinde , noanda demiş ki

    Yapilan yorumlardan anlasiliyor ki, insanlarin ozellikle dogru diye yaptigi yalnislari idrak edip, tabularini yikararak dogruya yonelmeleri hic kolay olmuyor...Allah cumlemize dogru ile yalnisi ayirt edebilme idraki ve dogrunun pesinden gitme cabasi nasip etsin.

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet (354)  /  hayır (314)

  • 27 |

    selam ve dua

    11.05.2006 tarihinde , refik gunel demiş ki

    hocam rabıta konusunu bıdat demsısnız ama veysel karanı acaba sevgı ve muhabetle peygamber efendımıze (s.a.v) ulasmasında tarıf edılmez bır rabıta yokmudur onun sevgı muhatbetıyle her yaptıgını bılıyor ve dişleri kırılınce aynı anda oda dişlerini kırıyor yanlış hatırlamıyorsam buda rabıtayla gerçekleşen bır durum ama tatmayan bılemez aşk nedır desem yaşamadığınız için tarıf edemezsınız rabıtada bu tur bır drum hakkınızı hela edın saygı ve hurmetler

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet (330)  /  hayır (302)

  • 28 |

    dayanak yok

    20.05.2006 tarihinde , ahmed umut demiş ki

    BEN DE RABITA YAPAN BİR CEMAATTE KALDIM. BİZLERE SÜREKLİ RABITANIN FAZİLETLERİNDEN BAHSEDERLERDİ. DELİLLER(!) GÖSTERİRLERDİ. FAKAT GÖSTERDİKLERİ DELİLLER BİR TAKIM ZORAKİ TEVİLLER VE HİÇBİR KİTAPTA BULAMAYACAĞINIZ ŞEYLER. YANİ SÖYLEDİĞİN ŞEYLERİ ANLATAN BİR KİTAP GÖSTER DESEN GÖSTEREMEZLER. SADECE HOCALARINDAN ÖĞRENMİŞLER VE ÖYLE İNANMIŞLAR. YANİ DAYANAK OLARAK NE AYET, NE HADİS, NE KIYAS, NE DE BİR İÇTİHAD GÖSTEREBİLİRLER. YANİ DELİLLERİ KULAKTAN DOLMA HİKAYELERDİR. SÖYLEDİKLERİ SÖZLERİ SİZE SÖYLESEM BUNLAR RESMEN UÇUYORLAR DERSİNİZ. O KADAR ABARTI VE DAYANAKSIZ SÖZLER...

    vote 4.7 Katılıyor musunuz?  evet (316)  /  hayır (353)

  • 29 |

    hocam ilk defa bir yorumunuza katılmıyorum

    24.05.2006 tarihinde , Gürsoy Yurtalan demiş ki

    rabıtayı hiçbir tasavvuf adamı reddetmez. Siz bu konuda söz söyleyen tüm değerli şahsiyetlerin sözlerine itibar etmiyorsunuz. Bu değerli şahsiyetler yalan mı söylemiş oluyor. Her işlerinde Kurana ve sünnete uymakda titizlik gösteren bu şahsiyetler rabıta hiçbir fayda vermese bunu uygularlarmıydı. Oysa İmam-ı Rabbani Hazretleri mektubatında rabıtayı inkar mı eder gerekliliğinden mi bahseder. Size kitap tavsiyesinde bulunmam haddime değil ama diğer arkadaşlar için vermiş olduğum linkdeki tasavvuf ile ilgili bilgileri okumalarını rica ederim.

    http://rapidshare.de/files/21077911/ir_ad-uet_talibin.pdf.html

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet (434)  /  hayır (403)

  • 30 |

    tasavvuf anlayısınız sadece maddeye dayanınıyor

    06.06.2006 tarihinde , yusuf kırdemir demiş ki

    öncelıkle hürmetler edıyorum hocam rabıta hakkında yazdıklarınız pek ıc açıcı değil hem imam-ı Rabbanı gerek dıyosunuz hemde rabıta yok dıyosunuz bu çelişki değilmi imamı rabbani şaı Nakşibend in yolunu secmıs değilmi

    vote 4.7 Katılıyor musunuz?  evet (342)  /  hayır (389)

  • 31 |

    Rabıta varsa şu soruların cevabı net verilmeli

    20.06.2006 tarihinde , v. KARANİ demiş ki

    1 - Rabıta ibadetmi ?

    2- ibadetse Farz ,vacip, ... haram mı ?

    3- rabıtayla ilgili ayetler iniş sebebi , tefsirinde açık işaret var mı ?

    4- Sahih hadislerde açık işaret varmı ?

    5- Sahabe ,tabiin rabıta yapmış mı ?

    CEVAP YOKSA BUNU SÖYLEYEN Rabbani ,Geylani,

    bedevi, Mahmut efendi, Ebu Hanife ...... de olsa bu

    bir bidattir , şirktir.....bunu savunan kim olursa olsun

    bidatçıdır

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet (349)  /  hayır (357)

  • 32 |

    RABITA

    21.06.2006 tarihinde , SELMAN ERSOY demiş ki

    slm aleyke hocam. sormak istiyorum. insanın anasının babasının yüzüne bakması, kabeyi seyretmesi, Allah dostuna nazar etmesi ibadettir diye okudum.rabıta da o Allah dostunu düşünüyoruz. onu aracı kılarak rasule ve allah a ulaşmayı temenni ediyoruz.bunu değli de Allah ın ve rasulünün hoşlanmayacağı şeyleri mi gözümüzün önüne getirelim. haramı düşünmek daha mı iyi. kendimizi şu popçu bu futbolcuya mı bağlayalım.hem siz böyle deken başka alimler de zıttını söylüyor. ümmet neye inanacağını şaşırdı. bu düşünce buhranı içinde kalan rabbisie kamil anlamda ulaşamayınca hesabını kim verecek ellerinizden hürmetle öperim

    vote 4.1 Katılıyor musunuz?  evet (267)  /  hayır (391)

  • 33 |

    Şirk işleyen kişinin hükmü

    01.07.2006 tarihinde , ebabilal demiş ki

    Rabıta konusunda isabetli görüşleriniz var fakat rabıta olayını işleyen kişilerin islamdaki hükmü konusunda net bir çizgi koymamışsınız.Yani bu şirki işleyen kişilerin islamdaki hükmüne? Bu konuda cehalet mazeret midir ki! Elbette mazeret olamaz.

    vote 4.3 Katılıyor musunuz?  evet (243)  /  hayır (323)

  • 34 |

    akıllı olun

    13.07.2006 tarihinde , nuri demiş ki

    v. karani adıyla yazan şahıs, lütfen bilmediğinizi okuyup öğrenin, atıp tutmakla bu iş olmaz. ayrıca o insanların adını ağzına alırken saygılı olun, haddinizi bilin.

    vote 4.4 Katılıyor musunuz?  evet (257)  /  hayır (321)

  • 35 |

    :)

    16.07.2006 tarihinde , furkan demiş ki

    Gülenci Faruk hocaya bu nokta da katılmak mümkün değil. siz tarikatlerdeki yanlışlıkları bırakında islamı anlamadaki kendi yanlışlıklarınızı düzeltin. ama ne gerek var sizin zaten müctehid müceddid mehdi vs. bir hocanız var di mi?

    FB nin notu: Biz tarafsız ilim yapmaya ve hakkı öğrenmeye çalışıyoruz. Cu ci ların hiç birini kabul etmiyoruz. Doğru nerede olursa olsun ona doğru diyoruz. Bir ideolojiyi değil, din olarak İslamı seçtik. Sizin üslubunuzun değerlendirilmesini ise okuyucularımıza bırakıyoruz. Selam size.

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet (366)  /  hayır (354)

  • 36 |

    Birilerinin aracı kılmak!!!

    19.07.2006 tarihinde , Mustafa Doğru demiş ki

    Esselamü Aleyküm

    Allahın Rasulü aracıları yok etmek için gelmesine rağmen birilerinin ısrarla kendilerine aracılar bulmaya yeltenmesi cidden şirktir. Rabıta ile ilgili Allahın Kitabında ve yahutta Resulünün sünnetinde hiçbir delil yoktur. Buna rağmen Müslümanlarınsa bunu savunması cidden şirktir.

    -------------------------------------------------------------

    2.165. İnsanlardan bazıları Allahtan başkasını Allaha denk tanrılar edinir de onları Allahı sever gibi severler.İman edenlerin Allaha olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır.Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allaha ait olduğunu ve Allahın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.

    2.186. Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım.Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm.O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet (348)  /  hayır (369)

  • 37 |

    selam ve dua ile kalın

    20.07.2006 tarihinde , ömer faruk demiş ki

    hocam

    bu gönül yoluna alimler zor ikna olurlar

    olunca da tam olurlar

    cahiller ise hemen olurlar

    çok çabuk bozulurlar

    Allah yakininizi artırsın

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet (323)  /  hayır (330)

  • 38 |

    Çelişkili bir yaklaşım sanırım sizin ki

    24.07.2006 tarihinde , Bilge Kağan demiş ki

    İlk önce yapmakta olduğunuz böylebir hizmetten dolayı sizlerin nezdinde bu sayfaların hazırlanmasında emekleri olan arkadaşlara teşekküretmek istiyorum. Evet hocam şimdi gelelim mevzumuza.Eğer İmamı Rabbani Haz.leri (k.s) gibi bir zata ihtiyaç olduğunu söylüyorsanız ki söylüyorsunuz İmamı Rabbani hz.lerinin (k.s) hayatını ve eserlerini okumuş olmanız gerekmektedir. Okumuş olduğunuzu varsayarak heralde o eserlerde RABITA konusu ile ilgili bölümleri gözden kaçırdığınızı var sayarak tekrar gözden geçirmenizi tavsiye ederim. Son olarak şunu dabelirtmek isterimki inanın ben dini yaşantımı birilerinin televizyonlarda boy gösterip şov yapam alim görüntüsündeki insanlar söylemlerine göre yaşamamıyorum. Benim kanaatim bu tvlere çıkan insanlarında ayrı bir ahir zaman alemeti oluşudur. Allah bizleri bile bile dini mevzularda yanıltmaya çalışan insanlardan muhafaza buyursun. Son olarak bir şeye inkara veya ithama maruz bırakmadan önce mutlaka işin ehli olan birisine sormanızı tavsiye ediyorum.

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet (355)  /  hayır (342)

  • 39 |

    rabıta

    20.08.2006 tarihinde , v. akpinar demiş ki

    Nuri kardeş ben tarikatların içinde yıllarca bulundum neyi nasıl savunduklarını biliyorun. Faruk BEŞER hocanın siteside yorumumu yorumlamışsınız size Rabıta ve Tasavvuf konusunda gerçekleri görmeniz için şimdilik 3 adet kitap tavsiye edeceğim bu kitapların içeriğini belgeleriyle çürütün aksini islamın kurallarına göre ispat edin size bir ömür boyu duacı, ve müteşekkir olacağım.

    KİTAPLAR

    1- Kuran göreTarikatçılık AbdulazizBayındır 2-Tasavvuf ve İslam İbrahim SARMIŞ 3-Tarikatta Rabıta Ferit AYDIN ....... veyselakpinar@mynet.com

    vote 4.6 Katılıyor musunuz?  evet (317)  /  hayır (379)

  • 40 |

    RABITA

    29.08.2006 tarihinde , BİLALakdag demiş ki

    KURBAN RABITA ELBEDDE İBADET DEĞİLDİR.FAKAT RABITA TASAVVUFTA BİR EĞİTİM BİÇİMİDİR.MÜRŞİDİN RUHANİYETİNDEN FEYZ ALMADIR.PEKİ SİZ MENZİL CEMAATİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ.

    vote 4.6 Katılıyor musunuz?  evet (312)  /  hayır (363)

  • 41 |

    Sünnetler bidat bidatlar sünnet olarak bilindiği

    29.08.2006 tarihinde , V.AKPINAAR demiş ki

    Öyle bir zaman gelecek ki sünnetler bidat bidatlar sünnet olarak algılanacak. Bizler bu hadisin tezahürünü görmekteyiz. Alim bildiğimiz bir çok insalarda bile bunu görmekteyiz araştırmacı olmadıklarından atalarından kalma dinle yetindikleri için rabıtanın şirke varan bir bidat olduğunu bilmiyorlar.Arabi,H.Mansur,B.Bestami,Kuşeyri,Mevlana,M.Bağdadi.S.Nursi.... gibilerin Kuran a ve sünnete zıt ve hatta küfre düşürecek görüş eserleri körü körüne savunulmakta Allah ın ayetleri bu insanların görüşlerine nasıl uydurulur hesabıyla ayetler tahrif edilmekte batıni veya ilgisi olmayan manaalar verilmekte olup. Yine bu insanların eserleri Kur an yerine konarak bunların vahiy eseri hatasız,rahmani oldukları empoze edilmeye çalışılmaktadır.

    FB in Notu: Haksız suçlamalarına katılamıyorum

    vote 4.7 Katılıyor musunuz?  evet (327)  /  hayır (364)

  • 42 |

    rabıta

    01.09.2006 tarihinde , bilal akdag demiş ki

    esselamüaleyküm:şirk nedir bir bakalım inşaallah:şirk allahdan başka bir lah düşünmek ona tapmak ona ibadet etmektir allahın bir olmadığını söylemek şirktir.

    resulüllahın bir hadisi var:ey müslimanlar allahın yarattığı nimetleri ve varlıkları düşününüz:yani evliyaullah bizim için bir nimettir ve varlıktır bize allahı hatırlatır allahı hatırlatan birşeye düşünmek allahı anmak arzusu ile o şeyi düşünmek ibadettir çünki allahı anmak ibadettir.işte şirkide açıkladık inşaallah eğer hala rabıtaya şirk deniliyor ise bunu diyenin kendini bir gözden geçirmesini arz edeceğim.biz rabıtada ne şeyhe ibadet ederiz haşa nede onu allah gibi düşünürüz.tasavvufa girmeden anlamak mümkün değildir.ilkönce üzümü bir tadında sonra karar verirsiniz ekşimidr yoksa tatlımıdır.hocam ellerinizden öperim allahrazı olsun.

    vote 5.4 Katılıyor musunuz?  evet (355)  /  hayır (299)

  • 43 |

    Çelişkiler

    05.09.2006 tarihinde , V.Karani demiş ki

    Değerli üstad rabıta konusunda varmış olduğunuz sonuç doğru ancak vermiş olduğunuz misaller yanlış. Saymış olduğunuz ve istisna ettiğiniz cemaatlerde bu rabıta yok mu?. elbette var o zaman neden istisna ediyorsunuz oysa ne demiştiniz."Ancak İslamın ve hakikatın hatırı daha büyüktür." Sözlerde çelişki olmamalı. Tecdid konusuna gelince ehli bilirki İslamda tecdid bidatleri imha sünnetleri ihya ile olur. Tarikat şeyhlerinden müceddid olur mu?. Çünkü bir sürü münkiratı bağrında barındırıyor. Sahih sünnet ışığında ve sünnete vakıf alimler buna haiz olabilirler. Hadis konusunda uzman olmayan insanlar zayıfı ve sahihi bile tefrik edemeyen insanlar neyi, nasıl tecdid edecekler. Allah yar ve yardımcımız olsun.

    vote 6.3 Katılıyor musunuz?  evet (595)  /  hayır (343)

  • 44 |

    RABITA!!!

    14.09.2006 tarihinde , oktay can demiş ki

    S.a

    Bu konu benim bi hayli ilgimi cekti ve arastirdim kuranda veya peygamberimizin(sav) hayatinda rabitayi isaret eden hic bir sey yok.Arastirmama göre 1800 lü yillarda girdi rabita bugünkü tanimiyla tarikatlara.Birde arkadasimizin birisi rabita varsa su sorulara cevap verilmeli demis ve isimlerde vermis nedense baska bir arkadasimiz isin gercegini arastirmak yerine arkadasimiza tepki koymus!.Böyle hassas bir konuda tepki vermek yerine arastirilip eger arkadasimizin yanlis yazdigi bisey varsa buraya yazilmasi daha uygun olmazmiydi?.Son olarakta burayi okuyan herkezden rica ediyorum ZÜMER SURESI 3. ayete bi göz atsinlar!!.

    saygilarimla

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet (327)  /  hayır (301)

  • 45 |

    smile :) furkan

    27.09.2006 tarihinde , ramiz kölemen demiş ki

    yahu furkancığım yazmış olduğun yazıdan anlaşılan sende herifin birini bulmuş rabıta yapmışsın.sanırım sende resmini taşıyorsundur.bari resmi şöyle yakışıklı olsa rabıta ağbimizin.önünde secdeyede varıyormusun bari.yok diyorsan sana ne dokunduda böyle usturupsuz yorum yazıyorsun bilmek isteriz.bildiğin birşey varsa bu konu hakkında yaz.bilmiyorsan sus rabıtanın dizinin dibinden ayrılma yoksa cehennme gidersin Allah muhafaza

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet (299)  /  hayır (311)

  • 46 |

    YAZIKLAR OLSUN

    29.09.2006 tarihinde , YUNUS PAK demiş ki

    İMAMI RABBANİ HZ-LERİ şöyle buyuruyor:RABITA insanı ALLAHA YAKLAŞTIRAN ,KAVUŞTURAN enkısa yoldur.mezhep imamımız imamı azam hz-lerri ,imam gazali hz-leri rabıta yoluna girmediler mi?Rabıtanın tarifini yapılışını Hızır aleyhisselam ALLAH1IN EMRİYLE NAKŞİ RİCALİNE YAPMIŞTIR.mezhepler de efendimiz sav zamanında yoktu ama şimdi var biginize

    vote 5.4 Katılıyor musunuz?  evet (362)  /  hayır (303)

  • 47 |

    ADAPSIZLIKTIR

    21.10.2006 tarihinde , AHMET ATASAY demiş ki

    RABBİM CAHİLLERDEN EYLEMESİN HİÇ KİMSEYİ.CAHİL KALDINMI DÜNYALAR SENİN OLSA NOLUR ZATEN CAHİL DÜNYALARI ELDE EDEMEZ

    RABBİM CAHİLLERDEN EYLEMESİN NŞALLAH

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet (293)  /  hayır (300)

  • 48 |

    Allah yardimciniz olsun

    21.10.2006 tarihinde , Aysun A. demiş ki

    Hocam ilk önce Allah yardimciniz olsun belki ömründe bir kitap okumus insanlar bile size mesaj atip akil verebiliyorlar.bir Ayet i Kerime de Allah [ c.c. ] ne güzel söylüyor...hic bilenle bilmeyen bir olurmu...

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet (342)  /  hayır (377)

  • 49 |

    Rabıta

    30.10.2006 tarihinde , özgür demiş ki

    Rabıta vardır ve haktır. 1800 lerde filanda çıkmamıştır. Rabıtayı reddeden ve kabul etmeyen bir tane bile tasavvuf ekolü yoktur. Ebu hureyre ben resulullahtan iki türlü ilim öğrendim. Bunun birini size bildirdim, ikincisini bildirseydim başımı vururdunuz demiştir.(Buhari) Herşey herkeze açıklanmamıştır.Ama delilleri vardır elbet.Aklı olana.

    vote 4.7 Katılıyor musunuz?  evet (301)  /  hayır (343)

  • 50 |

    rabıta

    09.11.2006 tarihinde , muratkara demiş ki

    hayret edyorum rabıtanın bidat oldugunu söyleyenlerin cehaletine hayran kalıyrum kuranın batınından haberdar olmyanlar ancak böyle büyük hatayaa düşebilyorlar üzülüyorum yazık çok yazık rabıtayı inkar edenler mevlayı yüce rasulü ve evliyalrı ve kuranı inkar etmişlerdir ama onların gözü kördür görmezler kulakları sagırdır iştmezler ayetinin muhatabı oluyorlar bu tip insanlara acımak lazım diyorum son olrak bu inkarcılara sahbabelrin haytını iyi okumalrını tavsiye edyrum rabıtayıda tarikat şeyhleri icat etmemiştir hz peygammberin ve mevlanın ve kuranın bir emridir tavsiyem kimse tarikat düşmanlıgı yapmasın kendine yazık edr mevlmız ne güzel buyuruyor kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız bu ayettir aklımızı başımıza alalım slm

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet (351)  /  hayır (367)

  • 51 |

    HALKA BUNU ANLATMAK ZOR.

    15.11.2006 tarihinde , FATMA ÖZTÜRK demiş ki

    BİR İLAHİYATÇI VE DİNİMİZİN TEVHİT İNANCINA VERDİĞİ ÖNEMİ BİLEN BİRİ OLARAK GÖRÜŞÜNÜZDE SİZİ DESTEKLİYORUM.FAKAT BAZI TASAVVUF PROF.LARIMIZ BİLE BUNU ŞİDDETLE SAVUNUYORLAR Kİ HALKIMIZA NE ANLATABİLECEĞİZ?...

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet (347)  /  hayır (382)

  • 52 |

    rabıta

    15.11.2006 tarihinde , fatma demiş ki

    teşekkür ederim sizin gibi anlamasamda kalbim hiç bir zaman rabıta olayına yatmadı allah razı olsun ve hiç bir zaman yapmadımda allah beni korudu allaha emanet olun

    vote 4.7 Katılıyor musunuz?  evet (338)  /  hayır (376)

  • 53 |

    rabıta

    28.11.2006 tarihinde , kas-ab demiş ki

    s.a sayın hocam rabıta hakkındaki yazınızı okuyunca gerçekten hayal kırıklığına uğradım.çok detaya girmek istemiyorum ama gönlümdeki f.başer hocanın yazısı olmadığını düşünüyorum. Bunu samimiyetle söylüyorum. Konuya bu kadar kısır bir bakış açısı sizin ünvanınıza yakışmıyorr.en azından ben yakıştırmıyorum. bu ifadeleri kullanmamın sebebi sizi yermek falan değil. tasavvuf ve tarikatlarla ilgili daha objektif olmanız gerekir.daha derin bilgiler verebilmenizi beklerdim. kusura bakmayın bir islam alimi olaya kahvehane muhabbetyle yaklaşmaz. İnsanların manevi eğitimi tarikatların buna katkısı (Hak üzere olan) size birşeyler düşündürmüyormu? Rabıtanın ibadet olduğu kahvehane muhabbetidir.onu alarak konuya yaklaşırsanız yanlış olmazmı? Kabeyi neden tavaf ettiğimizi nasıl izah ediyorsunuz? eski muteber eserlerimizde bunların nakli akli mantıki izahları yapılmıştır. Gönlünü müminlere bağlamayanlar kime benzeyecek? övdüğünüz bu üç cemaatte rabıta yokmu? açık veriyorsunuz..Saygılar sunarım.sa

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet (365)  /  hayır (291)

  • 54 |

    rabıta

    28.11.2006 tarihinde , semih bolat demiş ki

    Faruk Bey,

    AHMED-İ FARUK-İ SERHENDİ(İMAM-I RABBANİ) Mektubat-ı Rabbani ismli eserinde bu konuyla ilgili bilgiler vermektedir ister seniz ona bir göz atın .

    Siz rabıtayı islamiyette yeri Yoktur diyerek gerekli bir şey olarak görmüyorsunuz.Siz Erzurumlu İsmail Hakkı HZden İmamı Rabbani hzden daha büyük ve zeki bir alimmisiniz ki buna yetersiz bilginizle karar verebiliyorsunuz?Yetersiz diyorum çünkü tasavvufla alakalı yeterli bilginiz yok.Her insan iyi veya kötü birşeye rabıta yapabilir:bir alime,bir kadına,paraya...

    EL MERU MEA MEN EHABBEHÜhadisi şerifinde olduğu gibi bir Allah(cc) dostuyla manen irtibatta olmanın kime ne gibi bir zararı olabilir ki?Sizinle bu konu hakkında irtibatta olmayı isterim.

    vote 6.1 Katılıyor musunuz?  evet (498)  /  hayır (325)

  • 55 |

    Kim demiş

    01.12.2006 tarihinde , abdullah demiş ki

    Çarşamba ve İskenderpaşa cemmatlerini bilmem ama benim ailem senelerdir Erenköy cemaatine mensup insanlar. Rabıta erenköy cemaatinde de var.

    Hayalimizde bir halka var. Peygamber Efendimiz (s.a.v) basta, bizde sonda, arada da diğer gelmiş geçmiş büyük zatlar ("Altın Silsile" bknz www.altinoluk.com) olmak uzere diğer buyukler sırasıyla yanyana oturarak bir halka oluşturuyoruz. Sonrada konsantre olarak bastan bize dogru gelecek feyzi bekliyoruz. Annemlere tavsiye edilen budur.

    http://www.altinoluk.com/tasavvuf/

    arama kısmına "rabıta" yazın soru ve cevaplar kısmından bulun. Dikkatimi ceken bir alıntı.

    ......Her an Allah’ı karşımızda görür gibi yaşamaktır. Bunu sağlamak zor bir iştir. Çünkü Allah müşahhas bir varlık değildir. Bunu kavramak için kulun zihnen ve manen yoğunlaşmasını sağlayacak müşahhas bir objeye ihtiyac vardır. Tasavvufta bu obje Allah’ın en mükemmel tecellîlerinin mazharı olan “insân-ı kâmil” konumundaki şeyhtir....

    vote 4.4 Katılıyor musunuz?  evet (338)  /  hayır (429)

  • 56 |

    sen bir misyonersin

    06.12.2006 tarihinde , ismail KAMİL demiş ki

    dine bidat sokan aşşalık bir provakatorsün bu yazıyı yazıp insanlara sundunya kendine sor benim dinim nedir

    vote 4.5 Katılıyor musunuz?  evet (293)  /  hayır (359)

  • 57 |

    sahabeler....

    07.12.2006 tarihinde , ercan demiş ki

    kuranı kerim sahabeye indirildi önce onlar iman etti ve onlar amel etti...ayetleri onlar nasıl anlamışsa ve resulumuz onlara nasıl anlatmışsa bende öyle anlarım ne rabıta yaparım nede ali imran200 bana rabıtaya teşvik değildir.öyle olsaydı sahabelerde yapardı.yok resim yok hayal.bunlar batıl ve şirktir...Allah bize yardım etsin cı ci cu cü olmaktan ümmet olmaya tek bir ümmet altında bizi toplasın...ben çok üzülüyorum artık gerçekten çok üzülüyorum.tarikat sektordur para sektörü..kuranı okuyalım ibadetleri yapalım başka şeye gerek yok..iyi arkadaşlarla beraber olalım.menkıbelerle din olmaz..bize ALLAH ve rasulunden bahsedin bize falan falandan bahsetmeyin istemiyoruz. faruk hocam ağzına sağlık..

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet (327)  /  hayır (302)

  • 58 |

    bu nası iş

    20.12.2006 tarihinde , Hasan dereli demiş ki

    hem rabıtaya bidat diyorsunuz hem de iskenderpaşa erenköy ve ismailağayı ayırmak gerekir diyorsunuz ama bunlaın hepsinde de bidat dediğniz rabıta var. eğer onların yaptığı rabıta zararsızsa anlatın biz de bilelim.

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet (369)  /  hayır (406)

  • 59 |

    Rabıtala bizi...

    24.12.2006 tarihinde , imran yalnız demiş ki

    Rabıtanın bidat olup olmadığını, gerekli olup olmadığını, bir ibadet olup olmadığını tartışmıyorum..Buna bakmaya bile gerek yok..Şöyle yakınları yakıp önümüze değil de uzunları yakıp ufuklara baktığımızda dehşet verici bir manzarayla karşı karşıya kalıyoruz:Birincisi ibadetlerin neler olduğu bilindiği halde peygamberimiz döneminde böyle bir ibadet neden olmamış?(yani sahabe bugünkü bildiğimiz anlamda Allah a yaklaşmak için; peygamberimize rabıta neden yapmamış!!??).Ya da yapmış mı?(Bunun kahvehane ağzıyla alakası yok, bilen söylesin.Biz insanız da onlar melekmiydi?)İkincisi ve bence daha önemlisi; rabıta sonradan ortaya çıkan iyi ve faydalı bir davranış biçimi ise bunun ürünü nerde? Müslüman olarak kendi cemaatini ve yolundan gidilecek insan olarak kişi kendi şeyhinden başka kimseyi görmedikten sonra!? Oysa ne diyordu islam:Allah ve rasulü size en çok sevdiğiniz şeylerden daha sevimli gelmediği müddetçe gerçekten iman etmiş sayılmazsınız?

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (292)  /  hayır (297)

  • 60 |

    Rabıtala bizi...

    24.12.2006 tarihinde , imran yalnız demiş ki

    Bir diğerinde ne diyor:"Birbirinizi sevmediğiniz müddetçe cennete giremezsiniz." Sözüm ona 27 yaşım boyunca hemen hemen bütün büyük cemaatlerin içinde bulunma şansım oldu..Nedenini düşünüp bulma şansını size bırakıyorum ama kim kime nasıl rabıtalanmışsa, hepsi kendi şeyhini ve yolunu doğru buluyor.Diğerlerini bir konuda doğru söyleseler bile kabul etmiyor.Deyim yerindeyse bıyık altından işler çeviriyor.İlk fırsatta kuyusunu kazmanın planlarını yapıyor.Tuhaf ve can alıcı kısmı hepsi de "müslüman" olduğunu söylüyor.Bu noktada rabıtanın faydası kadar belki zararını da konuşmalıyız bence..Eğer illa rabıtalanacaksan "birbirinizi sevmediğiniz müddetçe gerçekten iman etmiş sayılmazsınız" ilahi beyanına rabıtalan.Bir müslüman diğer bir müslüman kardeşini kucaklamıyorsa demek ki birileri samimi değil!!!(Bunu kim nasıl başarmışsa bravo)

    vote 4.1 Katılıyor musunuz?  evet (277)  /  hayır (395)

  • 61 |

    Rabıtala bizi...

    24.12.2006 tarihinde , imran yalnız demiş ki

    Eğer öyle olmasa idi; müslüman olduğunu söyleyen birileri; bir haksızlık karşısında hiçbir tepki vermeden, kılını bile kıpırdatmadan sıcak yatağında uyuyabilir miydi!!? Velev ki bu haksızlığa uğrayan kimse müslüman olsun?

    Rabıtala bizi; İlahi kaynağa, ilahi kardeşlik fermanına...

    Sağlıcakla.

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet (315)  /  hayır (331)

  • 62 |

    arkadaşlar işinize gelmiyomu?

    07.01.2007 tarihinde , ugurbayat demiş ki

    kendinize gelin prof.dr.faruk beşer boru degil adam okumuş araştırmış bende katılıyorum faruk beye islama yalan yanlış bi sürü hurafeler biat lar eklemişler hiçbi bilgileri olmadan buraya bide yorum yazıyorsunuz sizde bence iyi araştırın yazık vallahi yazık faruk beye katılıyorum. allah hepimizi islah etsin. islam kolay bi din neden zorlaştırıyorlar olmayan bişeyi varmış gibi gösterip aklımızı karıştırıyorlar. allaha çok şükürki aydın okumuş insanlarımız var yok sa bizlerin hali nice olurdu faruk bey selamla dua ile allaha emanet olun.

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (332)  /  hayır (338)

  • 63 |

    Rabıta - M.F.Gülen

    08.01.2007 tarihinde , ERDAL YILMAZ demiş ki

    F.Gülen Hocaefendinin bu konudaki yazısı. Tıklayın lütfen http://tr.fgulen.com/a.page/eserleri/akademi.yazilari/2000.akademileri/a2283.html

    vote 4.7 Katılıyor musunuz?  evet (321)  /  hayır (358)

  • 64 |

    Ağzı olan konuşmuş ! -1

    22.01.2007 tarihinde , Remzi Acar demiş ki

    Bismillâh

    Alemlerin rabbine hamd-u senâdabn sonra Onun biricik Habib-i Edibine ve ehl-i beytine de salât ve selâm ederiz.

    Hemen ifade edelim ki, Cenab-ı Hakk Kuran-ı Kerimde ;

    "Bilmediğin bir şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi o (yaptığı) ndan sorumludur.” (Isra :36) buyrulmaktadır. Halböyle olunca iyice bilmediğiiz konular hakkında ahkâm kesmekten şiddetle kaçınmalıyız. Pekiya burada böyle mi olmuş ? Tam aksine ağzı olan konuşmuş ! Şimdi Tasavvuf ne zman vardı ve ne zaman

    Tasavvufun Menşei:

    Tasavvufun başlangıcı Resulullah Aleyhisselâm’ın ve Ashâb-ı kiram -radiyallahu anhüm- Hazerâtının yaşayışlarında görülmektedir. Bazılarının zannettiği gibi Resulullah Aleyhisselâm’dan sonra başlamış olmayıp, doğrudan doğruya onun zuhuru ile zâhir olmuştur.

    Kaynağı Kur’an-ı kerim ve Hadis-i şerif’lerdir.

    Asr-ı saâdet’te tasavvuf adı ve mutasavvıf adı ile anılan zümre yoktu.

    Devamı var.

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet (364)  /  hayır (399)

  • 65 |

    rabıta

    29.01.2007 tarihinde , gürkan demiş ki

    s.a hocam sizden bana rabıta neden şirk oldugunu anlatan bir mail atarmısınız rica ediyorum s.a

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet (356)  /  hayır (287)

  • 66 |

    Ağzı olan konuşmuş ! -3

    04.02.2007 tarihinde , imran yalnız demiş ki

    Evet ağzı olan konuşmuş. Bereket ki biz ağzımızdan konuşuyoruz: Anlatamadık, anlatabilene kadar devam. Bilmediğimiz nedir? Ya da bir şeyi bilmenin tek bir yolu, okumanın tek bir çeşidi mi vardır? Ya hayat okulunu kim kurmuş, kim hizmete açmış ve orda ne öğretmiştir? Ahkam kesmek kimin işidir? Sizin söylediğiniz, anlattığınız dersten bizim bilmediğimiz nedir? Eğer bunu anlamak sufiliği gerektiriyorsa ashabı suffa olup yudum yudum içmediğimiz nedir? Ashab gökteki yıldızlar gibi midir? Bu ümmetin evveli mi yoksa ahiri mi hayırlıdır? Eğer sizin söylediklerinizin tamamının ismi tasavvufsa ya da kısaca rabıtaysa amenna. Biz zaten bunun savunucusuyuz. Hayatımız zaten bunun hamurunda yoğrulmakla geçmiştir. Eğer biz buraya bir şey yazmışsak ahkam kesmek için ya da laf olsun torba dolsun diye değil bir şeyler görüp bildiğimiz içindir. Ama gördüğümüz kadarıyla ya siz bizim kastettiğimizi anlamadınız ya da sizin niyetiniz sadece ahkam kesmek.

    vote 4.7 Katılıyor musunuz?  evet (277)  /  hayır (313)

  • 67 |

    Ağzı olan konuşmuş ! -4

    04.02.2007 tarihinde , imran yalnız demiş ki

    Siz hangi devirde yaşıyorsunuz? Asr-ı saadet devrinde mi? Sizin anlattıklarınızın sonucunda karşımıza açılan kapı rabıtaya çıkıyorsa ya da rabıtanın bizzat kendisiyse; rabıta ne zamandan beri birbirinizi "sevmelisiniz" ilahi beyanının önüne geçip de bir müslümanı sırf kendi bağlandığı yere bağlanmadığı için bir başka müslümana hor göstermiştir!? Ne zamandan beri? Yoksa rabıta amacından mı sapmıştır? Neyi neye bağlamaktadır? Benim bilmediğim hiçbir şey söylemediniz. Bir takım bilgiye ulaşmak için de arif olmaya da gerek yok zaten..Ama siz benim bilmedikleri mi söyleyin isterseniz..Ahkam olmasın diyorsanız ki ben sizin söylediklerinizin ve söyleyeceklerinizin hepsini söyleyecek hatta tersten bile anlatacak nice insanlar biliyorum ki...Hepsi sözde. İcraatta hiçbirşey yok.Ses var görüntü yok.Yani sizin deyiminizle ahkam kesen kesene:Ağzı olan konuşmuş ! Peki şakirt rabıta rabıta diyorsun; senin ürünün nerde? Sonuç nerde?

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet (331)  /  hayır (360)

  • 68 |

    Ağzı olan konuşmuş ! -5

    04.02.2007 tarihinde , imran yalnız demiş ki

    Sizin söylemek istediğiniz rabıtanın varlığı ve gerekliliği ise; bunu belli bir sisteme dönüştürdüğünü söylediğiniz grup ya da gruplara katılmak isteyen insanlar, bugün haram olduğu bir çok alim tarafından söylenen bir davranış biçiminin topluca uygulanmasıyla karşı karşıya kalmaktadırlar.Eğer o yol gidilmesi gereken doğru bir yol iken bu nedenle insanlar ondan uzaklaşıyorlarsa bunun bedelini kim nasıl ödeyecektir? Yok eğer tabi olunmasa da olur olan bir yol ise de; her iki durumda da söyler misiniz rabıta ne iş yarar? Bu iki durumda da rabıta nerdedir? Görevi nerdedir? Diğer bir deyişle bugünkü rabıta nedir? ÜRÜNÜ NERDEDİR?

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet (373)  /  hayır (359)

  • 69 |

    tasavvuf büyüklerinden bir kaç örnek

    11.02.2007 tarihinde , ALLAH dostlarını seven biri demiş ki

    yunus emre , mevlana, hacı bektaşi veli, şahı nakşibendi gibi zatların hayatlarını okuyup anlamanız dileğiyle ....(hepsi de bir şeyhe bağlıydılar ve de rabıta da yapıyorlardı)

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet (366)  /  hayır (378)

  • 70 |

    İmamı Rabbaniden

    14.02.2007 tarihinde , eacar demiş ki

    Umarım rabıta hakındaki bir çok soru işaretini ortadan kaldırır

    Bu mektûb, hâce Muhammed Eşref-i Kâbilîye yazılmışdır. Kavuşduran yolların en kısası, râbıta yapmak olduğu bildirilmekdedir:

    Sevdiklerinize yazdığınız mektûbu okuduk. İçinde bildirilen hâlleriniz anlaşıldı. Kendini zorlamadan, uğraşmadan, üstâdın râbıtasının kendiliğinden hâsıl olması, üstâd ile talebesi arasında tâm bir yakınlık olduğunu açıkça gösterir. Bu yakınlık, fâide vermeğe ve istifâde etmeğe yarar. Kavuşdurucu yollar içinde râbıtadan dahâ çabuk kavuşduranı yokdur. Hangi tâli’li kimseye bu ni’meti ihsân ederler? Hâce-i Ahrâr “kaddesallahü teâlâ sirreh” hazretleri (Fıkarât) risâlesinde buyuruyor ki: Fârisî mısra’ tercemesi:

    Önderin görüntüsü, Hakkın zikrinden dahâ fâidelidir!

    Ya’nî rehberin hayâli, talebesine [kalbin tasfiyesinde] zikr etmesinden dahâ çok fâide verir. Çünki başlangıcda, tâlibin Hak teâlâ ile tâm yakınlığı yokdur. Bunun için zikr etmekle, çok fâidelenemez. Önceniz, sonranız selâmetde olsun.

    vote 4.4 Katılıyor musunuz?  evet (278)  /  hayır (347)

  • 71 |

    Mevlana

    14.02.2007 tarihinde , ALLAH dostlarını seven başka biri demiş ki

    Mevlana, yunus emre bütün insanlığı sevmemiş midir?

    "Gel, ne olursan ol yine de gel, bin kere tövbeni bozmuş olsan da gel" dememişler midir? Onlarınki rabıtaysa; onların rabıtasıyla bugünkü uygulanmaya çalışan rabıta arasındaki farkı ne meydana getirmektedir? (Onlar neden insanlığa mal olmuşlardır?)

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet (391)  /  hayır (367)

  • 72 |

    rabıta

    11.03.2007 tarihinde , yücel hacıoğlu demiş ki

    SelamAleykum hocam sizin düşüncenize katılıyorum.Cahiliye dönemini andıran düşüncelerin günümüz dünyasında yer tutması islam prensipller açısından zorluklar çıkarmaktadır.sizin gibi değerli hocalarımızın düşüncelerine değer veriyor,siz değerli hocalarımızın ekranlarda olmasını arzu ediyoruz.başarılar sizinle olsun.

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (315)  /  hayır (310)

  • 73 |

    eleştiri

    27.03.2007 tarihinde , a.faruk mintaş demiş ki

    tamamda rabıtalı olan insanların hizmetleri çok büyük demekki iyi birşeyler var ne dersiniz

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet (350)  /  hayır (363)

  • 74 |

    büyük şirk

    12.07.2007 tarihinde , yusufacar demiş ki

    peygamber s.a.s vefatından sonra çıkan yaşayan putlarla tevessül . biz onlara [putlara] ibadet etmiyoruz,ancak ALLAHA yaklaştırsınlar diye yapıyoruz. zümer 1-2 ALLAHA ait sıfatları beşere verme büyük zülümdür. bir şeyh müridlerıne 1000-10000 kaçtanaeyse aynı anda rabıta yapan müridlere cevap verıyor.hacetlerıni gıderıyor. vaybe yakup a.s peygamber olan yusuf a.s kuyuya atılan oglunudan habersiz görüp bilmiyor şeyh mürıdleri rabıta yaptıgında cevap verıyor.ALLAH tan hidayet istemek lazım hepimız için.bana bu yorumdan dolayı vahabi dıyen iftira atmiştır tövbe etsin .

    vote 4.6 Katılıyor musunuz?  evet (301)  /  hayır (359)

  • 75 |

    Rabıtanın Şirk Olduğunu Söyleyenlere Cevap..

    27.07.2007 tarihinde , Ali Rıza Demir demiş ki

    Rabitanin Şirk Oldugunu Söyleyenlere Cevap

    Bütun Dünyada meshur olmus artistleri görürler, kalperine sokarlar, bir güzek kösk görürler, kalplerine sokarlar, bir araba görürler, begenir kalplerine sokarlar, bunlari düsünmek şirk olmuyor da, bir Allah dostunu düsünmek nicin şirk olsun?

    Birisi, secde ederken „haliye secde ediyorum“ dese müşrik olur. Mihrabin önünde namaz kilarken „mihraba secde ediyorum“ veya „Beytullah’a secde ediyorum dese müşrik olur. Ama „Beytullah’i veya mihrabi vesile ederek Allah’a secde ediyorum „ denirse, o şirk degildir.

    Nitekim Iman-i Rabbani (kuddise sirruh) söyle buyurur:

    Rabita kendisine dogru secde edilendir, kendisi icin secde edilen degildir.Mihrablar ve mescitler dahi bu mananim disinda degildirler. Iman.i Rabbani, Naksibend (kuddise sirruh) icin “Kibletü kulibina” (kalplerimizin kiblesi) buyurur. Kible; yönelinen yer demektir. Yani Imam-I Rabbani, Naksibend (kuddise sirruh) icin, kalperimizin onunla Mevla’ya döndügü zat, demek i

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet (398)  /  hayır (308)

  • 76 |

    mahşer gunu

    10.08.2007 tarihinde , erkan çay demiş ki

    herşey mahşer gunu belli olur o gun rabıta bıdat olsaıdı velıler bı kere kabul etmezdı kendını alım zanneden ınsanlar rabıta ya bıdat derse mahşer gununun şıddetınden korkmazlarmı veya resulullah tan utanmazlarmı tabı ben ne yazarsam yazım belkı buşuna bız yınede sıze teblığ edelım dedık

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet (340)  /  hayır (357)

  • 77 |

    TARİKATÇILARIN ANLAMADIĞI BİRKAÇ NOKTA

    13.08.2007 tarihinde , EBU HÜSEYİN demiş ki

    TARİKATÇILARIN ANLAMADIĞI BİRKAÇ NOKTA

    -SORU: SEVGİLİMİZİ, ANAMIZI, EVLADIMIZI,FALANI,FİLANI HAYAL EDİYORUZ ŞİRK OLMUYORDA NEDEN ALLAH DOSTUNU (!) HAYAL EDİNCE RABITA YAPINCA VE İNSANLARDAN YARDIM İSTEYİNCE MEDED YA GEYLANİ,SEYDA … ŞİRK OLSUN DENİLİYOR -EL CEVAP: ŞİRK OLUR; ÇÜNKÜ ŞEYHİ HAYAL EDERKEN ALLAHDAN DİLEMEN GEREKEN DUA VE YARDIMI ŞEYHDEN DİLİYORSUNUZ. BİR İNSANDAN YARDIM İSTEMEK ELBETTE ŞİRK OLMAZ ANCAK O İNSANIN YAPABİLECEĞİNİN ÜZERİNDE BİR ŞEY İSTEMEK YADA ALLAH’DAN İSTEMEMİZ GEREKEN YARDIMI KULDAN İSTEMEMİZ ŞİRKE SOKAR İNSANI ÖRNEĞİN KUYUYA DÜŞSEK ÖNCE YAKINDA İNSAN VARSA ONLARDAN YARDIM İSTERİZ. İMDAT DERİZ BU DOĞALDIR ŞİRK OLMAZ. ANCAK BAĞIRDIK İNSAN YOK O ZAMAN ORDA OLMAYAN İNSANLARDAN YARDIM DİLEMEK HEM AHMAKLIKTIR HEM DE ALLAH’TAN DİLEMEMİZ GEREKEN YARDIMI İNSANLARIN (ölmüş veya ölmemiş) YAPABİLECEĞİNE VE YANIMIZDA OLMASLAR BİLE BİZİ İŞİTECEKLERİNE İTİKAD EDİP ALLAH’IN İLMİNİ ONLARA DA VERDİĞİMİZDEN DOLAYI ŞİRK OLUR.

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet (329)  /  hayır (314)

  • 78 |

    bir nakşi gözüyle...

    10.10.2007 tarihinde , mustafa ARSLANKURT demiş ki

    s.a. sözlükte rabıta iilgi, bağ kurmak manalarına gelmektedir. tasavvufi ıstılahta ise bağlı olunan mürşidi düşünerekten ondaki ilahi feyz ve güzelliklerden faydalanmak demektir. tassavvuf ritüeli haline gelen rabıta farz bir ibadet değildir. necip fazıl üsdat rabıtayı karakter transferi olarak nitelemektedir. bir saat tefekkür bin yıl nafile ibadetten evladır hadisi şerifi ne dayanaraktan rabıtayı bir tür tefekkür olarak nitelersek yanılmış olmayız. şöyle ki; tefekkür ALLAH (cc) ın yarattıkları hakkında düşünüp O nun sonsuz kudretini ve güzelliklerini murakabe etmemiz ve O nu daha iyi bilmemiz amacını taşır. Yaratılanların en şereflisi insan olduğuna göre en güzel insanları yani kamil mürşidleri düşünmek(rabıta) tefekkürün en alası olsa gerektir. rabıta da mürşidin cismaniyeti aşıp ALLAH (cc) ın ona vermiş olduğu manevi güzellikleri tahayyül etmek gerekir.

    vote 4.6 Katılıyor musunuz?  evet (309)  /  hayır (360)

  • 79 |

    rabıta ibadet oluyor

    15.10.2007 tarihinde , esin DAĞ demiş ki

    Söylediklerinize katılıyorum.Ben bir tarikat kursunda kalıyorum.

    Resmen mürşitlerini Peygamber Efendimizle eş tutuyorlar. Bu ise en çok zoruma giden şeydir. Önüne çıkmak çok zor. Kursta kalan talebeler çok çabuk etkisi altında kalıyorlar. Hatta Rabıta alan bile oluyor...Arkadaşlarımı uyarmak için delil getirsemde vaz geçiremiyorum... Artık ne yapacağımıda bilmiyorum

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet (340)  /  hayır (308)

  • 80 |

    rabıtaa

    16.10.2007 tarihinde , ferhat koyuncu demiş ki

    selamun aleyküm...

    hocam bu kanuda bizi aydınlattığınız için sağolun

    ben üniv. de öğrenciyim şimdi bir cemaat yurdunda kalıyorum yurda girmemdeki amacım kendime biraz çeki düzen vermek Allah a layık kul olmaktı

    ama kaldığım yurtta bazı fikirler biraz ters

    mesela adamlar dünya ve ahiret saadeti için mutlaka kendi cemaatlerinden olmamız gerektiğini söylüyor

    yurtlarında kaldığımız bir anın bile dışarıdaki insanların gece gündüz ibadet etmesinden daha sevab olduğunu söylüyor

    imam-hatip okullarını sevmiyorlar, camide namaz kılmıyorlar...

    hadis-i şerifte anlatılan 73 fırkadan cennete gidecek olan tek fırkanın kendi cemaatleri olduğunu söylüyorlar

    öğrenciye zorla rabıta veriyorlar ...

    doğrusu ben de ayrılmak istiyorum

    bu konuda biraz bizi aydınlatır mısınız

    selamun aleyküm...

    vote 4.5 Katılıyor musunuz?  evet (329)  /  hayır (407)

  • 81 |

    tarikatlar

    15.11.2007 tarihinde , huseyin arslan demiş ki

    sayın hocam sizleri beğenerek okuyor ,dinliyor ve izliyoruz... şeyhi olmayanın şeyhi şeytan dır... sözü ne derece doğrudur açıklarmısınız .. başarılar..

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet (341)  /  hayır (366)

  • 82 |

    size katılıyorum hocam

    28.02.2008 tarihinde , muzeyyen demiş ki

    yazınızda belirtiğiniz fikirlere katılıyorum .Allaha ulaşmak için aracı aramamıza gerek olmadığına inanıyorum.selam tüm müslümanların üzerine olsun

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet (408)  /  hayır (358)

  • 83 |

    yazık

    29.02.2008 tarihinde , veysel cihan demiş ki

    yazık.burada yazılanlara verilen cevapların ilmi olmasını beklerdim.ama olmamış.savunan ile reddeden bir müslümana yakışmayacak ölçüde kalp kırcıcı bir şekilde yazı yazmış.insanların fikrine hele müslümanin fikirlerine saygi bumu olmalıydı.müslüman olarak üzüldüm

    vote 4.6 Katılıyor musunuz?  evet (319)  /  hayır (378)

  • 84 |

    rabıtaya farklı bir yönden bakış

    03.03.2008 tarihinde , Hasan BASRİ demiş ki

    Hocam "Tasavvufta rabıta denince..........Bunun için mürit öncelikle şeyhinin suretini hayal edecek, onun güzelliklerinin, ahlakının kendisine feyezan etmesini isteyecektir...." diyorsunuz.

    Hadis-i şerifte, (Beş şey ibadettir: Az yemek, camide oturmak, Kâbeye, Mushafa ve alimin yüzüne bakmak) buyurulmuştur.

    o zaman Rabıta'da alimin ( ki bir insanın Mürşid-i Kamil olması için alim olması zaten şarttır.) yüzüne bakılıyor zaten ibadet olmazmı.

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet (433)  /  hayır (339)

  • 85 |

    faruk beşer..o da şaşar

    02.05.2008 tarihinde , reyyan demiş ki

    rabıta vardır.ehl-i sünnet alimlerimiz başta imam-ı rabbani.şah-ı nakşi bendi.a.kadir-i geylani.vb.hep bu hal ile yaşarlardı.ilk rabıta-ı şerif şanlı peygamberimiz.sav.hz.ebubekr-i sıddık.ra.efendimizle mekkeden medineye hicret ederken saklandıkları mağarada,hz.ebu bekir.ra.sizin için korkuyorum ya rasülallah.dediğinde korkma ya ebabekir.allah.cc.bizimle beraberdir.dedi ve ilk rabıtayı tarif etti.dilini üst damağına değdir kalbinle allah.allah.allah.de buyurdu.bu hazzı alan şanlı sıddık.ra.peygamber efendimize moral vermeye başladı..kendine cesaret geldi ve kalbi allah demeye başladı.

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet (303)  /  hayır (289)

  • 86 |

    dinlemeden anlamak hatanın baş

    10.06.2008 tarihinde , arif demiş ki

    s.a. ALLAHIN selamı ve bereketi bütün müminlere olsun. değerli kardeşlerim, din işi hassas olduğu kadar da netdir. yani bulanık işlerin islamla ilgisiyoktur. bu takdirde dinimizi iyice araştırırsak hangi rabıta şirk hangi rabıta bidat ve hangi rabıta faideli olduğunu kolaylıkla anlarız. ancak gerçek ilim sahipleri hakikatı ağızlarında geveliyorlar hatta sözlerinin sonu başına zıt oluyor. tıpkı FARUK haca efendinin yaptığı gibi bu nasıl ilim adamıdırki beş satır önce benim için KURANIN VE SUNNUTIN hatırı şeyhlerden daha büyüktür dedikten sonunuda da FALAN cemaatler müstesna diyor. ben FARUK hoca efendiye soruyorum bu üç cemaati çıkarsak türküyede rabıta nerdede ise konuşulmaz. bu ne çelişkidir. lütfen daha samimi ve cesur olun ki rahmet olunasınız

    vote 4.3 Katılıyor musunuz?  evet (257)  /  hayır (335)

  • 87 |

    Rabıta var mı?

    14.06.2008 tarihinde , cuma demiş ki

    allah'ın kullarından ne istedigi belli namaz zekat oruc ve gücü yetene hac rabıta varmı bunların içinde yok demekki okadar önemli degil bide allah'a yaklasmak onla bag kurmak düşüncesi be aptal allah zaten sana sah damarından daha yakın ne bagı bu boyun bagı mı ona baglanmak istiyorsan yapacagın belli namazını adam gibi kılıcan orucunu adam gibi tutucan zekatını adam gibi vericen milletin kafasınıda karıstırmıcan

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet (311)  /  hayır (301)

  • 88 |

    tuhaflık

    20.06.2008 tarihinde , haadimi hukuki islamiyye demiş ki

    geçektende kur an ve sünnet ışıgında bakıldıgında rabıtanın delili olmadıgı ortada fakat bir kısım ''olmazsa olmaz'' der başka bir kısımda ayırt etmeksizin ''şirk'' derse işin içinden çıkılmaz ve beklenen birligimiz saglanamaz.gelin itttifak edilen konularda mutabakata varalım

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet (273)  /  hayır (279)

  • 89 |

    Şeyh: İnsan suretindeki şeytan

    22.06.2008 tarihinde , Çetin Ç. demiş ki

    Çok iç açıcı bir yazı olmuş, ağzınıza sağlık hocam.

    Benim Ümmet-i Muhammed'in fakir bir ferdi olarak bu konudaki şahsi düşüncem şöyle:

    Dinimizin temelini Kuran ile atarak Sünnet ve Ehl-i Beyt katlarını da onun üzerine inşa edersek, Hakk'ın izniyle bu tür bidatlerden korunmuş oluruz. Bu anlamda günümüzde tarikatlerden uzak durarak bireysel bir dini yaşantıya geçmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü anladığım kadarıyla, bugün tarikatlerin birçoğu dine hizmet etmek yerine, onu istismar ederek saf insanların imanını şirke bulaştırarak çalıyorlar. Bunu yapan şeyhler insan suretinde beliren şeytanlar olsa gerektir. Allah hepimizi bu tür fitnecilerin fitnesinden korusun!

    Tarikatlerde beyinleri yıkanarak bu tür şirklere bulaşan arkadaşlara sesleniyorum:

    Lütfen dinimizi başta Kuran olmak üzere Sünnet ve Ehl-i Beyt'ten öğrenelim. Fatiha'nın aşkına, sırat-i müstakiym üzere olalım, sapmışların ve Allah'ın gazabına uğramışların yolundan dönelim! Ötelerde bizlere şeyhler için ne yaptığımız değil, Allah için ne yaptığımız sorulacak!

    vote 4.5 Katılıyor musunuz?  evet (291)  /  hayır (359)

  • 90 |

    cevap objektif değil

    08.07.2008 tarihinde , Murabıt demiş ki

    1.rabıta 'şeriî manası itibariyle: ibadet 'değildir, ibadet olduğu iddası üzre cevap verilmiş, hadislerde alimin yüzüne bakmak ibadet ifadesinde kastedildiği gibi..taât tir

    yani şeriyata uygun sevaplı bir kalbi ameldir.

    2.zamanımız din büyükleri bidat kabul ediyorlar demişiniz,F.Gülen hocaefendi caiz diyor,Üstad hz.Nakşibend haz.ni üstad kabul ediyor ve tenkid ettiği duyulmadı.Halil gönenç :caizdir, mehmet talu:caizdir

    3.ramazan el butinin yazısını makaslayarak aktarmışınız orda aslında rabıta sevgidir diyor ve yazınızda reddettiğiniz bu manayı isbat ediyor

    vote 4.7 Katılıyor musunuz?  evet (278)  /  hayır (314)

  • 91 |

    Resulden iki emanet..

    16.07.2008 tarihinde , ibrahim erdemir demiş ki

    S.n. hocamın yazdıklarını dikkatli bir şekilde okuyacak olursak, anlatımında herhangi eksik bir noktanın olmadığınıda görmek zor olmayacaktır. Bidat kelimesinin manası çok açık olup; H.z. Peygamberin uygulamadığı, hiçbir yorumda bulunmadığı dine sonradan dahil edilmeye çalışılan hertürlü uygulamalar,İslam akidesine verebileceği mutlak zararlardan dolayı terk edilmeli ve ettirilmelidir. “O kendinden bir şey söylemez” ve “Bu gün üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam’ı seçip beğendim” Ayetleri; Resulullah’ın hiçbir konuda eksik ve de fazla bir uygulaması olmadan , Din’e eklenebilecek ve ya çıkarılabilecek (şu da din de olsa daha iyi olmaz mı) gibi, tek bir satır konu bile bırakmadığını biliyor ve iman ediyoruz. Ama nedendir bilmiyorum birçoğumuz buna rağmen Resul’ün uygulamadığı bişeyleri dolaylı yollardan kanallar açarak bunuda eklesek zararı değil faydası bile olur anlayışıyla hem uygulamaktan hem de uygulatmaktan geri kalmıyoruz. Oysa ki Allah ve Resulünün eksik bıraktığı bir şey yok iken.

    “Ey müminler! size iki emanet bırakıyorum onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız.O emanetler, Allah’ın kitabı Kur’an, diğeride Peygamberin sünnetidir.”

    illede rabıta yapılacaksa eğer; ben bunu Allah’tan başkasına yapmam. Yapamam…

    Allah tüm müminlere rahmet etsin…

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet (337)  /  hayır (297)

  • 92 |

    üzgünüm

    30.07.2008 tarihinde , medine fadaisi:KONYA demiş ki

    faruk hocamı severim hürmet ederim ama bu konuda eksik olduğunu olaya yüzeysel bakış yaptığını düşünüyorum TASAVVUF VE RABITA KONUSU KALLE OLMAZ HALLE OLUR YAŞAMAK LAZIM .tatmayan bilmez demişler.allaha emanet olun sevgili hocam

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet (300)  /  hayır (271)

  • 93 |

    en makul cevap

    07.08.2008 tarihinde , muhammet ziya doğan demiş ki

    yani bu soruya bundan daha insaflı bir cevap verilebilir mi. ibadet niyeti ile olursa bidat, ama eğitim gözüyle bakılırsa caiz denilebilir. ağzınıza sağlık hocam. sizi seviyorum.

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (282)  /  hayır (278)

  • 94 |

    Rabıtasız Olmaz!!

    08.08.2008 tarihinde , AhmeT demiş ki

    Aksine..Size katılmıyorum açıklamanızda mealini verdiğiniz "Ey müminler! Sabredin, sabırda yardımlaşın ve murabata/rabıta yapın” (4/200)" bunun tam açıklamasıda bu değildir!!ordaki sabiruu diye uzatılan kelimenin binası sizin verdiğiniz meale uymuyor bu 1.si...2.si sizin -burada- verdiğiniz mealin tefsiride bu değildir...Tefsiri siz yaptısanız kendinize çeki düzen verin derim hee ben yapmadım şurdan aldım derseniz kaynağını belirtiniz...

    Ve şunu hatırlatırım Kur'an -ı Kerimde Geçen Her Emir Farzdır.Ve ben Rabıtaya Gönülden inanıyorum Yapmayanlarda Farzı Terk ETTİKLERini hatırlatırım...

    Bir kıssa da Hz.Ebubekir Efendimiz Peygamber Efendimize soruyor'siz Ahiret e intikal ettiğinizde ben ne yaparım diye(Tam metin değildir)

    Peygamber Efendimizde Bu esnada Rabıtayı Tarif Eder ve Bu Rabıta SİLSİLe yoluyla Bize kadar GELir umarım anlatabilmişimdir..

    Yorumları pek okumadım ama bi genç bi yurtt kaldığını söylemiş ve ileri geri konuşmuş ben de o yurtlarda kalıyorum ama dediklerinin HİÇBİRİ ni orda demiyolar ve her önüne gelene Rabıta vermiyolar..Saygılarımla..

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Keşke kendi ideolojilerimizi Allah Rasulüne dayandırmasak, uydurma haberlerle ideolojimizi destekelemesek, hiç olmasa sadece bidat işlemiş oluruz. Ama böyle yaparsak Efendimizin şu sözünün muhatabı oluruz: "Kim bana bile bile benim söylemediğim sözü isnad ederse cehennemdeki yerine hazır olsun". Böyle olmaktan Allaha sığınırız.

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet (229)  /  hayır (240)

  • 95 |

    rabıta

    19.08.2008 tarihinde , kubilay demiş ki

    hocam kusura bakmayın ama allah dostları sanki kendileri uydurmuş bu işleri gibi durum var ama ben size soruyorum siz hiç rabıta yapmıyormusunuz insan bazen eşya bazen kadını bazen daha farklı şeyleri rabıta etmiyor mu fitri olarak yahu bunlar arif arif irfan sahibi sahabi peygamberimizin rabıtasını hiç bırakmış mı hep onun hayaliyle yaşamılaş bunlar haldir hal sonradan terimleşmiş tabii azda olsa şekli bütün mürşidler kendi mürşidlerini rabıta ederek kemale ermiş vuslat bulmuşlar bu da gösteriyor ki meyvesini vermiş ağactır

    vote 4.5 Katılıyor musunuz?  evet (235)  /  hayır (290)

  • 96 |

    bakış açısı önemli...

    03.09.2008 tarihinde , Hüseyin H. demiş ki

    Sayın hocam;

    Ben burada bir algılama hatası var diye düşünüyorum.Bildiğim kadarını aktarmak isterim.Şöyle ki:

    Rabıta yapmakla (haşa) başka Allah veya peygamber edinilmiş olmaz. Burada şeyh aracıdır. Allah-ı zülcelal'e ve O'nun resulüne yaklaşmayı temin eder. Şeyh peygamberimizden aldığı nuru rabıta ile müridine aktarır.Yani şeyhine rabıta yapan, peygamberimize bağlanmış olur.Manevi hazzı doyumsuz hisseder.Dolayısı ile manevi güzellikleri düşünmek olan rabıta şirk olmamalı diyorum.Saygılarımla...

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Güzel de, böyle yapmamızı meşru kılan bir delilimiz var mı? Doğrudan Allah'a dua etmemizin bir engeli var mı? Allah (haşa) genel müdür mü ki, onun yanına birisine sığınmadan giremiyoruz? Yada Allah (Haşa) yüksek voltajlı elektrik reaktörü mü ki pirizi başkasına bağlıyoruz?

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet (279)  /  hayır (217)

  • 97 |

    rabıta

    08.09.2008 tarihinde , selam merhaba demiş ki

    rabıta, görerek ve uygulayarak bir rehberin rehberliğinde eğitim almaktır. bir yöntemdir ve sevgiye, gönüllülüğe dayanır. hal ve hareketlerde peygamberi örnek alanı örnek almaktır. öz olarak gönül ve halle peygamberi örnek alanı örnek almaktır.

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet (216)  /  hayır (223)

  • 98 |

    rabıta

    09.09.2008 tarihinde , muammer aksu demiş ki

    lutfen bilen varsa bir açıklama getirsin benim merakım şu rabıta yapmak allaha şirk midir ,degil midir şirk ise seyda hazretleri bu rabıtayı nasıl yasaklamaz ve şirk ise ,bu zatın kerametine şahit olan ,durusluğünden asla şüphe etmediğim ,tanıdığım cok insan oldu ,nasıl bu durumda ki insana allah keramet nasib eder . bunca insan etrafında toplanmış hepsi olmasada allahı zikre başlamış bu zat ise bir kere olsun medyada görulmemis onu kullanmamış en önemlisi bence bunun cevabı -allah bizi bize bırakmasın ,cumlemize hıdayet nasib eylesin

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Hz. Ali' Efendimizin çok güzel bir sözü vardır:
    "Hakikatı insanlarla tanımayın, önce hakikatı tanıyın ki, insanları onunla tanıyasınız"

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet (295)  /  hayır (262)

  • 99 |

    ŞİRK KAPISI

    15.09.2008 tarihinde , Aysun yıldız demiş ki

    Selamun aleykum,değerli hocam! çevremde cemaatlere giren ve mürşidleri ile rabıta yapan bir çok tanıdığım var.Onlar mürşidleri ile güya konuşuyorlar oysa mürşitleri onları duyamaz.Haşa sanki Allah'ın EL-SEMİ ismini ona yakıştırmışlar.O beni niye duysun beni Allah duyuyor zaten.Yok önce mürşit diyorlar sonra mürşidleri de Allah diyecek galiba!!! benim imanım bunu kabullenemiyor ve aynı zamanda bu rabıta işi bana MEKKE MÜŞRİKLERİN 'biz putlara bizi Allah'a yaklaştırsın diye tapıyoruz' demelerine benziyor sanki!!!! Onlar çok temiz ve iyi niyetli insanlar.Tamam zikir yapıyolar çok güzel! ama mesela birinin pardüsesi kaybolsa mürşidine rabıta yapıp himmet istiyor.Hocam,bu çok saçma!!! Ben onları uyarmak istiyorum.Onlar için korkuyor ve üzülüyorum.Ama beni anlamıyorlar.Mesela, peygamberimiz as böyle bir şey yapsaydı,ona aşık olan veysel karanide ona rabıta ile kavuşurdu.

    Allah razı olsun.Ömrümüz ramazan ,Ahiretimiz bayram olsun!Selam ve dua ile!

    vote 4.2 Katılıyor musunuz?  evet (320)  /  hayır (436)

  • 100 |

    çelişki

    20.09.2008 tarihinde , NAZIR DOGAN demiş ki

    hocam rabıtayı yeriyorsunuz ...

    fakat internet sitelerine girdiğimizde rabıtayı öven, olur olmaz delilleri kaynak gösteren, ve rabıtanın aleyhine bir şey söyleyenleri cahilikle ve daha ağır şekilde itham edenleri tenzih ediyorsunuz ve kendinizle çelişiyorsunuz...

    siz herhalde çarşamba cematinden cüppeli ahmet hocanın rabıta ile ilgili yazılarını hiç okumadınız. bir örnek.

    Ayrıca internet sitenizden tasavvufla ilgili tavsiye kitaplar yayınlamışsınız. bu kitaplar da da rabıtaya övgüler bulabilirsiniz.

    vote 4.0 Katılıyor musunuz?  evet (225)  /  hayır (333)

  • 101 |

    Rabıta

    22.09.2008 tarihinde , Serdar demiş ki

    Öncelikle Selamun Aleykum Kardeşlerim.

    Bu tartışmaların hepsini yersiz buluyorum. Zaten aklını kullanan bir insan için peygamber S.A.V 'min muşhur hadis-i şerifleri var.

    İmam Malik rivayet eder. "Size iki şey bırakıyorum. Bunlara uyduğunuz müddetçe asla sapıtmayacaksınız: Allah'ın Kitab'ı ve Resûlünün sünneti". Günümüz tarikatlarının çoğunun ne yaptığı zaten malumunuz.

    Kur'ân-ı Kerim'de:

    "Andolsun ki, biz her kavme: `Allah'a ibadet edin, tâgûta kulluktan ka ının!' diye (tebligat yapması için) bir peygamber göndermişizdir." ( Nahl Suresi 36 )

    Öncelikle Tağut nedir bunu bir anlayalım.

    Tağut; arapça bir kelime olup “tağa” (haddini aştı) kökünden türemiştir ve “haddini aşan mahluk” demektir.Şer’i manası ; Allah’ın koyduğu ölçüler dışında ölçüler koyan, insanı Allah’a ibadetten alıkoyan, Allah ve Rasulüne tabi olmayı engelleyendir. Bu insi ve cinni şeytan, nefis, hayvan, ağaç, para, taş, kadın, mezar olabileceği gibi; Allah’ın hükümleri dışında hükümler koyan zalim bir diktatör, halkın seçtiği seçkin bir zümre, bir meclis, bir grup bilim adamı veya Allah’ ın kitabın dan kaynaklanmayan adet, alışkanlık ve düşünce (ideoloji) de olabilir.

    Siz daha Tağut kimdir ? Nedir ? Ben acaba Tağut'a destek veren birimiyim? Araştırmasını yapmadan bu tür konularda çatışıyorsunuz. Eğer tağutun ne olduğunu bilmiş olsaydınız, zaten rabıta gibi basit bir konuda takılmış olmazdınız.

    ALLAH kıyamet günü o sahte şeyler arasında hüküm verecektir. Vesselam.

    vote 4.4 Katılıyor musunuz?  evet (234)  /  hayır (296)

  • 102 |

    Rabıta-i Şerif

    05.10.2008 tarihinde , Cüneyd demiş ki

    Rabıta-i Şerif nafile ibadetler grubuna girer. Yani ben mesela elime tesbih alsam 1500 adet ihlas-ı şerif okusam veya sabaha kadar namaz kılsam nafile ibadet grubuna girmezmidir. Resulullah Efendimiz devrinde tesbih mi vardı veyahut Resulullah Efendimiz ( sümme haşa ) şu kadar sayıda tesbih çekmemiş diye bizde kafamıza göre tesbih çekemeyecekmiyiz. Sonuçta Rabıta Mürşid ile mürid arasında olan bir irtibattır. Sonuçta Nefsin tezkiyesidir. Burada amaç nefsi emmareyi Mürşidin gözetiminde kontrol altında tutmaktır. Rabıta bidat olsa Şah-ı Nakşibendler Abdulkadiri Geylaniler İmamı Rabbaniler böyle birşeye tevessül edermiydi. Velev ki bidat olsun o zaman müridin kalbine akan fuyuzatı ilahiyi kim neyle açıklayabilir, kişinin namaz kılarken , oruç tutarken belkide Kuran okurken kalbine akmayan o Nur-u İlahi nasıl izah edilebilir. Herşeyden önemlisi kulun ALLAH cc a ulaşıncaya kadar belli bir mertebeleri vardır. Nefsi Emmare: . Nefsi Levvame: . Nefsi Mülhime: . Nefsi Mutmainne: . Nefsi Radiyye: . Nefsi Mardiyye: . Nefsi Tezkiye: Nefsi Kâmile Bir müminin mertebeleri aşması ancak kamil bir Mürşid sayesinde olur. Yani namazla oruçla aşılması zor olan mertebeleri ancak Rabıta ile aşabilir. Yani , Kuran hadiste bulunmayan şeylere itibar edilmez deniliyor ama Tasuvvuf erbablarınında kitaplarına bir Mekasidud Talibin veya Mektubatı Rabbaniyeye göz atılması en azından o muhterem zatların rehberliğinede başvurulması gerekmezmi. Zira Resulullah döneminde olmayan sigaraya nasıl kimilerini göre haram kimilerine göre mekruh hükümleri konulabiliyorsa Resullullah döneminde olmayan ve sonradan ehil zatlar vasıtasıyla tavsiye edilen bir ibadete bidat demek biraz acımasız değilmi Selam ve dua ile.

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet (289)  /  hayır (318)

  • 103 |

    Allah en iyisini bilir

    07.10.2008 tarihinde , Yasemin - Reyhan demiş ki

    Ben artik ne yalnis ne dogru secemez oldum.

    Allah dostlarinin hepsini ( hic ayirmadan ) seviyor ve sayiyorum.

    Simdiye kadar kalbim hic bir seyhi kabul etmedi! Sank i Rasullulaha (sav) ihanet ediyormusum gibi geldi. Bende kalbime zorla birseyleri kabul ettirmekten vazgectim sonunda. Bu da bir gercek...! tarikat ehli beni dislayarak, senin nasibin yokmus, herkes giremez gibi sözler kullandilar..Neyse.. Ben yinede hepsini seviyorum, ve Allah henpimizi islah etsin, dogru yoldan ayirmasin diyorum. Sonucta hepimiz, bi sekil Allahin yakinligini istedigimiz icin caba ve gayret icindeyiz.

    Hakiki Mürsid Kurani Kerimdir! Islam büyüklerinin (yukarida adi gecen mübarekler) mürsidi kim di, neydi ? O dereceye nasil ulastilar?? Elbette Kuran okuyarak.. Allahi cok zikr ederek. Yani Kurani Kerimi kendilerine Mürsid sectiler!

    Kuran ve Sünnet, isin sirri bu!

    Eger Rabita (nafile) ibadetse = yapmaya mecbur degilim

    Eger Rabita Allaha ve Rasula yaklasitiriyorsa, bunu Kuran ve Sünnet de yapiyor. Yani yapmasam günahkar olmuyorum, ne Allah bana güceniyor, ne Rasul (sav)

    Allah yinede en dogrusunu bilir.

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet (295)  /  hayır (273)

  • 104 |

    marifetullah ilmi??

    10.10.2008 tarihinde , züleyha demiş ki

    Şems ile Mevlana birbirini can-u gönülden seven iki dost, iki sohbet arkadaşıdır. Şems Mevlana’daki yüksek irfana ve derin anlayışa hayran olmuştur. Mevlana’da ondaki aşka, kemale aşık olmuştur.Mevlana, Şems’i bulmakla onu tanımakla Şems’in kişiliğinde kendini bulur. Sonra da kendinde Rabbini bulur. Sevgi her iki canda da kendini gösterince, kalpler karşı karşıya gelen iki ayna gibi olur, birinde ne varsa öbüründe de o görülür. İşte o zaman kim aşık, kim maşuk belli olmaz. Allah ile kul arasındaki aşk da böyledir: ‘Allah (c.c.) onları sever, onlar da Allah’ı (c.c.) severler.’ (Kur’an, 5/54) Bu da şunu gösterir ancak Allah’ın sevdiği kullar, Allah’ı severler. Allah (c.c.) sevmediklerine kendisini sevdirmez. İlahi aşk, ilahi sırdır. Bunu kirden pastan arınmış ve nurla yıkanmış gönüller bilir, herkes bilmez. Şems, Mevlana’ya ilahi aşkın sırlarını verdiği için Mevlana’nın her hücresi ilahi aşk ile dolmuştur.

    ibret bizler ne kadar ALLAHA re HABİNİNE yakınızki ne kadar onlarlayız acaba

    ALLAH dostlarından ibret alınır edep öğrenilir

    ALLAHIN tecellisine sıfatlarına kavuşulur

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Güzel bir anlatım, tebrik ederiz. Ancak bunun ne kadarı edebiyat, ne kadarı hüsnü zan, ne kadarı dinin kendisi? Bunları birbirinden ayıracak usulümüz yoksa bu edebiyatı başka alanlara doğru da ve başka şekilde de ifade edemez miyiz? Yani dinî olanın bir mizanı bulunmamalı mı? O herkesin duygularını okşayan anlatımlardan ibaret mi sayılmalı? Ehli insafa sunulur.

    vote 5.7 Katılıyor musunuz?  evet (328)  /  hayır (248)

  • 105 |

    Külliyen red tehlikeli mi

    15.10.2008 tarihinde , mehmed emre demiş ki

    Rabıtaya inanmak bir mümin için farz olmamakla bereber , bunu tamamen inkar veya bidat demek biraz insafsızlık değilmidir. İmamı Azamın lafı meşhurdur ' Levlessenetan Le heleke Numan ' ( Son ikisene olmasaydı Numan helak olmuştu) . Cafer Sadıka intisab eden İmamı Azamın hal tercümesidir bu cümle. Ona intisab etmenin en güzel anlatılış şeklidir. O bir mezheb imamı olsada Feyzi Muhammediyle alakadar olacak bir Mürşide ihtiyaç duymuştu Zira aynı mecradan yani büyüklerden olaya bakarsak Resulullah Efendimizin bin sene önceden haber verdiği kendisine SILA ismini yaktığı İmamı Rabbaniyi ve onun hak davasını incelemek tabi ki Mektubatının sayfalarını biraz olsun karıştırmak bu meseleyi izaha kabil değilmidir. İslam cahiliye öncesi iyi olan herşeyi muhafaza ederken İslamın fıtratına ters düşmeyen davranışları onaylarken Rabıta gibi , Resulullah döneminde fiilen olmasa bile Resulullahtan sonra ehil zatlar vasıtasıyla müminlere tavsiye edilen iyi ve hoş halleri nasıl bir kalemde siler bidat derler. Rabıtayla hemhal olanlar ehl-i bidat olmadığı gibi Rabıtayla hemhal olmayanlar mesul de değildir.

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    İfadeleriniz güzel ve cevap vermeye değer. Ama sadece şu kadarına zamanım var:
    1.İslamın, adına sonradan tasavvuf denen bir yaşama biçimi, tezkiyei nefs eğitimi vardır. Bunu kabul etmekle tarikatların ihdas ettikleri her şeyi kabul etmek ayrı ayrı şeylerdir. Rabıta H. 6. Asra kadar İslam bütününde bulnmayan bir uygulamadır ve muhtemelen Hint mistisizminden ve meditasyonundan etkilenmedir.

    2.Efendimiz, Kim bizim bu işimizde (dinde) olmayan bir şeyi ihdas ederse o reddolunur, Bütün bidatlar dalalettir ve dalaletler cehenneme götürür, buyurur.

    3.Bidat, dinin akide ve ibadet alanına, yapılan her türlü çıkarma ve eklemelerdir.

    4.İmam Azam'ın böyle bir söz söylemediğini, bunun ona bir yakıştırma olduğunu, bizzat Nakşi silsilesini anlatan Zahid el-Kevseri İrğamu'l-mürid adlı eserinde anlatıyor. Asılsız bir bilgi dini bir delil olamaz.

    5.İmam Rabbanî gerçekten büyük bir insandır, Mektubatını bendeniz defalarca okumuşumdur. Ancak Allah Rasulü'nün onun için söylediğini iddia ettiğiniz sözün aslı yoktur ve bu Allah Rasulüne kötü bir iftiradı.

    Rabbimizden bize doğruları doğru yanlışları yanlış göstermesini dileriz.

    vote 4.5 Katılıyor musunuz?  evet (271)  /  hayır (325)

  • 106 |

    Külliyen red tehlikeli mi

    18.10.2008 tarihinde , mehmed emre demiş ki

    Hocam o halde Rabıta bidat ise tasavvufu külliyen red manasına gelmez mi. Zira tarikat yani bi manada seyri suluk yolunun temel taşıdır rabıta. Rabıtasız hiçbir tarikat müessesesi ayakta duramaz. Zira mürüdi mürşide bağlayan temel faktördür. Rabıtanın bidat olması şu sonucu meydana getirmez mi. Ya Şah-ı Nakşibend veya Şeyh Abdulkadiri Geylani yalan söylüyor ( İkisi birer ekol olduğu için söylüyorum ) insanları delalete sürüklüyorlar. Ya da rabıtaya ehl-i bidat diyenler. Bu içinden çıkılmaz bir durum değilmidir. Aynı pencereden bakarsak olaya, Mevlevilerin yaptığı sema bidat değilmidir. Bu bağlamda Mevlana hazretleri bidat işleyerek beklide milyonlarca müminin delalete düşmesine sebeb olmuyorlar mı ? İslamın temel kaynaklarında olmaması rağmen yukarıda isimleri geçen hepsi bir kutub olan zatların bir takım halleri İslam için bir delil teşkil etmez mi? Resulullah a.s zamanında cemaatle kılınmayan teravih namazı Hz Ömer ra zamanında cemaatle kılınması teşvik edilmiştir. Cemaatle kılınabildiğine göre Efendimiz niye emretmemiştir. O halde teravihin cemaatle kılınması bidat değimlidir. ? Rabıta, zikri ilahi tarikat esaslarının olmazsa olmazlarıdır. İnsanları delalete sürükleyecek bir durum olsaydı Allah cc buna pekala müsaade etmezdi.Zira o dininin koruyusudur. Selam ve dua ile

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    İtiraz pek çok yanlış bilgi ve çelişki içeriyor. Hangi birine cevap vereyim ki? Bir defa rabıta bütün tarikatlarda yoktur. H. V. Asırdan sonra ortaya çıkmıştır. Rabıtayı kabul etmemek tasavvufu kabul etmemek değildir. Yanlış yapma ayrı şeydir, yalan söyleme ayrı şeydir. vs. vs.

    vote 4.2 Katılıyor musunuz?  evet (224)  /  hayır (314)

  • 107 |

    F.Gülen hocaefendini yorumu

    24.10.2008 tarihinde , selam demiş ki

    Evet, katı bağnaz bir kısım kimselerin düşündüğü gibi meseleyi ele alarak, Ebu Yezid el-Bestami, Cüneyd el-Bağdadi ve İ. Şibli'lerden başlayıp günümüze kadar gelen selef-i salihini, hususiyle Hz. Şah-ı Nakşibendî gibi, âlem-i İslam'ın önemli bir güneşi olan bir zatı ve onun açtığı çığırda bu işi yapanları hatalı ve kusurlu görme büyük bir günahtır. Hata edenler, işi çığırından çıkaranlar varsa, elimizde ehl-i sünnet ve'l-cemaatin düsturları vardır, biz her şeyi onlara tevfikan -ALLAH'ın inayetiyle- doğruyu bulabiliriz.

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Katılıyorum

    vote 6.1 Katılıyor musunuz?  evet (381)  /  hayır (240)

  • 108 |

    İlginç

    06.11.2008 tarihinde , Serdar demiş ki

    Benim anlamadığım kısım şurası.

    "Tasavvufsuz cennete giren çoktur ama imansız giren yoktur. "

    ( Sahih imandan bahsediyorum Bknz. Mustafa ÇELİK "LA" kitabı)

    Kıyamet günü Tasavvuf ehline girmedin diye kimse bize hesap sormayacak. Kuranda 6666 ayet var Peygamberimiz ( s.a.v.) sahih hadisleri var. 4 Büyük mezhep imamının açıklamamaları var. Kuran, Sünnet , İcma ve Kıyasta tasavvuf gibi şeylerden bahsedilmediği halde, neden bu itikadi bir konuymuş gibi sürekli gündem de?

    Daha da ilginç olanı, Fark ettiyseniz Tasavvufun caiz olmadığını söyleyen insanlar hep ilim ehli kişilerdir. Tasavvuftan yana olduğunu söyleyenlerde bir takım gizli güçleri olduğunu iddia eden insanlar. Şimdi ilim ehlinemi inanacağız yoksa hayali kahramanlaramı?

    Tasavvufu savunan kardeşlerimize sadece bir tavsiyede bulunacağım. Herkes eleştiriye açık olmalı ,

    ALLAH Kıyamet günü Bizleri utandırmasın.

    s.a.

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Allah Rasulünün ve sahabenin yaşadığı zühd ve vera hayatına tasavvuf denirse bunda ne sakınca vardır? İsimlere değil müsemmaya bakalım.

    Ayrıcı kitap ve yazar adı vermeniz reklam anlamına geleceği onu için yayımlamadık.

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet (309)  /  hayır (251)

  • 109 |

    rabıta,murakabe'nin ön eğitimi

    06.11.2008 tarihinde , ibadullah demiş ki

    Demişsiniz ki "Bu noktada şunu da zikretmeliyiz ki, tasavvuf bu günkü hali itibariyle bir İmam Rabbanî’ye muhtaçtır." Sanki İmam Rabbani hz.leri rabıtayı kabul etmiyormuş gibi.Sizi 337. ve 343. mektuplara havale ediyorum.(Mektubat-ı Rabbani)

    Peygamber Efendimiz Aleyhi's-Salatu ves-Selam "Ümmetim dalalette birleşmez" buyuruyor.İslamın anadoluda ve tüm dünyada yayılmasında asırlardır birinci rol mutasavvıfların olagelmiş.Birçoğu da ilmiyle zirvelerde gezmiş dünya kadar tefsir hadis,fıkıh ,akaid kitabı telif etmişler.Yani İmam Suyuti hz. ,imam Şarani hz.,imam gazali hz.,Şeyh Edebali hz.,Akşemsettin hz.,Aziz Mahmud Hüdayi hz.,Mevlana hz.,Ahmed Yesevi hz.,Hacı Bayram Veli hz.,iİsmail Hakkı Bursevi hz. ve onlara tabi olan Selçuklu,Osmanlı vs. ülkelerin padişahları hep yanlış yolu tutmuşlar öyle mi?

    Sahabi'nin "Ben Rasulullahtan iki ilim öğrendim,biri halka anlattığım,diğerini anlatsam şöyle şöyle olurdu" dediği acaba hangi ilimdi.Bu yol kalpten kalbe aksederek gelen bir yol ,herkes bu sahada yer alacak diye bir kaide yok nasib meselesi."Murakabe" bir an bile Allah'tan gafil olmadan her an her nefeste içmizi dışımızı gördüğünün şuurunda olmaktır.Rabıta da Murakabenin mükemmel olması için bir ön eğitimdir,yoksa başlı başına bir gaye ve son hedef değildir.Kişi ben direkt murakabe yaparım diyorsa tüm edebleriyle ve hakkıyla yerine getirebiliyorsa buyursun.Emeklemeden koşanı gören var mı?

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Celallenmenize gerek yok. Meseleyi bilmeyenler de verdiğiniz isimlerin hep birer tarikat mensubu olduklarını sanacaklar. Kimi kandırmaya çalışıyoruz? Önce doğru bilgiler elde edelim, sonra da sakin kafayla düşünelim.

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet (247)  /  hayır (223)

  • 110 |

    rabıta

    15.11.2008 tarihinde , mustafa demiş ki

    selamun aleyküm bu konuda geniş bilgi isterseniz :1.(tarikatta rabıta ferit aydın)2.(tasavvuf ve islam--ibrahim sarmış-ekin yayınları) okumanızı tavsiye ederim.selamun aleyküm

    vote 4.4 Katılıyor musunuz?  evet (217)  /  hayır (281)

  • 111 |

    Gülen'in yorumu

    15.11.2008 tarihinde , Abdullah demiş ki

    "Sofilerin üzerinde durduğu rabıta dar, ferdi ve özel bir rabıtadır. Bu şekildeki rabıtayı kabul etmede bir beis yoktur. Nasslara göre izahı kabil ve vesilelik manasındaki rabıtayı inkar ise bir bağnazlık ve bir taassuptur. Tarikatlar rabıtayı şu şekilde uygular: Mürid, mürşid bildiği zatı kendi iki kaşının ortasında, kendisini de onun iki kaşı ortasında gibi mülahaza eder. Onun şemailini, hayat tarzını, siretini, iç alemini tezekkür ve tahattur ederek, onun gibi olmaya çalışır ve kendini öyle olmaya zorlar.

    Evet, katı bağnaz bir kısım kimselerin düşündüğü gibi meseleyi ele alarak, Ebu Yezid el-Bistami, Cüneyd el-Bağdadi ve İ. Şibli'lerden başlayıp günümüze kadar gelen selef-i salihini, hususiyle Hz. Şah-ı Nakşibendi gibi, alem-i İslam'ın önemli bir güneşi olan bir zatı ve onun açtığı çığırda bu işi yapanları hatalı ve kusurlu görme büyük bir günahtır. "

    vote 6.3 Katılıyor musunuz?  evet (366)  /  hayır (219)

  • 112 |

    rabıta

    18.11.2008 tarihinde , ebusener demiş ki

    s.a bir bardak suda kıyamet böyle koparmış demek kimse saklamasın kimse yalancılığa kaçmasın doğrulardan korkmasın dinde huccet bir adamın halk tarafından sevgi ve itibar görmesi den dolayı söylediği veya yaptığı işler değildir eğer ortaya koyduğunuz tezleri kuran ve sunneten delillendire biliyosanız amenna yok diğil Allah ve resulu adına yalan söyluyorsanız o zaman işin rengi değişir araştırma imkanları mevcut bulun rabıtanın delilini kuranda,sünnette,icmaada sahabelerde veya imamlarda kabul edelim bulamıyormusunuz o zaman uzak durun çünki bu b.i.d.a.t.tir. yukarda sayılan zatlar eğer gerçekten selefi salihinden olsaydı bidati hayatlarına sokup insanları cehenneme suruklemezlerdi Allah zalim guruha hidayet etmez vesselam

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet (232)  /  hayır (217)

  • 113 |

    ÇOK TEHLİKELİ

    20.11.2008 tarihinde , tuna demiş ki

    isbat idda edenin üzerinedir inkar edenin değil..o bize gündüzü kadar aydınlık olan bir yol bıraktı (kuran ve sünnet)bu ikisine sarıldığımız sürece inşaallah hiç sapıtmıyacağız)Arkadaşlar bu konulara bilgimiz yetmiyorsa en azından ŞÜPHELİ ŞEYLERDEN KAÇINALIM. allah hakkı hak bilip,batılı batıl bilen ve ona en güzel şekilde (allah resulunun tebliğ ettiği şekilde)ibadet eden kullarından eylesin.Hocam cesurca yaklaşımlarınızdan dolayı allah sizden razı olsun. selamun aleyküm.

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet (296)  /  hayır (285)

  • 114 |

    Rabıta Bidat

    24.11.2008 tarihinde , tuna demiş ki

    ağzına sağlık ebu sener ne güzelde izah etmişsin.

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet (224)  /  hayır (218)

  • 115 |

    Rabıta

    25.11.2008 tarihinde , Temel Kılıç demiş ki

    Rabıta Edebi 187. MEKTUP ( MEKTUBAT-I RABBANİ )

    Bu mektûb, hâce Muhammed Eşref-i Kâbilîye yazılmışdır.

    Kavuşduran yolların en kısası,rabıta yapmak olduğu bildirilmekdedir: ( Mektubun devamı okunabilir.)

    RABITA Risale-i Halidiyye

    Râbıta edebi, mürşidin ruhaniyetine ve onun hemen iki gözü arasına teveccüh etmektir.Çünkü, "Onun hayal hazi- nesi iki gözünün arasıdır." demişlerdir.Buradan şeyhinin ruhàniyetine nazar etmektir.Orası menba-ı feyzdir.Mürid bu suretle tazarru ve niyaz ile tevessül ettiği halde, mürşi-dinruhaniyetini iki gözü arasına dahil ede ve oradan kal-be,kalbin derinliğine yavaş yavaş ine ve ha- yalinden gayb etmeye. Belki kendi nefsinden gàib ola. Zira kalbin derin- liğininsonu yoktur ve seyr-i ilallah dâimâ kalben hàsıl olur. Maksad Zât-ı Bârî´dir. Râbıta ise seyr-i ilallaha vesîledir.

    Râbıtaya delil çoktur. Kitab, sünnet ve kıyas ile sabittir:

    (Vebteğû ileyhil-vesîlete) [Ona (Allah´a) yaklaşmaya vesîle arayın!] (Mâide: 35)

    (Kul in küntüm tuhibbûnallàhe fettebiûnî)

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Nasıl bir İslam anlayışı bu ya Rab!

    Rabıtayı bir şekilde izah edebilirsiniz, bu belki mümkün. Ama Kitap Sünnet ve kıyasla sabit ne demek? Bir nebze usul okumuş birisi buna ne der?

    Kendi doğrularımızın doğruluğunu ispata çalışmayalım, doğrulara ulaşmaya çalışalım.

    Bunun için Allaha çok dua edelim.

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (283)  /  hayır (282)

  • 116 |

    çok haklısınız

    28.11.2008 tarihinde , betül demiş ki

    açıklamalarınızdan dolayı çok teşekkür ederim.görüşlerinize kalben inanıyorm.aslında görebilen için rabıtanın olmadğı belli oluyor.bence fatiha suresi tek başına yeterli.rabbimiz yalnız kendisiyle bu konularda irtibat kurmasını istiyo.ayrıca şunu ele almak istiyorm ben okumak için çeşitli tarikat evlerinde kaldım ve imam hatiplerin dışlandığını hatta neredeyse müslüman saymadıklarını gördüm.bu beni çok üzüyo.rabbim ayrılmayın diyo.bu benim derin bir yaram.allah hepimizi sıratı mustakime ulaştırsın.kuran tefsir ve meallerini daim okumamız ve sünneti doğru kaynaklardan araştırmamız temennesiyle....

    vote 4.5 Katılıyor musunuz?  evet (219)  /  hayır (267)

  • 117 |

    Selamun aleykum arkadaslar

    04.12.2008 tarihinde , Yusuf demiş ki

    Gelin birde rabitayi naksi seyhi olan Salih Ekin hocaefendinin kaleminden okuyalim, biraz uzun ama okumaya deger.

    Rabıtanın hükmü nedir? Delilleri nelerdir? Bazı kişiler onun şirk olduğunu iddia etmektedir. Bu iddianın doğruluk payı nedir?

    Rabıta başlıbaşına bir ibadet değildir. Ehli Tasavvuf’un mutakaddimleri döneminde rabıta yoktu. Onu, tasavvufta istenilen bazı gayelere vesile olsun diye, müteahhir Ehli tasavvuf çıkarmıştır. Bu gayeler, şeyhe duyulan muhabbetin muridin gönlünde ve şeyhin azameti de onun kalbinde temekkün etmesidir. Bu da; şeyhin emirlerini yerine getirmeğe, yolunda yürümeğe ve zikir ve amel olarak verdiği vazifeleri ihmal etmemeye vesile olur. Bu da tarikatta yükselmeye ve tasavvuf yolunda yürümenin asıl maksadı olan “ İhsan mertebesine” ulaşmaya vesiledir.

    Öte yanda Rabıta, Resulullah (s.a.v)’in ahlakıyla ahlaklanan ve şeyhin güzel ahlakını elde etmeye araçtır. Buna ek olarak söylemek gerekirse rabıta: bir insanın kalbini Resulullah (s.a.v)’in varisi niteliğini taşıyan bir büyüğe bağlanmaktır. Murit rabıta aracılığıyla şeyhinin her zaman kendisiyle beraber olduğunu düşünür.

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet (187)  /  hayır (202)

  • 118 |

    2. KISIM

    04.12.2008 tarihinde , Yusuf demiş ki

    Kabul edilen bir gerçektir ki; bir işin yapılması insan ahlakında ve içgüdüsünde ne kadar tesir bırakırsa onu hayal etmekte ona yakın bir tesir bırakır. Binaen aleyh hayırlı şeyleri ve Salih kimseleri hayalinde canlandıran kimse de, salih amellere ve kimselere bir temayül hasıl olur. Kötülüğü ve kötüleri düşünen insan da ise, kötülüğe ve kötülere karşı bir temayül hasıl olur. İnsanın hayatının gidişatını belirleyen, davranışlarını, zahirini ve batınını etkileyen hiç kuşkusuz ki, temayülleridir. Şeyhi hayalde canlandırmak, insanın ahlakına ve meziyetlerine yaptığı etki, sahiden şeyhin huzurunda bulunmanın bunlara yaptığı etkiye yakındır

    İşte bu düşünceyle sonraki sufiler, Rabıta’yı bir yöntem olarak benimsemiş ve ona yoğunlaşmıştır.

    Rabıta’nın ne Kur’an ve sünnette ne de Selefi Salih’inin amelinde özel bir delili vardır. Sadece “hayra vesile onlan her şey matluptur.”

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet (228)  /  hayır (203)

  • 119 |

    Cahillik

    05.12.2008 tarihinde , Müslüman Biri demiş ki

    Daha öncede belirttiğim gibi günümüz müslümanlarının asıl sorunu kitap okumamak."Doğru ve sabit din budur, fakat insanların çoğu bunu bilmezler." ( Yusuf 40 ) İbn-i kesir (r.a.) bu ayetin tefsirini yaparken şöyle diyor; İnsanların çoğu cehalet sebebiyle şirke düşerler. Dünya tarihinde yada kuran-ı kerime baktığınız zaman kaç peygamber ateist yada mecusi kavimlere gönderildi? Faruk Beşer hocama sormak istiyorum ( Malumunuz kendisi hadis profesörüdür.) "İşlerinizde ne yapacağınızı şaşırdığınızda kabir ehlinden yardım isteyiniz." ( Ruhu'l furkan tefsiri, c II,S.82 Mahmut Usta Osmanoğlu) Allah rızası için açıklama yapınız hocam böyle bir hadis varmıdır?Cevabınızı tahmin edebiliyorum. Zaten Allah (c.c.) kardeşlerimize gerekli cevabı 1400 kusür sene önce vermiş ama kardeşlerimiz tenezzül edip kendi inandıkları kitabı okuyup şer-i manalarına bakmadıkları için böyle şeyler ortaya çıkıyor. Bknz. "Gözünü aç,halis din Allahındır. Onu bırakıpta bir takım veliler edinenler (derlerki) biz bunlara ancak bizi Allaha daha fazla yaklaştırsınlar diye tapıyoruz " ( Zümer 3 ) günümüz yorumuyla " Biz şeyhlerimize bizi Allaha daha çok yaklaştırsınlar diye rabıta (ibadet) ediyoruz."Günümüz tasavvufçuları hem rububiyet hemde uluhiyet tevhidinde şirke düşmüşlerdir.

    Allah'a ait olan sıfatları siz nasıl olurda şeyhlerinize verirsiniz? Herşeyi bilen ve gören Allahtır. Şeyhleriniz değil!

    "gaybın anahtarları O'nun katındadır. O'ndan başkası bilemez!" (En'am 59 )Şimdi biz Allah'a (c.c.) mı inanacağız yoksa sizin şeyhlerinize mi? Zaten hiçbir tasavvufçu ilim ehli olduğunu iddia etmez. Bizim işimiz gönül işi derler sonra kapatırlar. s.a.

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet (214)  /  hayır (228)

  • 120 |

    ALLAH dan istemek

    08.12.2008 tarihinde , adnan demiş ki

    yorumlarin bazilarinda ALLAH dan istememiz gerektigini savunanlar a bir kac sorum var.1-neden bazi sahabeler özellikle peygamberimize gelip onun icin dua etmesini isterlerdi ?(yani kendisi de dua edebilirdi .)2-neden peygamberimiz dinin cogu emirlerini cebrail vasitasiyla aliyordu .nicin direkt ALLAH dan almiyordu....

    vote 4.7 Katılıyor musunuz?  evet (215)  /  hayır (242)

  • 121 |

    cevap

    12.12.2008 tarihinde , zafer demiş ki

    " 5.İmam Rabbanî gerçekten büyük bir insandır, Mektubatını bendeniz defalarca okumuşumdur. Ancak Allah Rasulü'nün onun için söylediğini iddia ettiğiniz sözün aslı yoktur ve bu Allah Rasulüne kötü bir iftiradı. "

    Bu büyük velinin eserini defalarca okumuşsunuz ama oğlu Muhammed Mâsuma yazdığı bir mektûbda, (Beni iki derya arasında sıla yapan Rabbime hamd ederim) diye buyurduğunu her nasılsa görememişsiniz (!) Eğer peygamberimizin böyle bir hadisi olmasa bu büyük Allah dostu kendi kendini sıla ilan edecek değil ya!

    Zira, İmam-ı Suyûtî’nin “Cem’ül-Cevâmî’”isimli eserinde geçen bir Hadisi şerifte: "Ümmetimden birisi gelir, Ona ‘Sıla’ ismini verirler. Onun şefaati ile çok kimseler Cennete girer." buyrulmuştur.

    Araştırmadan "bu sözün aslı yoktur" diye konuşup milleti aldatmayın.

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Allah ideolojik saplantılardan kurtarsın. Cemul cevamie bir kez baktın mı? Allah için söyle. Bu kitap hadis için bir kaynak mıdır? Hadisçilere sor. Mesele, kendi saplantımızı ispat etmek mi, Allah Rasulüne ait olan ya da olmayan hadisleri ayırıp, hangisi ona ait ise onu doğru anlayıp ona göre yaşamak mı?

    Milleti aldatan kim, be hey gafil? Cahillikten kurtulmak zor, anladık, ama insan en azından edepli olamaz mı? Haddini bilemez mi?

    vote 4.5 Katılıyor musunuz?  evet (185)  /  hayır (224)

  • 122 |

    cevap

    12.12.2008 tarihinde , zafer demiş ki

    " Nasıl bir İslam anlayışı bu ya Rab!

    Rabıtayı bir şekilde izah edebilirsiniz, bu belki mümkün. Ama Kitap Sünnet ve kıyasla sabit ne demek? Bir nebze usul okumuş birisi buna ne der?

    Kendi doğrularımızın doğruluğunu ispata çalışmayalım, doğrulara ulaşmaya çalışalım.

    Bunun için Allaha çok dua edelim. "

    Ne varmış yorum yazan arkadaşın islam anlayışında? Kendisini tebrik ediyorum. Yorumuna da can-ı gönülden katılıyorum. Nasıl katılmayayım ki Mektubat ve risale-i Halidiyye gibi iki çok önemli eserden ve kur'anı kerim gibi en büyük ve en kuvvetli kaynaktan deliller getirmiş.

    Rabıtayı hiçbir sağlam gerekçeye dayanmadan inkar edenin siz olduğunu gözönüne aldığımızda Allaha en çok dua etmesi gereken siz oluyorsunuz.

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Evet, ben Allaha çok dua ediyorum, bize de size de hakikati olduğu gibi göstersin, âmiin

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet (238)  /  hayır (227)

  • 123 |

    ulama-i zahir-ulama-i batın

    20.12.2008 tarihinde , furkan demiş ki

    tasavvuf erbabı bunu zikrullah için bir metod olarak kullanır.Şimdi zikrullah tartışılır mı ? Faruk hoca bunu ibadet bazında ele almış ve öyle değerlendirmiş aslında tamamen red etmek istiyor ama çevresinde ilmine güvendiği ,yaşam biçimi ve ahlakı çok hoşuna giden insanları geri planada atamıyor.Zahiri planda delil arıyor.Namaz oruç gibi açık bir emir olması mümkü mü öyle olsa herkesi ilzam etmez mi bunu ulama (zahiri, batıni-batıniler anlaşılmasın) ilk asırlardan beri tartışarak gelmiş ve öyle olmaya devam edecek .mesele 800 sene meselesi değil.o zaman başta ibn teymiye vs. tarikatlara durup dururken saldırır mı? şunu bilelim ki herkes önce zahiri şerattan sorumlu. öbür kısmı imaamı rabbani ölçeğinde bir ahlak eğitimi nefis terbiyesi bukişilerin kendi tercihi. kimse kimseyi dışlamasa. ben öylece ilahi dengenin kurlduğuna inanıyorum.onlar kendilerini şöyle ifade ediyorlar" men lem yezuk vah"tadmayan bilmez.

    vote 4.2 Katılıyor musunuz?  evet (165)  /  hayır (228)

  • 124 |

    ehli olanlara sormalı

    21.12.2008 tarihinde , a. kadir demiş ki

    faruk hocamızın yazısını ve yorumların bir kısmını okudum.genelde objektiflikten uzak. halbuki rabıta, ehlince malumdur ki, tasavvuf disiplininde uygulanagelen etkili bir terbiye usuludur. bir fıkhçının (aslında fakih, Efendimiz(sav) in yaşantısını fıkhedendir. tefakkuh edendir. bu anlamda fıkıh ile tasavvuf aslında iç içedir) tasavvufa dair oldukça teknik ve hassas bir konuyu izaha kalkması haliyle bu tür sorunları beraberinde getirecektir. oysa ülkemiz ilahiyatlarında, tasavvuf alanındaki uzmanların bu konuları yazması daha isabetli olur. bir mutasavvıfın rabıtayı yorumlaması daha efradını cami' eğyarını mani' olur olur kanaatindeyim. saygılar..

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet (106)  /  hayır (96)

  • 125 |

    Peygamberin unuttuğu Rabıta(!)

    01.01.2009 tarihinde , Ahmet demiş ki

    Biz müslümanlar olarak Peygamber Efendimiz'in (S.A.V) bize uygulamalarından,gösterdiklerinden,öğrettiklerinden ve Kuran'dan sorumluyuz. Diğer insanlar kim olursa olsun hata yapabilir. İnancımıza göre de Allah (C.C) dinimizi tamamlamıştır. Tamamlanan dinin içerisinde Rabıta diye bir şey yoktur. Efendimiz (S.A.V) ve sahabi ve sonrakiler hiç böyle birşey yapmamışlardır. Halit Bağdadi denilen şahıs bunu Türkiye'ye sokmuştur. İslam aleminde Türkiye'den başka hiç bir yerde böyle birşey yoktur. İslam dini bu kadar sade ve anlaşılırken nerden tarikat başları neden bu kadar karma karışık hale getiriyorlar ki?.

    vote 4.1 Katılıyor musunuz?  evet (77)  /  hayır (109)

  • 126 |

    ALLAH dan istemek

    15.01.2009 tarihinde , adnan demiş ki

    yorumlarin bazilarinda ALLAH dan istememiz gerektigini savunanlar a bir kac sorum var.1-neden bazi sahabeler özellikle peygamberimize gelip onun icin dua etmesini isterlerdi ?(yani kendisi de dua edebilirdi .) 2-neden peygamberimiz dinin cogu emirlerini cebrail vasitasiyla aliyordu .nicin direkt ALLAH dan almiyordu....

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Ben söyleyeyim:
    1.Hz Peygamberden dua isteyenler onun da Allah'tan istemesini istiyorlardı, ama ona ibadet etmiyorlardı. Siz de bir efendiden dua isteyebilirsiniz, ama onu ibadetinize ortak kılamazsınız.
    2.Allah isterse dinini beş kademeli de gönderebilir, bu onun tercihi. Madem ki Allah bir aracı koydu, o halde biz de bir aracı koyabiliriz denir mi? Bu dini koyan Allah, biz değiliz.

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet (89)  /  hayır (73)

  • 127 |

    güzel

    23.01.2009 tarihinde , tülay demiş ki

    slm bence hocamiz cok güzel bi sekilde anlatmis slm

    vote 4.7 Katılıyor musunuz?  evet (24)  /  hayır (27)

  • 128 |

    haddimizi bilelim

    29.01.2009 tarihinde , alptekin demiş ki

    Yorum yapan arkadaşların çoğu defa ileri geri,dayanaksız,'ben böyle düşünüyorum,ben çevremden bunu gördüm bunu öğrendim,size hitaben 'sen yanlış biliyorsun' tarzında şeyler söylediklerini gördüm ve çok üzüldüm.Ne olursa olsun burda ilim erbabı bir insan var,şeyhlerinize hocalarınıza alim oldukları için,Allah ın sevgili kulu olduklarını düşündüğünüz için el pençe divan dururken (ki buna da yanlış demiyorum),burda sırf sizin gibi düşünmüyor diye cahil cesaretiyle böylesi laflar etmeniz sadece size zarar verir,Faruk Beşer Hoca'ya birşey olmaz,O da siz dediniz diye o kadar bilgisinin üzerine söylediği şeyler hakkındaki görüşlerinizi değiştirmez sanırım.Bu tavır Faruk Beşer'e yapılmış bir edepsizlikten öte,ilim ahlakına aykırı ve ilme yapılmış bir edepsizliktir!

    Çoğu zaman Bir ilim erbabına,başka ilim erbabı zatları referans gösteriyorsunuz ve o doğru sen yanlışsın diyebiliyorsunuz.Siz o alimin dediğiyle amel edebilirsiniz ama bu size bu cürret etme hakkını tanımaz.aklınıza takılan,mutmain olmadığınız cevapları irdeleyip sorarsınız ama haddi aşmadan.Alimler arasındaki ihtilaflar bizler için rahmettir, kendinize gelin.

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (26)  /  hayır (26)

  • 129 |

    EL İNSAF HOCAM EL İNSAF..

    07.04.2009 tarihinde , HÜSEYİN demiş ki

    ''ehli sünnet ve cemaatin bir kısım zahiralimleri ile,ehli sünnetve cemaate mensup bazı siyaset ehli gafil insanlar,tarikat ehli içinde gördükleri bazı suistimalleri ve hataları bahane ederek,o muazzam hazineyi kapatmak,tahrib etmek ve bir nevi ab-ı hayatı dağıtan o kevser kaynağını kurutmak için çalışıyorlar. oysa eşyada kusursuzluk sözkonusu değildir.ehil olmayanlar bir işe girseler,elbette suistimal edebilirler.fakat cenabı hak,ahirette,amellerin muhasebesi dusturiyla,rabbani adaletini,hasenat ve seyyiatın muvazenesiyle gösteriyor.seyyiat üstün gelse cezalandırır,reddeder.hasenat galip gelse mükafatlandırıyor.madem,ilahi adalet böyle hükmeder ve hakikat dahil bunu hak görür.tarikatın yani sünneti seniyye dairesindeki tarikatın-hasenatının seyyiatına üstün geldiğine deliltarikat ehlinin,dinsizliğin hucumu zamanında imanlarını koruyabilmeleridir.sıradan,samimi bir tarikat ehli,zahiri bir ilim ehlinden çok kendisini muhafaza edebilir.o tarikat zevki sayesinde ve evliyaya duyduğu muhabbet yönüyle imanını kurtarır.günahlarla fıska girebilir ama asla dinsiz olmaz.şiddetli bir muhabbet ve metin bir itikadla kutup olarak gördüğü meşayih silsilesini,onun nazarında hiç bir kuvvet çürütemez.TARİKATTAN HİSSESİ OLMAYAN VE KALBİ HAREKETE GELMEYEN,BİR MUHAKKİK ALİMDE OLSA,BU ZAMANIN ZINDIKLARININ DESİSELARİNE KARŞI KENDİSİNİ TAM MUHAFAZA ETMESİ ZORLAŞMIŞTIR.''

    139.NURSİ.1.CİLT.S.562

    tasavvuf risalesi

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Be, aklı hakikaten eksik çalışan kardeşlerim.
    Biz tasavvufa ve tarikata karşı değiliz, onun cahiller ya da hainler elinde melabe ya da sömürü aracı olmasına karşıyız. Yani kitapsızlığa ve sünnetsizliğe karşıyız. Buna karşı olmayalım mı?
    İmam Rabbanî'nin şu sözü sizce de anlamlı değil mi: "Kıyamette biz tarikattan değil, şeriattan hesaba çekileceğiz".
    Nasıl hadisi şerifler güçlü bir otorite olduğu için zındıklar hadis uydurmuşsa, tarikat da güçlü bir otorite olduğu için bu günün zındıkları da tarikat uyduruyorlar.
    Hadisi şerifleri, uydurma olanlarından ayıklama caiz oluyor ve bunun bir usulü oluyor da, sapık tarikatları ayıklama caiz olmuyor mu? Yani adına tarikat denince sorgulanamaz bir kurum oluyor. O halde bunu ayıklamanın ölçüsü ne? Bunu da ben size sorayım.
    Ne söylediğimizi anlamadan konuşanlar ayıp ediyorlar.

    Allah basiret ve iz'an versin

    vote 6.0 Katılıyor musunuz?  evet (108)  /  hayır (73)

  • 130 |

    EL İNSAF HOCAM...

    07.04.2009 tarihinde , hüseyin demiş ki

    ''tarikattan hissesi olmayan ve kalbi harekete gelmeyen ,bir muhakkik alimde olsa, bu zamanın zındıklarının desiselerine karşı kendisini tam muhafaza etmesi zorlaşmıştır.'' bediüzzaman böyle derken ,fethullah hoca rabıta hakkında ''nurun ala nur'' derken,bırakın böyle nefisten konuşmaları...vesselam...kırkıncı hoca der ki: kişi namazda iken kabeyi düşününce şirk olmuyorda ,kalbini allahın nurlarına odak etmiş bir mürşidi düşününce ve ona yönelerekten allaha giden biri mi şirke girecek...veselam..

    vote 4.6 Katılıyor musunuz?  evet (87)  /  hayır (102)

  • 131 |

    selamün aleyküm

    07.04.2009 tarihinde , hüseyin demiş ki

    hocam allah için bir kaç yorum yapmaya çalışmışsınız ama insaf tan uzak..niye mi? gerçi gönderdiğim yorumların ulaştığına da bilmiyorum ama yinede deniyorum..

    fethullah hoca rabıta için nurun ala nur derken,mehmet kırkıncı hoca kabeyi namazda düşününce şirk olmuyorda mürşidi kamili o nur menbağını düşününce mi şirk olacak derken , siz niye insanların kafasını bulandırıyorsunuz ki..insanlar hitabeti ve ilmi olan nice insanların sohbetini dinliyor ama yola gelen hidayeti bulan kaç kişi..ama onların nurlu simalarını görenler ,konuşmasa bile islama sımsıkı sarılıyor..sizce bu ne...anlatın hocam ..allah için..

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (91)  /  hayır (90)

  • 132 |

    güzel insanlar tasavvufta

    08.04.2009 tarihinde , uğur ışık demiş ki

    şahsen anlamadığım evet kaynak yok ama baktığımda gerçekten budine sahip çıkanlar hep tarikat ehli olmuştur rabıta ehli olmuştur müceddidler hep ordadıdır mesela imam-ı gazali hz. ısrarla der (ALLAH ONDAN RAZI OLSUN) TASAVVUV DOĞRU YOLDUR DİYE VE HAKKAL YAKİN BİRŞEKİLDE ORDA TATTIM DER İSLAMI İMAM-I RABBANİ (ALLAH ONDAN RAZI OLSUN ) ODA ISRARLA DER RABITASIZ İLERLENEMEZ DİYE ZATEN BUYOLU İKİYE AYIRIRLAR TARİKAT VE ŞERİAT DİYE VE TARİKAT ŞERİATTEN YANİ HAKİKATTEN ÜSTÜNDÜR DERLER RABBİM BİZLERİ DOĞRUYA ERİŞTİRSİN İNŞALLAH BİZLERİ BUNLAR GÖNÜL EHLİ OLUYORLAR ALLAH HEPSİNDEN RAZI OLSUN İNANIN ONLARA KÖTÜBİRŞEY DİYENİN İMANINDAN ŞÜPE EDERİM ÇÜNKÜ BEN NEZAMAN ONLAR HAKKINDA KÖTÜ BİRŞEY DÜŞÜNSEM SIRATİ MÜSTAKİMDEN ÇIKAR GİBİ OLUYORUM İMAM GAZALİ HZ. OKUYUNCA GÖNLÜM BİR HOŞ OLUYOR VE BEN ONA TABİYİM ODA RESULULLAHA TABİ (ALEYSALATÜ VESSELAM)

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Bunlar gerçekler değil, sizin düşündükleriniz, ama olsun.

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet (107)  /  hayır (89)

  • 133 |

    aklı tam çalışan hocam!!!

    09.04.2009 tarihinde , hüseyin demiş ki

    fazla söze ne hacet...imamı azam der ki:karşıda ki insan anlayabilecek ve işi münakaşaya çevirmeyecekse anlatın...yoksa kesin...hocam size ne dense yine bildiklerinizi söyleyecek ve doğru bulsanız bile rabıtayı nefis yaparak söylemeyeceğe benziyorsunuz...fethullah hocadan,mehmet kırkıncıdan örnek verdiğim rabıtaya yorum yapmamışsınız...tarikat ve tasavvufa karşı olmadığınızı belirten sözler yazmışsınız...nasıl inanış bu anlamadım..

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Bu gidişle anlayacağınız da yok. Allah selamet versin.

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet (91)  /  hayır (75)

  • 134 |

    sayın hocam..

    09.04.2009 tarihinde , hüseyin demiş ki

    rabıtanın yapılış şekline bakıp ,bu şeklin dindeki yerini aramaya gerek yoktur.burada şekle değil,fayda ve hedefe bakılmlıdır..insanı zikir ve edebe sevk eden,terbiyeye yardımcı ,terakkiye vesile olan herşey hayırlıdır.bu faydalı usül ve yöntemler ,bir başka dinin temel ilkesi ve ayırt edici özelliği değilse taklit bile edilebilir..fıkıhta temel anlayış şudur:bir durum din tarafın dan yasak edilmemişse ve dinin ruhunada aykırı değilse ,o şey bu haliyle mübahtır..mübahta yerine göre bazen fazilet olur,bazende farz gibi kıymet kazanır..

    hocam üzülerek belirtelim ki,tasavvufun içine girmeyen ,onu gerçek üstadından öğrenmeyip sadece kendi bakış açısıyla değerlendiren bazı yazarlar ,tasavvuftaki bir takım şekil ve kelimelerin zahirine takılarak ,hatalı sonuçlara varmışlar ,doğru ile eğriyi ,sağlam ile sakatı ayıramamışlardır..aslında dertlerine derman olacak bir ilacı zehir diye tanıtmışlardır..vesselam..

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    İşte insanın aklıyla bir İslam oluşturup, sonra da onu doğru diye savunmasının tipik bir örneği. Oysa İslam bizim önceden kabul ettiğimiz ideoloji değil, Allah'ın kendi elçisine gönderdiği dindir.

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet (92)  /  hayır (82)

  • 135 |

    DIKKAT LUTFEN

    22.04.2009 tarihinde , Nihat Erim Dagci demiş ki

    oncelikle bu sitede yorum yapan arkadaslar lutfen biraz uslubunuzu dikkatli kullanin hocamiz sadece sorulari yanitlliyor bazi kendi bilmeyen kisiler dengesizlik yapiyor dinlemezsen ceker gidersin aklina yatmazsa dinlemezsin ama faruk hocamiza karsi biraz saygili olun faruk hocamiz gibi

    kac tane dogru sekilde dinimizi anlatan hocalar var bu zamanda din adamlarina once saygiyi ogrenin yukarda bazi kisiler sucu bucu demisler bende onlardanim itirazi olan varsa gelsin goruyum saygili olun ve terbiyenizi takilin bilgin yoksa git ogrende gel kardesim birakinda hocada gorevini yapsin soru soruyorsunuz sonrada itiraz ediyorsunuz

    saygilarimi sunarim faruk hocam Allaha emanet olun

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet (85)  /  hayır (70)

  • 136 |

    günümüzdeki tasavvufun gerçek

    25.04.2009 tarihinde , ensar-i demiş ki

    hocam öncelıkle elınıze saglık guzel bir yazı.bazı kesimler size şiddetle saldırıyorlar ki kendilerince haklılar atalarından gördükleri dini yaşıyanlar bu dinin asıl tebliğcisini unutmuş durumdalar ama şunu unutmayalımki atalarımız hata yapabilirler yanlış yollara sapmış olabilirler.bu yüzden peygamberler hariç kimseyi masum göremeyiz.bu tarz sapık ibadetlerden yani bidatlerden korunmanın yolu kuranda ve sünnette emredilmeyen hertürlü dini fiillerden kaçınmaktır.rabıtaymış, semaymış, tefli zikirmiş.vb.bunların hepsi bidattir aksini idda eden delilini ortaya koysun ama delil kuran ve sünnetten olsun yoksa Falanca sunu dedı mevlana bunu yaptı demesin çünkü o insanlar peygamber degiller ve yaptıkları söyledikleri müslümanlara delil olmaz olamaz .evet tasavvufun bugunkü hali içler acısı dır bidat ve şirki kokan bir çok davranışları vardır.şeyhlerini kainatın yönetilmesinde haşa tasarruf sahibi olduguna inanırlar şeylerinin cennetlik oldukları gibi kendilerinide cennete götüreceklerine inanırlar ölmüş insanlardan yardım dilenirler fakat bilmezler mi ki ölülerin dirilere ihtiyacı vardır.(allahtan onlar için magfiret dilemek) ama tasavvuf ehli buna inanmazlar ve allahla aralarına aracılar koymadan ibadet etmezler halbukı peygamber efendimiz (sav) yardım isteyeceksen allahtan iste demiştir.ve bizi temiz bir tevhid inancına davet etmiştir.ama malesef müslüman kardeşlerimiz bu gün allahın bize emretmedigi,resulunun tatbık etmedıgı bırtakım davranıslarda ısrar etmektedırler.allah bızıde onlarıda affetsın ve dosdogru yola ilesin inşallah amiin...

    vote 5.8 Katılıyor musunuz?  evet (117)  /  hayır (84)

  • 137 |

    tam beklediğim gibi..

    07.07.2009 tarihinde , Faruk X demiş ki

    s.a hocam hakikaten bunu bekliyordum yani Efendimiz (s.a.v)bunu yapın demediği halde Ali İmran suresinin 200. ayeti kerimesinde geçen 'rabitu' yu çevirdiler istedikleri şekilde yorumladılar bence de bidat olması yüksek bazı cemaatler ise rabıtayı namazdan üstün tutuyorlar cevabınız çok güzel Allah razı olsun TV programınızıda dinledim o daha da güzeldi Allah daima doğru konuşanlardan eylesin selam ve dua ile...(not : bazı hatallı yazılarım olduysa affoluna.)

    vote 4.6 Katılıyor musunuz?  evet (23)  /  hayır (27)

  • 138 |

    rabıta

    29.07.2009 tarihinde , Hüseyin ŞENGİL demiş ki

    Bendeniz, hem rabıtanın dindışı olduğuna kanaat edip hem de bahsi geçen bir zamanlar birinden Faruk Beşer'in de istifade ettiği -büyük ihtimal rabıta da yaptığı - üç tarikatın istisna tutulmasını anlayamadım. İyi biliyorum ki bu üç tarikat Rabıtanın en hararetli savunucusudurlar.

    Ayrıca rabıtanın diniçinde olduğunu söyleyen bir tarikat da bilmiyorum, denildiği gibi rabıta bir disiplin ve eğitim tarzıdır.

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet (23)  /  hayır (22)

  • 139 |

    rabıta-tarikat

    29.07.2009 tarihinde , Hüseyin Şengil demiş ki

    Faruk hocam acaba, cahil cühelanın elinde olduğunu söylediği tarikatlara önerdiği kamil bir mürşit adayı var mıdır? Ya da yakın dönemde sevip saydığı böyle bir mürşit olmuş mudur? Varsa onlar rabıta konusunda kendilerine 'tavsiyelerde' bulunmuş mudur?

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet (24)  /  hayır (21)

  • 140 |

    Çelişki

    30.07.2009 tarihinde , mustafa şimşek demiş ki

    Yorum yazan bazı arkadaşlar, hocamız için " Hem rabıta bid'attir diyor,hem de kendilerinde rabıta uygulaması olan üç cemaati ayrı tutuyor; bu bir çelişkidir" demişler. Halbuki hocamız, o cemaatleri rabıta yönüyle değil, "sahtekarlık, derin ilişkiler ve düzenbazlığın hakim olduğu karanlık odaklar" olup-olmamaları yönüyle diğerlerinden ayırmış. bu da bazı arkadaşların önyargılarının, sadece basiretlerini kapadığını değil, okumalarını bile hatalı ve yanlış yaptırdığını gösteriyor.

    Bugün konuyu araştırırken rastladığım yazınız için çok teşekkür ederim; aynen katıldığımız düşüncelerinizden çok istifade ettik. yakın çevremde dillendirdiğim rabıta konusundaki tecdid meselesini sizin de kaleme almış olduğunuzu görünce kendime sağlam bir kaynak bulmuş olmanın sevincini yaşıyorum. Allah gayretlerinizi ve ecrinizi artırsın.

    vote 3.9 Katılıyor musunuz?  evet (52)  /  hayır (83)

  • 141 |

    rabıta

    16.08.2009 tarihinde , hakan balcı demiş ki

    rabıtayı savunan arkadaşlar anlatmışlarda anlatmışlar ama ben rabıtayı anlatan bir ayet veya hadis yazdıklarını göremedim

    bir tarikat ehlinin sözü.Yüce Allah(haşa)kainatın yönetimini şeyh efendiye bırakmış şeyh efendi kainatta bir iş yapacağı zaman Yüce Allah' a karşı edepsizlik olmasın diye yapacağı şeyi sorarmış mış .bir tane daha peygamberlik neki zahir mesleği ....Allah cehaletten bizleri korusun Kuran ve Sünnetten ayırmasın

    vote 4.3 Katılıyor musunuz?  evet (20)  /  hayır (26)

  • 142 |

    Rabıtayı destekleyenlere!!!

    28.08.2009 tarihinde , Üzeyir Durmuş demiş ki

    Rabıtayı savunan kardeşlerimiz Peygamber Efendimizin veya Sahabe-i Kiram'ın ve onlardan sonra gelen tabiinin böyle birşey yapmadığını bilmiyorlar sanırım.. Ve Allah Rasulü'nün getirdiği dinde bunun olmadığını da.. Onun getirdiği dinde olmayan ibadet türü şeylerin bidat olduğunu da.. Rabıta bir çeşit ibadettir. Çünkü onu yapan onunla Allah'a yakınlaşmayı ve sevap kazanmayı umuyor.

    Bir de şuna dikkat etmek gerek: Dinde hiçbir alimin kendi kanaatiyle bağlayıcı bir hüküm ortaya koyması mümkün değildir. Şu halde bazı alimler (!) buna caiz dese de bu kabul edilmesi gereken bir hüküm değildir. Ayrıca bir kimsenin tuvalette akla gelmesiyle onu düşünüp ondan feyiz geldiğine inanmak aynı şey değildir. Hz. Ebu Bekir -haşa- tuvalette Peygamber Efendimizin iki kaşının arasından kendine feyz geldiğini mi hayal ediyormuş. Lütfen bazı kimselerin sözlerini nakletmeden önce biraz oturup üzerlerinde düşünelim.

    vote 4.4 Katılıyor musunuz?  evet (21)  /  hayır (27)

  • 143 |

    dini anlama mantığı

    31.08.2009 tarihinde , savaş sekin demiş ki

    Yapılan yorumlara bakıldığında, rabıtanın varlığını destekleyen arkadaşların, adeta bir matematik işleminin sonuna önce = işareti koyarak sonucu yazdıklarını ve daha sonra da problemi, önceden tayin edilmiş sonuca uyarlamaya gayret ettiklerini müşahade ediyoruz.

    Rabıtayı savunanların getişmiş oldukları delilere baktığımda hayretler içerisind ekalıyorum. Bir ayet-i Kerimenin, bir Hadis-i Şerif'in bu kadar zorlama yorumlara maruz kalması beniz üzüyor. İnsanların dini kaynakları doğru mantıkla anlama ve hayat ve fikriyatını ona göre tanzim etmesi gerekirken, bunları kendi düşünce tarzına uyduracak şekilde zorlama yorum yapması, dinin anlaşılması ve uygulanması noktasında bu insanlar adına beni kaygılandırıyor ve korkutuyor.

    Sayın hocamıza kıymetli yorumları için teşekkür ediyorum. Allah razı olsun.

    vote 4.5 Katılıyor musunuz?  evet (58)  /  hayır (72)

  • 144 |

    rabıta-i şerife..

    10.09.2009 tarihinde , salih bir kuLL demiş ki

    mübarek üztazımız SüLEYMAN HL Mİ TUNAHAN (k.s) hazretlerinin sözünü hatırlatmak isterimm:

    --Râbıtaya ehil olmayanlara ilim öğretmek harâminin eline kılıç vermek gibidir. Fuyûzât-ı ilâhiden mahrum olduklarından öğrendikleri ilmi dünya menfaatine âlet ederler.

    karşı cıktığınız ve yok saydığınız rabıta-i şerifeyi imam olarak kabul ettiğiniz imam-ı rabbani hazretleri mektubatı şeriflerinde bir çok yerde zikrediyor ve rabıtayı inkar eden alim kötü alimdir onların dünyada mal mülk ve makamdan başka bir gaye ve arzuları yoktur..ki imam-ı rabbanii, resulullahın hadisi şeriflerine nail olmuş büyük bir mücdehittir.resulullah efendimiz bir hadisi şeriflerinde :

    --bin yıl sonra ümmetime sıla isminde biri gelecek..öyle karışık zmanda gelecekki müminler bid'atlere dalmıs gitmiş olacaklar..işte o kimse gelince ümmetimi bir hizaya sokacak o kimse sayesinde bir çok kişi onun ahirette şefaatine nail olacaktır..bu hadisi şerifin imam-ı rabbaniye delalet ettiğini tüm islam alimleri kabul etmiştir..

    siz şimdi çıkıp rabıta yok diyorsunuz..eğer ki sizin bu yazdığınız yorumları okuyupta nakşi tariikatına kin beslemeye baslayan bir kişinin mes'uliyetini huzuru ilahide hesabını siz vereceksiniz..yazdığınız yorumlara dikkat edinn ehil olmadığınız konularda kesin hüküm werip cahillerden olmayınn..

    madem rabıtaya ehil değilsiniz bari karsı cıkmayın siz yapmayın ama bu feyzi alacak kişilere de mani olmayınn.. o mertebeye ancakk allahın halis kulları nail olur..

    Allah Teala hidayetine erdirir inşaallah sizleri..

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Amiin hepimizi inşallah.

    Hem Hz Peygambere yalan hadis nispet etme, hem de bütün İslam alimlerinin bunu kabul ettiği yalanı. Bunlardan Allaha sığınırız.

    vote 4.4 Katılıyor musunuz?  evet (18)  /  hayır (23)

  • 145 |

    rabıta mı?

    10.09.2009 tarihinde , kelebek demiş ki

    bu konuyu öyle araştırdım ki artık yoruldum ve anladım ki hiçbir zaman içime sinmeyecek... rabıta sadece şeyhi düşünmeyle kalmıyor ki.ALLAH TAN şeyhe bir nurun indiğini ve şeyhten müride aktığını ,onunla günahların temizlendiğine de inanılıyor.düşünüp de örnek almaya kimse birşey demiyor ama bu nurun inip günah temizlemesi nedir bir türlü anlayamıyorum.. eğer ki gerçekten saatlerimizi illa birini düşünmeye ayıracaksak öncelikle ALLAH IN ZATINI DEĞİL NİMETLERİNİ, PEYGAMBERİMİZİ, SAHABEYİ düşünelim...öncelik budur.. her gün 1 sahabenin hayatı okunarak ( okurken ders alarak) gayet iyi bir rabıta yapılabilir.UNUTULMASIN HADİSLE SABİTTİR Kİ EN HAYIRLI NESİL SAHABE NESLİDİR VE ONLAR BİZE ÖRNEK OLDULAR. ayrıca benim dikkatimi çeken bir şey daha var.. peygamberimiz iyice anlaşılması gereken bir şeyi 3 kere tekrarlarmış. HADİSE BİR BAKIN.EFENDİMİZ RABITANIN TANIMI NI YAPIYOR VE SONUNDA 3 KERE RABITA BUDUR DİYOR. son olarak belki böyle düşündüğüm için vehhabi ilan edileceğim (genelde tarikatler eleştirilince böyle oluyor) ama içim rahat...çünkü biliyorum ki vehhabi değilim.

    vote 4.4 Katılıyor musunuz?  evet (21)  /  hayır (27)

  • 146 |

    KADINLAR VE RABITA

    23.10.2009 tarihinde , MUSTAFA ÖZCAN demiş ki

    PEKİ BİR KADININ ŞEYHİ DE OLSA BAŞKA BİR ERKEĞİ HAYLİNDE TASVVUR ETMESİ NE KADAR DOĞRU EĞER YANLIŞSA RABITA SİSTEMİ İÇİNDE YANLIŞLIKLARDAMI VAR

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Burada iki hatıramı anlatma zamanı geldi:

    1.Bir kadın bana telefon açıp sordu: Hocam, şeyhime rabıta yaparken değişik duygular hissetsem bir şey lazım gelir mi? Nasıl duygular, dedim. Bir kadın bir erkeğe karşı nasıl duygular beslerlse öyle duygular, dedi, Şaşırdım.

    2.Çok değer verdiğim, tarikat ehli, alim bir arkadaşım var. Hanımı da tarikat ehli, ancak onun şeyhi farklı. Yaklaşık yirmi beş otuz sene önce arkadaşımın şeyhi vefat edip yerine genç bir halefi şeyh olunca hanımı bu şeyhin resmini görmüş ve arkadaşıma tepkisi şöyle olmuş: "Aa! Nea kadar da genç! İnsan rabıta yaparken buna aşık olur".

    Yorumun size bırakıyorum. (FB)

    vote 4.4 Katılıyor musunuz?  evet (22)  /  hayır (28)

  • 147 |

    çelişki çelişki

    29.10.2009 tarihinde , eşkurleem demiş ki

    sayın hocamız kendince açıklamalarda bulunmuş.Ne hikmettir ki ilahiyat öğretimi almış kişiler tasavvuf ve tarikatlere karşı olumsuz bir eleştiri yöneltirler.işte bu açıklamada da baştan sonuna kadar haksız bir olumsuz eleştiri var. Ayrıca anlatılanların çelişkili olması da bir nevi açıklamanın doğruluğuna gölge düşürmektedir. Geçmişten günümüze ve geleceğe hitap eden Nakşibendiliğe olumsuz şekilde bir eleştiri getirilmesi kabul edilemez.

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Keşke yazdıklarımızı anlayanlar yorum yazsalar

    vote 5.8 Katılıyor musunuz?  evet (15)  /  hayır (11)

  • 148 |

    Faruk Bey açıklamanız gerekli

    28.11.2009 tarihinde , Ergan demiş ki

    "Çünkü çok azı hariç, tarikatlar bu gün ya cehalet ve sapmaların, ya da sahtekarlık, derin ilişkiler ve düzenbazlığın hakim olduğu karanlık odaklardır. ..........ancak tecdid, teceddüt ve yeniden Kurânî çizgiye gelem ihtiyacının umumi olduğunu söyleyebiliriz."

    F.EŞER

    Aslında anlattığınız sadece "rabıta değil" üçü hariç tarikatların gerçekte tuzak durumunda olduğu, ayrı tutulan üçde dahil Kurani çizgiye gelmelerinin zorunlu olduğudur.

    O halde eğer bu siteyi hizmet için kurduysanız, aktif durumdaki hangi tarikatler içerisinde bulunduğunuzu, hangi şeriatsizlikleri, sapkınlık ve düzenbazlıkları gördüğünüzü ayrıca bahsi geçen üç tarikatın hangi açıdan Kurani çizgiye çekilmesi gerektiğini yazmanız gerekli.

    Bu sizin bahsi geçecek tarikatlere bağlı insanlar adına vicdani bir sorumluluğunuzdur.

    Diğer taraftan bizler böylece kendimizi ve çocuklarımızı bu sapkın gruplardan koruyabilecek bilgiye erişmiş olabileceğiz.

    Yapacağınız bu açıklamadan sonra, bizim de makaleniz ve konuyla ilgili TV konuşmalarınızı da içeren bir değerlendirmemiz kendi sitelerimizde yer alacaktır.

    İyi çalışmalar

    vote 6.9 Katılıyor musunuz?  evet (47)  /  hayır (21)

  • 149 |

    TASAVVUF HAL OKULUDUR.

    11.12.2009 tarihinde , Aytek demiş ki

    ŞU İKİ KİŞİNİN ÇIKARDIĞI FİTNEYİ ŞEYTAN BİLE ÇIKARAMAZ:

    KALBİ DÜNYA DOLU ALİM VE İLİMSİZ SUFİ.

    EY AĞALAR, GARDAŞLAR. BEN TASAVVUFUN İÇİNDEYİM. ALLAH BENİM YARATICIM VE BENİ RIZIKLANDIRAN VE BENİ ÖLDÜRECEK OLAN YARATTIKLARINDAN MÜNEZZEH OLAN YÜCE ZATTIR. ŞEYHİM İSE RASULUN AHLAKIYLA AHLAKLANMIŞ ONUN BOYASINA BÜRÜNMÜŞ KAMİL BİR İNSANDIR. ŞİMDİ BEN RABITA YAPARAK ONA BENZEMEYE, SEVDİĞİM İLE ZAHİREN BERABER OLAMADIĞIMDA KALBEN BERABER OLMA GAYESİ İLE HAYALEN ONU DÜŞÜNÜYORUM. BUNUNLA BİRLİKTE KALBİMDE BİR HUŞU VE SAYGI DUYUYORUM, BU HALİ YAŞIYORUM. YOK BU OLMAZ DİYENLERE ŞÖYLE DERİM. (GÖZÜNÜ KAPAT VE ÇOK UZUNCA ÇIPLAK VE GÜZEL BİR KIZ DÜŞÜN, BAKSENDE NELER DEĞİŞİYOR, RÜYADA BÖYLE. SEN YATAKTA YATARKEN, TERKAN UYANIP BAKIYORSUN BİR KABUS GÖRMÜŞSÜN OYSA SADECE UYUYORDUN.)

    ŞİMDİ TASAVVUFU HAL OLARAK YAŞAMAYAN BİRİ ÇIKIP BU KONUDA YORUM YAPARSA YANILIR. ÇÜNKÜ BALI YEMEKLE BALIN TARİFİN YAPMAK BİR DEĞİLDİR. ZAHİRİ BİLGSİ DİN FIKIH-HADİS-KURAN VB. BİLGİSİ OLMAYAN YENİ TÖVBE ETMİŞ Bİ SOFİ DE FAZLA KONUŞMASIN, O DAHA ÇOK İBADETLERİNİN KABUL OLUP OLMADIĞI HUSUSUNDA KORKSUN DURSUN. RABITAYA ŞİRK DİYENLERE GELİNCE: ŞAHI NAKŞİBEND, ABDULKADİR GEYLANİ İMAMI RABBANİ ABDULHAKİM ARVASİ HATTA İMAMI GAZALİ GİBİ BÜYÜK ALİM ZATLARA ŞİRKE GİRDİ DEMİŞ OLMUYORLAR MI? EL İNSAF! HATTA ONLARIN RASULA SALAT VE SELAMINADA ŞİRK DEMELERİ LAZIM GELİR. BU TAMDA BU ZAMANLARDA İBNİ TEYMİYE OKUYAN FAKAT ANLAYAMAYANLARIN SÖYLEDİĞİ ŞEYLERDİR. ALLAH HEPİZİ YANLI İŞLERDEN KORUSUN. ÖZELLİKLE İMAN VE DİNMİZİ HSUSUNDA DELALETE DÜŞMEKTEN KORUSUN. VESSELAM.

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Duanıza amin diyoruz, ama söylediklerimiz hayalî olmamalıdır. Mesela İmam Gazalî zamanında rabıta mı vardı ki, böyle diyorsunuz.
    Soruyu bir de şöyle soralım: Nasıl bir ibadettir ki, Allah Rasulü'nden altı yüz yıl sonraya kadar onu hiç kimse anlamamış ve uygulamamış da ondan sonra anlaşılmış?
    Peki, bu altı yüz yılda yaşayan insanlar boşuna mı yaşamışlar?

    vote 7.3 Katılıyor musunuz?  evet (57)  /  hayır (21)

  • 150 |

    rabita

    30.12.2009 tarihinde , dost demiş ki

    seyh nazim kibrisi hazretlerini izleyin internette rabitayi anlatiyor arkadaslar bunlar zahir alimi birde batil alimi var

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Bu kardeşimizi Allah söyletmiş, "bir de batıl alimi var".
    Bu batıl alimleri at eşek kesip insanrlara yedirirler ve İngiliz ajanlığı yapıp Amerika'da hayatlarını yaşarlar. Allah hakkı hak, batılı batıl göstersin, uyuyan gözleri açsın .

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet (23)  /  hayır (19)

  • 151 |

    Allah razı olsun hocam

    30.12.2009 tarihinde , sercan demiş ki

    birde onlar anlasalar ya hocam.Allah hepsine hidayet nasip eylesin.önlerine konulan açık delilleri nasıl inkar ederler.Allah sizden razı olsun.

    vote 3.4 Katılıyor musunuz?  evet (27)  /  hayır (53)

  • 152 |

    Ben Bu Yalnış'tan Döndüm...

    31.12.2009 tarihinde , Yusuf demiş ki

    ben eskiden bu bidat'i yapıyordum,görüşleri çok sert olarak bilinen müslüman kardeşler bana uyarı gelmişti,delilleriylede anlatmışlard,bunun bidatle birlikte şirk olabileceğini söylemişlerdi buradaki bu güzel cevabıda görünce içim ferahladı Rabbim Sizinde hocam beni ilk uyaran kardeşlerinde ilmini arttırsın...

    vote 3.3 Katılıyor musunuz?  evet (19)  /  hayır (39)

  • 153 |

    Rabıta bir ibadet değildir1

    31.12.2009 tarihinde , Aytek demiş ki

    Selamun aleykum gardaşlarım. Cehaletten Allah (c.c) hepimizi Korusun. İlme yönelenlere gerçeği göstersin.Rasulun ve ona tabi olanların izinden göndersin. Din ilmini bilmemiz şarttır, farzdır. İmamı Gazali Hz. Tasavvuf ilmini (halini) öğrenmeyi farzı ayin kabul etmiştir. Kendisi de önceleri Tasavvufa sıcak bakmıyordu. İşin içini çözmek için tasavvufu araştırdı öğrendi, ve yaşayışı ile hallerine duçar olmak istedi ve de ne oldu aşka düştü. Aynı akıbete uğrayanlardan oluruz inşallah. Rabıta karşısında ıslarla duran kerdeşler: şimdi ben desemki namazımda abdestimde dini kendi halimde yaşayan biriyim. akşamlarıda oturup meditasyon yapıyorum. Bu beni rahatlatıyor. Eminim buna çıkışmayacaksın. Hatta bazıları ne kadar modern diye düşüneceklerdir. Fakat akşam oturup kalbimi Allahın sevdiği şeylere bağlıyorum. Rasulune, yarattığı güzel eserlere, beyti kabeye, sünneti yaşayan bir şeyhe, Allah için sevdiğim bir arkadaşıma deyince kızıyorsun. Dediğimiz gibi rabıta ibadet değildir. Rabıta ibadetler için nefsi bencillikten kurtaran, insanı rahatlatan, dünya meşgalesini kalbinden çıkartan bir tekniktir...

    vote 7.3 Katılıyor musunuz?  evet (44)  /  hayır (16)

  • 154 |

    İlimsiz Olmaz2

    31.12.2009 tarihinde , Aytek demiş ki

    Ondan sonra çıkıp o şirk bu şirk. Rasula salat = şirk, Sakalı şerifi öpmek şirk, kabirlerde dua= şirk, Şeyh eli öpmek= şirk, rabıta= şirk diyenler türedi. Ya soruyorum buyurun: dedemin sakalını öpüyorum, karımın elini öpüyorum, karımı rabıta edip düşünüyorum şirke girmiyorum da bunları yapınca neden girecekmişim. Be ahmak adamlar insan her zaman bir rabıtada değil midir? Namazda bile bin bir türlü düşünce kalpte dolaşıyor E ahmak ona şirk buna şirk deyip savunan adam, o zaman sende namazında aklına bir görüntü gelince şirke girmiş oluyorsun. Bir de şu diyoloğun ipini kaçıranlar. Eski evliya ve alimler eminim bu dini sizden daha az biliyorlardı, böyle şeyler o yüzden söylemediler! iyi ki size bırakmışlar… Ey tasavvufu (Sufizm vs) diye ayrıştıran zavallılar. İsmi sonradan konsa da tasavvuf dinin yaşayış biçimidir. İşte o yüzden bazı ilahiyatçıları eleştiriyoruz. Hepsi bir değil Allah aklı başında olan her ilahiyatçıyı tasavvufla (hal olarak) tanıştırsın inşallah. Rabıta Risalesi ile ilgili değişik kesimlerden eski ve yeni alimlerden detaylı bilgi için link: http://www.maneviyat.com/forum/yazilar/rabita_risalesi_ve_rabitayla_alakali_sorular_tasavvufta_rabita-t2201.0.html

    İnadına nefsiyle bilgiçlik taslayan delilere de şöyle diyoruz. Ey kendi üzerinizdeki yılan ve akrepleri bırakıp başkalarının sinekleriyle uğraşan kardeşler, siz dini anlatıp durun, biz dini yaşayamaya devam edeceğiz. Sürçü lisan ettikse af ola, saygı sevgi ve dualarla vesselam.

    SON SÖZ:

    "Şu iki kişinin çıkardıkları fitneyi, şeytan bile çıkaramaz: Dünyâ hırsına sâhip âlim ve ilimden yoksun sûfî." (Ebul Hasan Harkani k.s.)

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Evet, son sözünüze biz de katılıyoruz. Ve bunun bir de şiir olarak söylenmiş hali vardır ki, ben onu beğenerek okurum.

    فساد كبير عالم متهتك
    و أكبر منه جاهل متنسك
    هما فتنة للعالمين عظيمة
    لمن بهما في دينه يتمسك

    Anlamı: "Fesadın büyüğü, günaha dalmış bir alimdir
    Ama daha büyüğü ise  cahil bir sufi
    Bunlar örnek alanlar, dünyadaki en büyük fitneye düşmüş olurlar."

    Her ikisinden de Allah'a sığınıyoruz.
    Ama cahilin en kötüsü de cahil olduğunu bilmeyen cahillerdir.

    vote 8.0 Katılıyor musunuz?  evet (55)  /  hayır (14)

  • 155 |

    Tasavvuf derken3

    04.01.2010 tarihinde , Aytek demiş ki

    Ben bu yola girdiğimde, rüyamda Rasullalhı gördüm bana şöyle şöyle dedi. Ben kendi şeytanımı görebiliyorum, allahı anınca kaçıp gidiyor, sonra tekrar geliyor.. Ben aşıkların kokusunu alabiliyorum. Ben yüzünde nur olanı tanıyorum. Ben melekleri görüyorum. Ben sadıkların ruhaniyetini görebiliyorum. Kiramen katibin i omuzlarda görüyorum. İnsanları değişik sıfatlarda görüyorum. Kimini nurani kimini domuz suretinde, eşek vs. suretinde. Tüm bunlar manevi birer hediyedir. Bunların hepsi hikayedir diyenlere bende diyorumki. Bu yola girdiğimden beri yaptığım günahlara pismanlıktan dolayı gözümden yaş eksik olmuyor. Allahı anmadığım zamanlar gün içinde bunalıyorum. Üzerimdeki bazı hallerin tadına doyum olunmuyor. Bazen kokusunu alıyorum sanki peygamberin ve o koku dünyadan değil eminim. Ah onu bi koklasaydın. Bunlar ve daha nicesi yolun doğruluğunu ispatlayan dedillerdir. Şeriata uyan hususlarını fıkıf kitapları özetliyor zaten. İşte bu doğru yolda rabıta hedefi kısaltan yegane tekniktir. Allaha ulaşmanın en kestirme yoludur. Önce Kamil bir mürşide sonra Rasulun boyasına boyanmaktır. Ene den geçmektir, bencil olan nefsini unutmaktır..Ve en sonunda sülukün sonunda hakka vasıl olmaktır. Ama şeriata uymayan hiçbir şey kabulümüz değildir. Bizi şeriat üzere olmayan tarikat, tarik bir yol değildir. Yorumları opkuyup yayımladığınızı bildiğim için, öylece yazıverdim. Yayınlamak isterseniz siz bilirsiniz.

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Bunlar hiç Peygamberimizin anlattığı dine benzemiyor. O ve onu izleyenler dini hiç böyle görüntülerle anlatmadılar. Bunlar da birer şeytan iğvası olabilir. Abdülkadir Geylanî böyle görüntülerin ilmiyle şeytandan olduğunu anlamış ve şeytana, Hadi defol! diye bağırmış. Sizin de öyle ilminiz olsa kim bilir etrafınızda kaç şeyten gördeceksiniz.

    vote 7.3 Katılıyor musunuz?  evet (37)  /  hayır (14)

  • 156 |

    Yayınlanmayacak ama yolluyorum

    08.01.2010 tarihinde , Ömer Z. Dağıstani demiş ki

    Rabıtatül Mürşid: Ellerinde bir delil bulunmadığı halde, ehlullah’ın kemal ve feyzinden nasibsiz bazı alimlerin, çoğu taklidçi ve bilgisiz bazı kimselerin karşı çıktığı rabıta türü budur. Buda müridin kalbini, Allah’ın peygamberlerinden birine, veya O’nun veli kullarından bir veliye, veya hepsine birden, yada silsilesi Hz. Peygamber S.A.V. ulaşan kamil bir mürşide veya şeyhine, yada hakkında güzel duygular beslediği ve üstünlüğünü takdir ettiği birine bütün sevgi ve samimiyetiyle bağlanmasından ibarettir. Kullara emredilen ve onlardan istenen rabıta budur. Bunun gereği ise, müridin kalbini bağladığı kimselerden feyz alması, sıkıntıya düştüğü zamanlar onlardan yardım dilemesi ve problemine onların söz, hareket ve halleriyle çözüm bulmaya çalışması, onların bedeni veya manevi suret ve siretlerini hayalinde canlı tutmasıdır.

    Tasavvuf ve Tarikatlarla İlgili Fetvalar s.147-148-149-150 - Ömer Ziyaüddin Dağıstani

    vote 7.6 Katılıyor musunuz?  evet (45)  /  hayır (14)

  • 157 |

    buda yayınlanmayacak ama olsun

    08.01.2010 tarihinde , M. Emin ER demiş ki

    Rabıtanın çeşitleri vardır. Şirke yakın rabıta da vardır, meşru olan rabıta da vardır. Eğer ki şeyhin rabıtası şöyle olursa, sanki şeyhin yanındadır, sanki ona bakıyor gibi, onun için kendini toparlıyor, hatalardan sakınıyor, onun hareketlerini de hatıra getiriyor, ona kendisini uyduruyor. Bu meşrudur. Sahabiler Peygamber'in sözlerini nasıl muhafaza ederdi? Peygamber'in kalkıp oturmasını, bütün hareketleri de öyle hıfz ederdi. Hatta hadisi naklederken, Peygamber bunu söylerken yatıyordu, oturuyordu, oturuyordu kalktı, yüzü kızardı, sesi yükseldi... Bu şekil rabıta meşrudur. Ayet-i Kerime'nin meâlinde "Ey iman edenler Allah'tan korkun, sadıklarla beraber olun." buyuruluyor. Mümkünse onların sohbetinde bulunun, mümkün olmazsa manen onların yanındadır. Onların yanındaykenki o durumu hıfzında tutuyor. Bu rabıta da burdan alınmıştır. Bu ayet-i kerimenin şümulüne giriyor. Bir de hadis-i şerifte, "Sizin efdaliniz göründüğü zaman Allah hatıra geliyor." O zaman, onu sureten görmediği takdirde onun şeklini düşünüyor. Onu hatırladığı zaman Allah hatıra geliyor. Çok salih bir kişiyi gördüğü zaman Allah hatıra geliyor. Burda o zaman göz ile değil de, hatıra getirdiği zaman da Allah hatıra geliyor, Allah'ı zikrediyor.Şeyh rehberdir. Bu şekilde rabıta şirk değildir, faydası vardır; eğer itikad ediyorsa ki, rabıta vesiledir, murakabeye vesiledir. Bir müstakil insan, Allah'u Teâlâ beni görüyor, sözlerimi işitiyor, kalbimde olanı biliyor, vakıftır deyip her an bunu aklında tutuyor, gaflete dalmıyor, o dereceye gelenler rabıtayı terkederler.Rabıta maksud-u bizatı arada ki vasıta olmadığından, Allah olduğundan dolayı şirk olmuyor.

    vote 8.2 Katılıyor musunuz?  evet (58)  /  hayır (13)

  • 158 |

    üzülüyorum

    09.01.2010 tarihinde , dilucane demiş ki

    Defaaten mesaj göndermeme rağmen, yolladığım mesajlar hakaret vs içermemesine rağmen, hiçbirini yayınlamıyorsunuz. Açıkçası buda beni üzüyor ve üzdü. Buraya hakaret içerikli mesaj yazanlar -ki onları yayınlamışsınız- kadar olamamışız demekki. Eğer bilimsellik ve objektiflik dediğiniz şey bu ise, anladımki o bende yokmuş. Bu nedenle gönderdiğim mesajları yayınlamıyorsunuz. Son gönderdiğim iki mesaj;

    Ömer Ziyaüddün Dağıstani ve Muhammed Emin Er'in rabıta hakkındaki düşünceleriydi.

    Bu durumda artık ne söylenebilirki? Söylenecek tek şey, "UYARI" dediğiniz, mesaj kriterlerinizi değiştirin, demektir.

    vote 7.4 Katılıyor musunuz?  evet (45)  /  hayır (16)

  • 159 |

    Hocam nasil bir vebal altina..

    11.01.2010 tarihinde , Abdullah edali demiş ki

    Hocam Allah icin sizi elimden geldigi kadar dinlemeye calisiyorum. Cok onemli bilgilerde ogrendim. Ama tarikat ve rabita konusundaki goruslerinizin tamamiyla hatali oldugunu bildirmek zorundayim. Sizinde bildiginiz gibi tasavvuftaki rabita sadece kamil ve mukemmil bir seyhe yapilir ve kesinlikle bidat degildir. Allah icin bir dusunun, sizi seven ve izleyen insanlari Allah dostlarindan , hak tarikatlardan ve onlarin terbiye yontemlerinden uzaklastirmak ne buyuk bir vebaldir. Sizce Allah bunun hesabini sormaz mi?

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    "Kesinlikle bidat değildir" hükmünü hangi delillerle veriyorsunuz?
    İkinci olarak, bidat diyen ben değilim, Ramazan el-Buti diyor.
    Üçüncü olarak, ya gerçekten bidat ise ve biz bunu söylemezsek Allah bunu bize sormaz mı?
    Dördüncü olarak, Allah dostu, kamil ve mükemmil insan kimdir? Bunu kimden ve hangi delillerle öğreneceğiz. Kalkancıya da binlerce insan öyle demiyor muydu?
    Altıncı olarak, bizler tasavvufa, tarikata karşı değiliz, kitapsızlığa ve sünnetsizliğe karşıyız. Olmayalım mı?
    Birbirimize kızmayalım, kırmayalım, mesnetsiz bilgilerimizle birbirimizi itham etmeyelim, Hak için hakkı arayalım.

    vote 7.8 Katılıyor musunuz?  evet (46)  /  hayır (13)

  • 160 |

    okuyalım

    12.01.2010 tarihinde , dilucane demiş ki

    Faruk bey, siz Ramazan el Buti'yi öne sürüyorsunuz ama, bu din yalnızca onun Rey'i ilemi kaim? Ramazan el Buti insan değilmi? Reyinde hata edemezmi?

    Muhammed Zahid el Kevseri derki: “Sadıklarla berber olunuz” ayeti, rabıtaya delalet etmektedir. Asrımızda bazıları rabıta konusunda konuşmayı müşkil görüyorlar. Ben ise böyle görmüyorum. Çünkü selef ve halef ulemasından rabıtayı inkar eden kimseye rastlanmaz. Aksine İmam Razi ve Taftazani gibi alimler, ölüme karşı teveccühü istifaze isteyenler için gerekli bir iş olarak görürler. Bu işe, ancak hayal hazinesini tasavvur ederek teveccüh etmekle olur. Bunada tasavvuf ilminde “rabıta” denir. Usul ve füruda mükteda bih bir imam olan Vadiu’ş-Şeria müellifi, rabıtanın salik için luzumlu olduğunu sarih olarak ifade etmiştir.Muhammed Zahid El Kevseri Seha Neşriyat s.139

    Sahte banknotlar var diye, gerçek banknotları imha ediyormuyuz? Ali Kalkancı gibilerden dolayı bu metod mahkum edilebilirmi? Sizin bu meseleye objektif yaklaştığınızı düşünmüyorum, bu mesele hakkındaki metodunuzu, yine forumunuzda Risale-i Nur la ilgili sorulan bir soruya cevap verirken kullanmadığınızı görüyorum. Bu arada bundan önceki 3 mesajımı yayınladığınız için teşekkürler.

    Allah (c.c) cümlemizi rızasından ayırmasın. Âmin

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Bizim dinimizin kaynakları Katap, sünnet, icma ve kıyas yani ehlinden sadır olan içtihatlardır. Bunun dışındaki bilgiler bizi bağlamaz, doğru da olabilir yanlış da. Ancak din bu yolların dışından alınmaz. Biz bunu biliriz, başka da bir şey bilmeyiz. Bunların hiç birisinde bu gün bazı tarikatlarda rabıta denen şey asla yok. Var diyenler ya yalan söylüyor, ya da kabul edilemez baid tevillerle kendi zanrlarını anlatıyorlar. Allah Rasulü Efendimiz de buyuruyor ki, "Ben bu gün Kuranın nüzülü sebebiyle savaştığım gibi, yarın sizler de onun tevili sebebiyle savaşacaksınız".

    vote 7.7 Katılıyor musunuz?  evet (49)  /  hayır (15)

  • 161 |

    okuyalım

    12.01.2010 tarihinde , dilucane demiş ki

    Mesajımı yayınladığınız için yine teşekkür ediyorum. Siz diyorsunuz ki:

    Bizim dinimizin kaynakları Kitap, sünnet, icma ve kıyas yani ehlinden sadır olan içtihatlardır. Bunun dışındaki bilgiler bizi bağlamaz, doğru da olabilir yanlış da.

    El Hak çok doğru bir söz. Madem Kıyası kabul ediyor ve tarif ederken de “ehlinden sadır olan içtihatlardır” diyorsunuz. Öyleyse siz bu konuda Tasavvuf imamlarının içtihat alanı olan bir konuda, öncelikle onların içtihatlarını dikkate almak durumundasınız. Umarım artık bunu dikkate alırsınız.

    Olayı birde mefhumu muhalifinden ele alalımda verdiğiniz kaynakların hangisinde (kitap,sünnet,icma,kıyas) 1800 lere kadar rabıta şirk, haram veya bidat kabul edilmiş?

    Rabıtanın bidatliğinden önce sizin bunun şirk olup olmadığı, haram olup olmadığını ifade etmeniz daha isabetli olacaktır. Haramsa yada şirkse, hangi ayet ve hadislere göre haram yada şirk diyorsunuz bunu izah etmeniz lazım gelir. Ama şahsen şu ana kadar bunun haramlığı yada şirkliğine dair ellerindeki zannı ve sizin ifadenizle “baid tevilleri” nin dışında tek bir hüccetleri yoktur. Varsa buyurunuz yazınız. İnşallah “bidat” lik olayına bir sonraki mesajda değineceğim.

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Böyle bir mantık olur mu Allah aşkına!
    Bu mantık usulü fıkıh denen bir disiplinden habersiz bir mantıktır. Herkes dini istediği gibi anlama hakkına sahip midir?
    Ayrıca:
    1.Rasulüllah'ı izleyen altı yüz sene boyunca zaten bu anlamda bir rabıta yoktu ki, rabıtanın haramlığına dair bir şey söylenmiş olsun.
    2.Şu usul kuralının anlamı nedir? "Eşyada aslolan ibahadır, ama ibâdatta aslolan ademdir". Söyleyelim, bunun anlamı kısaca şudur: Yasak olduğuna dair bir delil bulunmayan eşya helaldir, ama meşruiyetine dair bir delil bulunmayan ibadet yasaktır. Çünkü ibadet koyma hakkı sadece Mabuda aittir.
    Meselenin anlaşılmasının sırrı Allah Rasulü'nün şu hadisi şeriflerinde gizlidir:
    "Kurânı kendi görüşüne göre tefsir eden, isabet etse bile hatalıdır. (Bir rivayette: küfre girer)".
    Gazalî Kurânın kendi görüşüne göre yorumlamanın ne anlama geldiğini şöyle açıklar:
    "Kişinin bağlı bulunduğu mezhebe, meşrebe (tarikata) göre benimsediği bir görüşü olur ve Kuranı, o görüşü destekleyecek şekilde yorumlarsa kendi görüşüne göre yorumlamış olur". İşte insanı hataya, (diğer rivayete göre, küfre) götüren durum budur.

    vote 7.9 Katılıyor musunuz?  evet (52)  /  hayır (14)

  • 162 |

    Hocam sizi yanlış tanımışız

    14.01.2010 tarihinde , eşkurleem demiş ki

    Televizyon kanallarına çıkıp da kendi nefsi istekleri doğrultusunda fetvalar veren bir çok ilahiyat mezunu, kendisini alim sanan kişilere şahit olmuştuk ama onlar kendilerini her halleriyle belli ediyordu ama sizi bu kişilerle aynı kefeye hiç koymamıştım. Ama rabıta konusundaki görüşleriniz ve bu konuyla birlikte tasavvuf ve tasavvuf alimlerine bakışınızı müşahede ettikten sonra anladım ki sizin de, kendini alim sanan, zahiri ilimle insanların gözünü boyayan, batıni ilimleri kavrama konusunda yetersiz kalan o insanlardan farkınız yok. Burdan yanlış mana çıkarmanıza gerek yok sayın hocam, ilminize elbette saygım var ama size faydası olacak ilminize saygım var. O ilminizin hesabını vereceğinizi siz daha iyi biliyorsunuz. Sizin yazdıklarınızdan şunu anladım, peygamber Efendimiz s.a.s döneminden bu yana gerçek İslam alimleri- ki tasavvuf ehli alimlerdir- ya da zühd sahibi zahid alimlerdir- siz kendi ilminizle o mübarek zatların fetvalarına meydan okurcasına fetvalar veriyorsunuz.

    İlahiyat mezunu olup da diploma almakla gerçek alim olunmayacağı herkesçe malumdur. Böyle alimler varsa da gayet tabii dir ki batın ilmini ve tasavvuf alimlerini anlamakta güçlük çekeceklerdir. Sizin bu söylemlerinizi gayet normal karşıladığımı da eklemek isterim çünkü Mevalana Hz. başta olmak üzere bir çok Allah dostu alimleri kabul etmeyip inkar eden bir çok ilahiyat mezunu kendisini alim olarak atfeden kişilere şahit oldum. Selam ve dua ile

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Sürekli söylüyorum ama bu arkadaş gibiler anlamamakta ısrar ediyorlar. Biz tasavvufa karşı değiliz, elimizden geldiği kadar da yaşıyoruz. Tasavvuf demek rabıta demek değildir. Rabıta yokken de tasavvuf vardı, şimdi de rabıtasız tasavvuf var.
    Demek ki biz ne kadar okursak okuyalım, sizin doğrularınıza uymadığımız zaman yanlış yapmış oluruz. Yani sizin peşin kabulleriniz  şaşmaz ilim, bizim ilimlerimiz hikaye. İnsan biraz akıllı, biraz insaflı olmalı değil mi? Bu rabıta denen şey ne menem bir şeymiş ki, sizin insanları tanımanız, onu kabul edip etmediklerine göre değişiyor. Bu mantıkla siz, büyük mezhep imamlarını, hatta en büyük sufilerden olan Gazaliyi bile itham eder, rabıtayı bilmemiş ve yapmamış zavallılar sınıfına koyabilirsiniz. Kim zavallı, şimdi anladınız mı?

    vote 6.3 Katılıyor musunuz?  evet (27)  /  hayır (16)

  • 163 |

    Rabita hakkinda...

    15.01.2010 tarihinde , Abdullah edali demiş ki

    "Kesinlikle bidat değildir" hükmünü hangi delillerle veriyorsunuz?

    İkinci olarak, bidat diyen ben değilim, Ramazan el-Buti diyor". demissiniz. Eger izin verirseniz benimde bu konuda bazi soylemek istedigim seyler var, yayinlarsiniz sevinirim.

    Araştırmalar bugünkü anlamda bir rabıta anlayışının, ilk defa Muhammed Bahaüddin Nakşibend (791/1388)'e isnad edildiğini göstermektedir.

    Rabıta konusunda yazılı en eski kaynak ise, İmam-ı Rabbani diye bilinen Ahmed Faruk es-Serhendi (1031-1621)'in Mektubat'ıdır. Mektubat'ın muhtelif yerlerinde rabıtanın zikirden de üstün erdirici bir yol olduğu, kamillerle sürdürülen manevi beraberliğin ve mürşidlerle uzaktan hayalen birlikte olmanın, Nakşibendiyye tarikatinde kemale götüren bir usûl olduğuna dair bilgiler verilmektedir.

    Manevi hallerin bir şeyhden diğerine rabt-ı kalble aktarılmasının usûlü diyebileceğimiz rabıta hakkında Mektubat'tan sonra en detaylı bilgi veren eser, Mevlâna Halid-i Bağdadi'nin "Er-risale fi hakkı'r-Rabıta"sı, Abdülhakim Arvasi'nin "Rabıta-ı Şerife"si, İbrahim Hilmi el-Kadîri'nin "Medaricû'l-hakika fi'r-rabıta'ınde ehli't-tarika"sı, Es'ad Sahib'in "Nurû'l-hidayeti ve'l-irfan"ı ve Mevlana Halîd'in halifelerinden Hasan ed-Duseri' nin "Er-rahmetü'l-habıta fi isbatı'r-rabıta"sı, Muhammed Sa'id Şeyda el-Cezeri'nin "ed-Dabıta fi'r-rabıta"sı zikredilebilir.

    Rabıtaya riayet eden mürid, şeyhinin hal ve vasıflarını her an göz önünde bulunduracağından, yavaş yavaş bu vasıfların kendisine geçmesine sebebiyet verir. Buna "Fena fi'ş-şeyh" adı verilmiştir. Bu, müridi "fena fi'r-Resul" ve "fena fillah"a ulaştıran bir vasıtadan ibarettir.

    Saygilarimla..

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Bizim bunlara bir diyeceğimiz yok. Bizim bildiğimiz şu: Dini bize öğreten kaynaklar, ya da edille-i şeriyye kısaca dörttür: Kitap, sünnet, icma ve kıyas. Bunların dışından gelen bilgiler bizi bağlamaz, doğru da olabilir yanlış da. Ama doğru da olsa din olmaz. Bu bir.
    İkinci olarak, Kuranı Kerim dilin ihtimalatından olmayan tevillerle yorumlanamaz. Sizin verdiğiniz 791 H. tarihi doğru ise, demek ki, Allah Rasulünden sonra yaklaşık 800 sene böyle bir ibadeti hiç kimse ne anlamış ne de yaşamıştır. Ne de buna delalet eden bir nas görmüşlerdir. O halde kaynaklarınızı yüzlerceye çıkarsanız ne kıymeti olur. Bir yanlışı bin kişi söylese bu bilginin bin tane kaynağı olmuş olmaz ki,

    Selamlarımla

    vote 6.8 Katılıyor musunuz?  evet (25)  /  hayır (12)

  • 164 |

    Fethullah Gülen hocadan...

    15.01.2010 tarihinde , Abdussamet kader demiş ki

    Tarikatlar rabıtayı şu şekilde uygular: Mürid, mürşid bildiği zatı kendi iki kaşının ortasında, kendisini de onun iki kaşı ortasında gibi mülahaza eder. Onun şemailini, hayat tarzını, siretini, iç alemini tezekkür ve tahattur ederek, onun gibi olmaya çalışır ve kendini öyle olmaya zorlar

    Evet, katı bağnaz bir kısım kimselerin düşündüğü gibi meseleyi ele alarak, Ebu Yezid el-Bistami, Cüneyd el-Bağdadi ve İ. Şibli'lerden başlayıp günümüze kadar gelen selef-i salihini, hususiyle Hz. Şah-ı Nakşibendi gibi, alem-i İslam'ın önemli bir güneşi olan bir zatı ve onun açtığı çığırda bu işi yapanları hatalı ve kusurlu görme büyük bir günahtır. Hata edenler, işi çığırından çıkaranlar varsa, elimizde ehl-i sünnet ve'l-cemaatin düsturları vardır, biz her şeyi onlara tevfikan -Allah'ın inayetiyle- doğruyu bulabiliriz

    Fethullah Gülen den alintidir. Boyle bir gunahtan Allah siginiriz.

    vote 8.2 Katılıyor musunuz?  evet (46)  /  hayır (10)

  • 165 |

    İlim mi?

    15.01.2010 tarihinde , Aytek demiş ki

    Sayın Beşer; Sofi diye tabir edilen müridler üzerinde görünen haller, dediğiniz gibi şeytanın iğvası olabilir. Fakat bu haller aynı zamanda batın ilminin yansımasıdır. Aslolan şeriattir. Fakat tarikat usullerine uygun haraket ederek çok daha muhabbet ve şevkli, hayalı, huşu ve huzurlu ibadet etmek mümkün oluyor. Tarikat usulleri olmadan herkes dilediği gibi ibadet edebilir. Tarikat usullerine uymak herkes için zorunlu değildir. Dinini; şeriatı-fıkhı bilen kendince ibadetini yapsın. Ama bu yolları açan ve ilerleyen rabbani Alimler ve izinden gidenler, bu yoldan giderseniz daha hızlı hedefe varırsınız diyorlar. Ben kendi adıma üzerimdeki hallerden değil, duyduğum güçlü sevgi ve muhabbet duygularıyla, dini yaşam, şeriata uyma gayretindeyim. Ayrıca A. Geylani senin ibadet etmene gerek yok, dediğinde şeytanı kovmuştur. Haller ne olursa olsun bizde diyoruz işte itikada - şeriata uymayan işler şeytanın iğvası olabilir ona uymayız. “Hikmet müminin yitik malıdır. Nerede bulsa alır.” (Tirmizi, İlim 19)

    Zahir ve batın ilmine sahip olmak şarttır. işte bahsedilen hikmet rabıta ile elde edilebilir. “Eğer bilmîyorsanız, zikir ehline sorun” (Nahl Sûresi , 43) Sabah akşam rablerini zikredenler de tabiki Hak Tarikat yolcularıdır.

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Güzel ve mutedil bir yorum. Ancak her dediğiniz doğru değil. Kuranî kavramlara biz kendimize göre yeni anlamlar yükleyip ona göre hükümler veremeyiz. Mesela, zikir kavramını Kuranı Kerim hangi içerikte kullanmışsa biz de onu öyle almalıyız. Kurandaki kullanışına baktığımızda şu anlamlarda kullanıldığını görürüz: Kuranı Kerimin bizzat kendisi, Efendimiz ve onun sünneti, namaz, hasseten cuma namazı, Allah'ı düşünme ve dilden ya da kalpten anma, tebpih tehlil gibi kelimeleri telaffuz etme... Görüldüğü gibi zikretmiş olmak için tarikat yolcusu olmak da gerekmez. Allah ehli zikre sorun derken, işte kendisinde bu özellikler bulunan insana sorun demiş olur. Zikrin asıl anlamı anma olduğuna göre, zikir ilmi gerektirir, çünkü bilinen bir şey anılır. O halde ehli zikir: Bilen (Alim) ve ibadatu taatı olan, bildiğini yaşayan, Kuranı ve sünneti bilen alimler demektir. Tarikatler çıkıncaya kadar bunu kimse tarikat ehli diye anlamamıştır, bunu da bilelim.

    vote 7.7 Katılıyor musunuz?  evet (44)  /  hayır (13)

  • 166 |

    Naksibendi Hz. Ebubekir(ra)...

    16.01.2010 tarihinde , Abdullah edali demiş ki

    Hocam aslinda bu tarikati aliye Hz. Rasulullah (sav) den 800 sene sonra degil asinda Hz. Ebubekir (r.a.) kadar gitmektedir.

    Hace Muhammed Bahauddin Hz.'nin Piri olduğu Tarikat-ı Aliyye Asr-ı Saadet'ten bu yana değişik isimler almıştır.

    Hazreti Ebu Bekir-i Sıddık (r.a.) 'dan Beyazıd-ı Bestami'ye kadar " Sıddıkiyye ", Ondan Abdulhalık-il Gücdevani'ye kadar Beyazıd-ı Bestami'nin ismine riayeten " Tayfuriyye ", Şah-ı Nakşibend 'in zamanına kadar " Haceganiyye " O'ndan sonra da " Nakşıbendiyye " denmiş ve bu isim günümüze kadar gelmekle beraber yanında zamanının büyük mürşitlerin lakapları da eklenmiştir.Şöyle ki ; Ahmed Faruk Hz. zamanında "Nakşıbendiyye Ahrariye " , M.Dehlevi Hz. Hz. Halidi Bağdadi Hz. kadar " Nakşıbendiyyi Müceddiye " ve sonra " Nakşıbendiyye Halidiyye " isimlerini almıştır.

    Bu tarikati aliyeye zerre kadar bidat bulaşmamiştır.

    Saygilarimla.

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Bu zevata bizim de saygımız var. Ancak biz İmam Malik gibi deriz; "Şu kabirde yatah Efendimiz hariç, hiç bir kimsenin bütün söyledikleri doğru, bütün yasakladıkları yanlış olamaz".
    Biz de bu zevatın doğrularını alır yanlışlarını onlara bırakırız.
    "Bu tarikati aliyeye zerre kadar bidat bulaşmamiştır." sözünüze gelince, onun yorumunu ehline bırakıyoruz.

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (11)  /  hayır (11)

  • 167 |

    Güzel ve mutedil bir yorum.

    18.01.2010 tarihinde , Aytek demiş ki

    Bizce sizin yazınız da güzel ve mutedil bir yorum. "Sabah akşam rablerini zikredenler de tabiki Hak Tarikat yolcularıdır." derken diğer; ("Kuranı Kerimin bizzat kendisi, Efendimiz ve onun sünneti, namaz, hasseten cuma namazı, Allah'ı düşünme ve dilden ya da kalpten anma, tebpih tehlil gibi kelimeleri telaffuz etme...") işleri gerçekleştirenler değildir demiş olmuyoruzki. Günümüzde tamda parantez içindeki işleri yapan insanların çoğu hak tarikat yolcularıdır demiş oluyoruz. Diğerleri şahsidir ve nadirdir. Tarikatlardan önce islam dini züht ile yaşanıyordu o insanlar tasavvuf ismi çıkmadan bunu yaşıyordu ve rabıtaları da direk Rasulallaha idi.. Bozulan toplumlar sebebiyle Tarikatlar; "İslam'da kim bir hayırlı yol açarsa, ona bu hayrın ecri ile, kendisinden sonra o hayrı işleyenlerin ecrinin bir misli verilir. Bu, onların ecrinden hiçbir şey eksiltmez de. Kim de İslâm'da kötü bir yol açarsa, ona bunun günahı ile, kendinden sonra onu işleyenlerin günahı da verilir. Bu da onların günahından hiçbir eksilmeye sebep olmaz.'' Müslim, Zekât 69.gereği ortaya çıktı. Şimdi bir bakalım bardak dolu mu boş mu ? Bu tarikat kurucular (Nakşibend) ve onlara uyucular ve onlarda rabıta gibi içtihatlar yapanlar çoğunlukla seyyid secereli olduklarından, ehli beyt olup üzerlerine pergamber duası aldıklarından, alim olup, züht, vakar, tevazu, takva vs.sahibi keramet ehli zatlar olduklarından, hüsnü zan üzere bardağın dolu olma olasılığı daha fazladır.

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    "rabıtaları da direk Rasulallaha idi." Diyorsunuz.

    Bununla; onun yolunda idiler, onu seviyorlardı demek istiyorsanız, herkes elbette böyle bir rabıtada (bağlılıkta) olmalı.
    Yok, bu gün rabıta denen şeyi yapıyorlardı, demek istiyorsanız, şu iki soruya cevap vermelisiniz:
    1."Eğer doğru söylüyorsanız delilinizi getirin." Ayet meali. Buna dair bir deliliniz var mı?
    2.O halde neden bu günki insanlara; siz de Allah Rasulüne rabıta yapın, Allah dostu olup olmadığına dair dinden hiç bir delilimiz bulunmayan insanlara rabıta yapmayın demiyorsunuz.

    vote 6.9 Katılıyor musunuz?  evet (22)  /  hayır (10)

  • 168 |

    Tasavvuf ve rabıta

    18.01.2010 tarihinde , Aytek demiş ki

    Bahsedilen tarikat kurucular. İmam Gazali'nin de anlattığı şu kişilerdir:

    ''Sonra kendi durumuma baktım.Birde ne göreyim ! Dünyevi alakalar içine dalmış batmışım. Bu alakalar beni her taraftan sarmışlar! Yaptığım işlerimi gözdeen geçirdim. Onların en güzeli tedris ve talim idi. Fakat bu saha'da ehemmiyetsiz, ahiret yoluna faydası olmayan ilimlerle meşgul olduğumu anladım. Onun'da Allah rıza'sı için değil, mevki ve şöhret kazanmak gayesi ile olduğuna kanaat getirdim. Bu halimle uçurumun kenarında bulunduğuma, eğer durumumu düzeltmek için harekete geçmezsem ateşe yuvarlanacağıma kanaat getirdim. 'Yakinen anladım ki, sufiler (tasavvufçular) hakikaten Allah yolunu bulan kimselerdir.Onların gidişleri gidişlerin en güzelidir. Gittikleri yol, yolların en doğrusu, ahlakları ahlakların en temizidir. Dünya'da ki bütün akıllı insanların akılları, hikmet sahiplerinin hikmetleri, şeriat'ın bütün teferruatını bilen zahir ulemasının ilimleri, onların gidişat ve ahlakından bir şey değiştirmek ve yerine daha iyisini koymak üzere bir araya gelseler, buna muvaffak olamazler.''

    ''Onların zahir ve batınlarında ki hareket ve duyguların hepsi, Nübüvvet kandilinin nurundan alınmıştır. Yeryüzün'de ise nübüvvet nurundan başka hidayet rehberi, nur kaynağı yoktur.'' (Hüccet'ül İslam İmam-ı Gazali'nin İfşaatnamesi)

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    İmam Gazalî gibi sufiler olsa da biz de ellerini değil, ayaklarını öpsek

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet (14)  /  hayır (11)

  • 169 |

    selam hidayete erenlere olsun

    23.01.2010 tarihinde , turab demiş ki

    zümer suresini 3 okuyun mekke müşrikleride Allaha yaklaşmak için aracı kılıyodular putları Allah suphanaveteala haber veriyor bizlere ve islam yorumlarınada bakın inş. Mevdudi, Seyyid Kutup Ibni Kesir Taberi, Kurtubi

    vote 6.1 Katılıyor musunuz?  evet (14)  /  hayır (9)

  • 170 |

    Baglılık ve sevgi rabıtası

    26.01.2010 tarihinde , Aytek demiş ki

    Evet kastımız tabiki güçlü sevgi, bağlılık ve sıkı mutabaat... Kaldıki bu anlamdaki ribat tefekkürün bir çeşitidir. Ribatın belli başlı şekli bir yoktur. Huzur rabıtası, Ölüm rabıtası, mürşid rabıtası, Rasul rabıtasını dilediğim gibi yapabilirim. açık gözlü, kapalı yatarken yerken içerken vs.. Kalbimizi istediğimiz zaman istediğimiz şekilde bağlayabiliriz. Rabıtanın Şekil olarak tanımlanmış kısmı Mürşidi Kamillerin içtihatıdır.

    Şimdi şöyle söyleyelim Sn. Beşer: bir insan, Kuranı kerime lafız ve mana olarak hakim ise, Rasulun sünneti biliyor ve yaşıyorsa, Allahı tanıma marifetine erdiyse, Dinin fıkhi boyutlarına hakim ve şeytanın ile nesfinin hilelerini çözecek marifeti kendinde buldu ise, Peygamberler ve Hz. Muhammed Mustafayı s.a.v. hatta ashabı kiramı okuyup öğrendi ise, kemalatı, vakarı, hilmi, tevazuyu vs.buldu ise hiç tereddüt etmesin Hz Muhammed Mustafa s.a.v. rabıta etsin. Çünkü onu yukarıdaki ölçüler dahilinde ilme ve marifete sahip birisi çok seviyor olmalı ki, tüm zor işleri Allah ve Rasulu için öğrenmiş ve aşmış bulunuyor. Ozaman tamam. (bunlara ulaşamayan yapamaz demiyoruz., veya rabıta yapmayan rasulu sevmiyor ona bağlı değil de demiyoruz.) Ama yok bunlara erişemediyse biraz kemalat sahibi olana kadar o alemlere rahmet peygamberin boyasına boyanmış bir mürşidi kamile rabıta yapabilir. Şekli tanımlanmış veya tanımlanmamış şekilde... İşe ozaman tasavvuftaki sıra tecelli eder. (fenafişşeyh-fenefirrasul-fenafillah) Tasavvufta amaç zaten bu sırayla suluku tamamlamak olduğundan dileyen becerebiliyorsa 2nciden başlasın. Sn. hocam, Allah size İmamı Gazalli Hz. mubarek ruhunu gönderir, o da bu zamanda kimin kendisine benzediğini size haber verir inşallah...) Selam ve saygılarla...

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet (11)  /  hayır (12)

  • 171 |

    rabita

    27.01.2010 tarihinde , mahmut demiş ki

    Rabıta konusunda ısrar eden kardeşlerimiz çok on yargılı olduklarından sizi anlamaları mümkün değil hocam tarikat ehli olan Süleyman ed Darrani söyle diyor. Bazen olur ki tasavvuf ehlinin sözünden kalbime bir şeyler damlar onu kitap ve sünnet den iki adil şahit bulmadıkça onu kabul etmem diyor, ibni akil İslam dini için en zararlı olan iki zümreden biri kelamcılar diğeri sunilerdir kelamcılar akla dayanarak halkın akidesini bozarlar Sufilerse nefsi hoş tutmayı esas alarak milletin amelini ifsat etmişlerdir diyor nefsi öldürme ideasıyla yola çıkan nicelerinin ben bilinçlerini ve kişiliklerini tahrip ettikleri görülmüştür kişiliklerini tahrib edilmiş insanların nesneleşmekten başka çıkar yolu yoktur böyleleri her türlü saldırıya karşı savunmasız bırakılmış sabilere benzerler akılları ve muhakemeleri gelişmediği için akıl edemezler akıl edemedikleri için tedbir üretemezler tedbir üretemedikleri için teslim olurlar teslim oldukları için telef olurlar ne zaman insan kitabini aziz bildiyse Allah kulunu izzet sahibi yapmıştır ne zaman Allah’ın kitabı kulların sosyal yapısı içinde azizliğini kaybetmişse o millet izzetten zillete düşmüştür bu kardeşlerimize tavsiyelerimiz rabıta yapılması konusunda kendilerini kurana yönelmelerini kuran sirk büyük zulümdür diyor hocam sizin bir televizyon konuşmanızda söyle diyordunuz vasıtalar maksada dönüşürse o zaman afet olur demiştiniz bu kardeşlerimiz çok zaman Teymieye tarikata düşman gösteriyorlar bu kişiler Teymiye’nin bir kitabini okumuş değillerdir okumadıkları kişiyi karalama hakkin nerden alıyorlar müminin mümine suizan haramdır hele bu bir alim olursa alimine eti zehirlidir yiyeni iflah etmez bu kardeşlerimizi insaflı olmaya davet ederiz Allah’a emanet olunuz selam ve dua ile…

    vote 5.9 Katılıyor musunuz?  evet (17)  /  hayır (12)

  • 172 |

    Telefon

    15.02.2010 tarihinde , Mehmet demiş ki

    Hani Hz Ali efendimiz ahirete inanmayan birine demiş ya "ahiret hayatı yoksa ben Allaha iman ettiğim için birşey kaybetmem ama varsa ve hesap ta varsa sen düşün gerisini" (bu manada)

    Online ortamda görüntülü konuşma değil de Peygamberimize bir telefon etme ihtimalim varsa bunu kullanırsam ne kaybederim.

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Telefonun öbür ucundakinin kimliğini bilebilecek misin? Ya seni işletirlerse?

    vote 4.7 Katılıyor musunuz?  evet (8)  /  hayır (9)

  • 173 |

    Telefon2

    15.02.2010 tarihinde , Mehmet demiş ki

    Rüyada peygamberimizi göremek hatır derler hocalar. Şeytan onun suretine giremezmiş.

    Ama benim zoruma giden kötülük devrimizde medya, internet, sinema, telefon, gazete gibi her türlü yolu deneyip bize ulaşırken Peygamberimizin bunlara karşı bize muhakkak cevap verir.

    Yani ahir zaman hakkında bu kadar derin analiz yapan hadis-i şerifler varken peygamberimizin bu devre ait ayrı bir özel reçetesinin olmadığını düşünmek mantıksızlıktır.

    Soru şu böyle bir reçete varsa Doktor kim?

    "Telefonun öbür ucundakinin kimliğini bilebilecek misin? Ya seni işletirlerse?" birde bu cevabı faruk hoca yazmamıştır. Beni işletiyor. Asistanları yazmıştır. İnanmam.

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (8)  /  hayır (8)

  • 174 |

    Allah'a (cc) sığınırım

    04.03.2010 tarihinde , Niyazi OZBALCI demiş ki

    din dışı tasavvuftan, hatme'den ve rabıtadan Allaha sığınırım.. Allah kalpte olanları bilir. Aracılara ihtiyaç yoktur.

    İnsanların Kuran ve Sahih Sünnet dışı yolundan Allaha sığınırım

    Allahtan başka sahibiyet ve tasarruf gücü olduğu zannedilenlerden de Allaha sığınırım..

    Allahtan başkasına ibadet etmekten, ŞİRKTEN DE AZİZ VE CELİL OLAN ALLAHA SIĞINIRIM..

    CİNLERDEN VE İNSANLARDAN GÖĞÜSLERE VESVESE VEREN NELER YAPTIRMADI Kİ...

    vote 7.3 Katılıyor musunuz?  evet (11)  /  hayır (4)

  • 175 |

    Hocam Çok Haklı

    05.03.2010 tarihinde , murat demiş ki

    Kendisinden başka ilah olmayan ALLAH'a hamdolsun ki,ülkemizde böle tabu kabuledilen konularda çok açıklayıcı vede cesurca cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim...

    Malesef yaşadığımız topraklarda şirk'ler bidat'ler hurafeler havada uçuşuyor!Bununda sebebi kendi tesbitemi göre insanların hocalarını şeyhlerini günahsız hatasız gördüklerinden yada öle görmek istediklerinden kaynaklınıyor.Fakat kaçırdıkları nokta sadece Peygamber'lerin Masun Olduklarını unutuyorlar.Bu yüzden şeyhlerine hacolarına Peygamberlerin sıfatlarını yakıştırıyor hatta haddi aşıp ALLAH'a ait olan sıfatlarıda verdikleri yalan değildir çok duymuşumdur.

    Hocam ALLAH Sizden razı olsun

    vote 5.7 Katılıyor musunuz?  evet (4)  /  hayır (3)

  • 176 |

    Anlamak

    10.03.2010 tarihinde , yok demiş ki

    İnsan bir şeye karşı çıkarken karşı çıktığı şeyin ne olduğunu bilmesi çok önemli bir mevzudur.Karşı çıktığı konuda kullanılan kelimelerin bile hangi manaya denk geldiğini bilmek,en az o görüşü savunmak kadar önemlidir.Tarikat,rabıta,vesile bu kelimelerin MANALARININ çook dikkatlı bir şekilde anlaşılması gerekir.Manası bilinmeyen kelime cümlenin diğer kelimeleri anlaşılsa bile anlamamaya sebebtir. ''VESİLE''özellikle bu kelimenin manasını bilmeyi bu makaleyi yazana ve destekleyenlere tavsiye ediyorum.

    Bu arada rabıtayı kabul etmeyen birinden değil maneviyatına yerleştirmiş gerçek bir hak dostundan dinlemenizi de ek bir tavsiye olarak ayriyetten yazıyorum.

    İmam-ı Rabbani hazretlerinin Mektubat-ıŞerifinden bir beyitle sözlerimi sonlandırıyorum

    HAM OLAN BİLEMEZ OLUP BİTENİ

    O HALDE SÖZÜ KISA KESMELİ!

    Vesselam

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Katılıyorum, ama herkes için böyle olmalı

    vote 6.0 Katılıyor musunuz?  evet (3)  /  hayır (2)

bu konuya yorum ekle

lütfen yorum yazarken form kurallarını dikkate alalım

arrow

  • *
  • *
  • *

lütfen * ile belirtilen alanları boş bırakmayın

  • Tamamı Büyük harflerden oluşan
  • Yasalara aykırı olan
  • Hakaret ve çok fazla dil bilgisi hatası içeren
  • Konu ile ilgisi bulunmayan
  • Ve HTML kodu giren yorumlar yayımlanmaz.
  • Bir konu için beş dakika içerisinde sadece bir yorum yazılabilir.
  • Yorumların hukuki sonuçlarından Faruk Beşer sorumlu değildir.