soru cevap

bilmiyorum ilmin yarısıdır  -  indeks listesini göster
21EKİ200420946

Rabıta

etiketler :

Mürşide rabıta yapmak: Selamun-aleyküm hocam

Mürşide rabıta olayının aslı var mıdır, varsa nasıl yapılmalıdır? Eğer yoksa yapılmasındaki sakıncalar nelerdir? Selam ve dua ile

bizim cevabımız07 ŞUBAT 2005 tarihin'de , Faruk BEŞER yanıtladı

Rabıta, bağ ve ilgi anlamında Kurân asıllı bir kavramdır. Bu kelimenin Kurân-ı Kerim’deki anlamı konusunda Râğib el-Isfehanî’den şunları öğreniyoruz:

Muhafızların bulunduğu mekâna ribat denir… Murabata, muhafaza etme, koruma anlamındadır. Allah (cc): “Ey müminler! Sabredin, sabırda yardımlaşın ve murabata/rabıta yapın” (4/200) derken bununla kastedilen şey, İslam ülkesini korumak için sınır boylarında nöbet tutmaktır. Nöbetçilerle beraber, savaş atlarının da hazır tutulduğu sınır kulelerinin adı da ribat’tır. Demek ki rabıtada bağlı olma, dikkani ayırmama gibi bir mana da vardır. 

Murabata/rabıta iki türlüdür: 1. Yukarıda söylediğimiz, İslam ülkesinin sınır boylarında nöbet tutmak ve düşmana karşı uyanık olmak. Bu mana murabatanın hakiki manasıdır. 2.Nefsin hilelerine karşı uyanık olmak. Bu da murabatanın mecazi manasıdır. Bu manada olarak Hz. Peygamber (sav) de şöyle buyurmuştur: “Bir namazın ardından diğerini beklemek ribat/rabıta kabilindendir”. “Size Allah’ın hatalarınızı ne ile sileceğini, derecelerinizi ne ile yükselteceğini söyleyeyim mi? Evet, buyur, söyle dediler. Zor şartlarda dahi mükemmel bir abdest almak, mescitlere doğru çok adım atmak, bir namazın ardından diğerini intizar etmek… İşte ribat/rabıta budur, rabıta budur, rabıta budur”

Bunlardan çıkan sonuç şudur:

Rabıta kelimesinin aslı Kurân-ı Kerim’de ve sünnette bulunmaktadır ve hakikat ve mecaz anlamları, Râğib’ten alarak yukarıda zikrettiğimiz gibidir. İkinci olarak, Kurân-ı Kerim’de ve sünnette bulunan bir kavramı Hz. Peygamber’in ve onu izleyenlerin anladığı gibi anlamak esastır. Bu ve benzeri kavramları doğru anlayabilmek için muhtaç olduğumuz birinci kural budur.

İkinci kuralımız ise, sık sık tekrarladığımız gibi şudur: İbadetler tevkîfidir, yani Hz. Peygamber tarafından sabitlenmiştir, onlarda hiçbir artırma ve eksiltme olmaz. Çünkü ibadetlerin neler olduğu ve nasıl yapılacağı akıl üstü konulardır ve bizler ibadetlerden hiçbir şeyi kaldıramayacağımız gibi, onları değiştiremeyiz ve eklemeler de yapamayız. Onlar tamamen Mabudun hakkıdır ve onlara müdahale bidat sayılır. Efendimizin ifadesiyle; “Bütün bidatler dalalettir ve bütün dalaletler de cehenneme götürür”.

Tasavvufta rabıta denince, Nakşiler tarafından (Yani Hz. Peygamber’den yaklaşık 800 sene sonra) geliştirilen bir disiplin akla gelir. Mürit şeyhini sevecek, ona kalben bağlanacak, buradan Hz. Peygamber’e, oradan da Allah’a ulaşılacak ve O’nunla irtibatlı olunacaktır. Bunun için mürit öncelikle şeyhinin suretini hayal edecek, onun güzelliklerinin, ahlakının kendisine feyezan etmesini isteyecektir. Hatta şeyh müridini Allah’a bağladığı için onun kendisi bizatihi rabıtadır/bağdır. (Enver Fuad. Mu’cem 88). Bu hayal etmeyi gerçekleştirmek üzere bazı tarikatlarda müritler, üzerlerinde şeyhinin resmini bulundurmaktadırlar. Hatta Hz. Peygamber (sav) adına yapılan hayali bir resmi üzerlerinde bulunduran tarikat mensupları da vardır ve bana bu resmi gösterdiler. Bu elbette cehaletten öte bir cinayettir.

Böyle bir eğitim tekniği kullanıldığında olumlu sonuçlarının ve bir takım psikolojik faydalarının olup olmayacağı eğitimci gözüyle tartışılabilir. Ama rabıtanın bir ibadet olduğu var sayılırsa bunu İslam’ı anlama usulü içerisinde bir yere oturtmamız elbette mümkün gözükmemektedir. Şöyle de diyebiliriz: Bir ibadet düşünün ki, Hz. Peygamber onu hiç yapmamış, öğretmemiş ve onu izleyen selefi salihin de böyle bir şeyden haberdar olmamıştır. Böyle bir ibadetin olması mümkün değildir. Bu anlamdaki rabıta için delil getirilen: “Sadıklarla beraber olun” mealindeki ayet-i kerime, ya da “Kişi sevdiğiyle beraberdir” hadisi şerifi de İslamî gelenek içerisinde “rabıta” ortaya çıkıncaya kadar hiç böyle anlaşılmamıştır. Zorlama bir tevil yapmadan böyle anlaşılması da mümkün değildir. Zorlama tevillerin insanları saptıracağını da bizzat Kurân-ı Kerim söylemektedir. (Bkz. 3/7). Sahabe efendilerimizin Hz. Peygamber’e olan sevgilerinden böyle bir uygulama çıkarmak da mümkün değildir. Aksi halde, Allah Rasulü’nü izleyen 800 yıl, insanlar, hatta bizzat Hz. Peygamber’in kendisi bunu keşfedememiş ve anlamamış olurlardı. Oysa akide ve ibadetler konusunda en doğru anlama, Hz. Peygamber’le beraber olanların, sonra da onları izleyenlerin anlamasıdır. Bunda bütün İslam alimleri ittifak halindedir.

Şunu da bilmeliyiz ki, tasavvuf diye anlatılan şey; bir hal, İslam’ın daha dikkatli ve hassas yaşanma biçimi; zikir, zühd, ibadet ve tefekkür olarak Hz. Peygamber’den beri varolan bir yaşama biçimidir. İslam’ın ta kendisidir. Tarikatlar ise –Kitap ve sünnet çizgisinde kaldıkları sürece- tasavvufun mektepleri ve mezhepleridirler. Ancak rabıta tasavvufun şartlarından değildir ve tasavvufun ehli sünnet çizgisinde yaşandığı ilk yüzyıllarında da onda bu anlamda bir rabıta hiç olmamıştır. Sevginin, bağlılığın, kardeşliğin, ittibaın rabıta diye anlatılması da elbette isabetli olmaz. Dolayısıyla rabıtayı kabul edip etmemekle, tasavvufu kabul edip etmemek farklı şeylerdir. Doğrusu sağlam tarikatlerdeki güzel insanların hatırı için rabıtayı da onların anladığı gibi kabul etmek isterdim. Ancak İslamın ve hakikatın hatırı daha büyüktür ve buna karşı saygısızlığı hiç göze alamam, bu sebeple de dini bir delile dayanmayan bir uygulamayı gerekli göremem.

Durum bu olmakla birlikle, birleri bunu bir eğitim aracı olarak görür ve uygularlarsa kendi bilecekleri bir şeydir ve dediğimiz gibi bu tartışılabilir. Ancak ben hiçbir tarikatın rabıtaya böyle baktığını görmedim. Aksine o bir ibadet olarak görülür ve hatta müritler çoğu zaman onu günlük farz namazlarından daha önemli tutarlar. Bunun hükmünü ise yukarıda anlatmaya çalıştık.

Bu noktada şunu da zikretmeliyiz ki, tasavvuf bu günkü hali itibariyle bir İmam Rabbanî’ye muhtaçtır. Nasıl onun zamanında tarikatlar İslam’dan çok uzaklaşmışlardı ve o bu konuda bir tecdid gerçekleştirip, onları tekrar Sünni ve Kurânî çizgiye oturttu ise, bu gün de bunu yapacak birisine şiddetle ihtiyaç vardır. Çünkü çok azı hariç, tarikatlar bu gün ya cehalet ve sapmaların, ya da sahtekarlık, derin ilişkiler ve düzenbazlığın hakim olduğu karanlık odaklardır. Başta Erenköy cemaati olmak üzere, Çarşamba ve İskender Paşa cemaatlerini ve benzeri bazı küçük cemaatleri elbette bu çirkinliklerden uzak tutmalıyız, ancak tecdid, teceddüt ve yeniden Kurânî çizgiye gelem ihtiyacının umumi olduğunu söyleyebiliriz.

Günümüzdeki en büyük İslam alimleri, sözünü ettiğimiz anlamdaki rabıtaya bidat olarak baktıklarını da burada zikretmeliyiz. Mesela Ramazan el-Bûtî şöyle söyler:

ولاشك أن هذا الذي استحدثه مشايخ الطريقة أخيراً يعدّ بدعة‏،‏ إذ هي شيء لا أصل له في الدين. http://www.bouti.com/cgi-bin/bsearch.cgi

“Şüphesiz tarikat şeyhlerinin sonradan icad ettikleri rabıta bidattir, çünkü bunun dinde hiçbir dayanağı bulunmamaktadır”.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

bu yazıya ait 102 yorum var

comment addKendi yorumunu ekle

arrow

  • 1 |

    rabita hakkinda..

    11.10.2008 tarihinde , Abdullah H. demiş ki

    Rabıta birbirini seven ruhların kaynaşmasıdır.Rabıta,gönlün gönle bakışı ve birinden diğerine sevgi akışıdır.Rabıta müridin terbiyesi için en mühim vasıtadır.Rabıta namaz gibi şekli zamanı ve usulu dinimizce belirlenmiş bir ibadet değildir.Kalbi uyandırıp huşu ve huzur içinde ibadete hazırlamaktır.Rabıta manevi terbiye aracıdır.Gafil kalbin uyanık kalbe bağlanıp uyanmasıdır.(kaynak kitap : arifler yolunun edepleri)

    ayrica iskenderpasa cemaatini ayri tutmak gerektigini belirtmissiniz.ancak sayin esad cosan rabita hakkinda sizinle tam ters dusuncede..burda bi celiski yok mu?bu cemaat bidat ehli(size gore)..hem de onlari cehaletten,sapmadan tenzih ediyorsunuz.ben .bu cemaatin mensubu degilim.rabitanin da cok faydali olduguna inaniyorum.rabitayi farz namazdan ileri tutanlar varsa onlari dogru bulmam ancak bence siz de tenzih ettiginiz bu cemaatleri ve yazilarini bi okuyun isterseniz..Rabbim faydasiz ilimden korusun,faydali ilimle de amel etmek nasip etsin.Amin..Allah razi olsun

    vote 5.7 Katılıyor musunuz?  evet(73) /  hayır(55)

  • 2 |

    rabita hakkinda(2)

    11.10.2008 tarihinde , Abdullah A. demiş ki

    ayrica bildigim kadariyla carsamba cemaatinde de rabita mevcut..dolayisiyla eger bu disiplin yanlis biseyse,bidatse bunu uygulayanlar da yanlis yolda demektir.rabita uydurulmus,asli astari olmayan biseyse bundan kar nedir?neden boyle bi yontem uygulaniyo 1000 kusur yildir..saidi nursi hazretlerinin sozu :eger istersen hayalinde NURSIN karyesindeki seydanin meclisine git bak.orada fukara kiyafetinde melikler,padisahlar ve insan elbisesinde melaikeleri bi sohbeti kudsiyede goreceksin.sonra parise git ve en buyuk localarina gir.goreceksin ki akrepler insan libasi giymisler ve ifritler adam suretini almislar. bu tasvir edilen meclis rabitanin uygulandigi bi meclis(s.nursi hz.leri de bunu biliyo olsa gerek).dolayisiyla rabita gereksiz yada bidat olsaydi saidi nursi hz.leri tarafindan da bunu uygulayanlar(naksi dergahi burasi) ovulmezdi.saidi nursi hz.lerinin cok buyuk bir ehli sunnet alimi olduguna ben kalben inaniyorum.bilmiyorum siz ne dusunuyorsunuz..

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet(68) /  hayır(53)

  • 3 |

    Rabıta ile ilgili düşünceleriniz hakkında...

    11.10.2008 tarihinde , emre altaylı demiş ki

    Maalesef konu yeterince derin bir şekilde ele alınamamış görünüyor.Hz.Ebubekirin def_i hacet mahallinde bile Rasulullahı hatırlıyor olmasıyla ilgili rivayette rabıtaya bir işaret yok mu?...

    vote 6.1 Katılıyor musunuz?  evet(68) /  hayır(44)

  • 4 |

    El-Bouti ne kadar büyük ki?

    11.10.2008 tarihinde , Z. Aslan demiş ki

    ((Günümüzdeki en büyük İslam alimleri, sözünü ettiğimiz anlamdaki rabıtaya bidat olarak baktıklarını da burada zikretmeliyiz. Mesela Ramazan el-Bûtî şöyle söyler:

    "Şüphesiz tarikat şeyhlerinin sonradan icad ettikleri rabıta bidattir, çünkü bunun dinde hiçbir dayanağı bulunmamaktadır".))

    Bu el-bouti,nin böyüklüğünü kim tayin etmiş, okişinin, tasavvufla irtibatı ne kadarmış. Arapların genelinde "Tasavvuf-Tarikat" büyücülerle bir tutulur. Siz bu adamın fasid görüşünü yaymakla, iblise rabıtayı sağlattırıyorsunuz, insanlara.

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet(66) /  hayır(54)

  • 5 |

    allah razı olsun

    11.10.2008 tarihinde , duygu turan demiş ki

    Hocam böyle bir açıklama yaptıgınız için sagolun. Allah ilminizin mükafatını versin. Cümlemizi de gerçek islama yöneltsin

    vote 5.9 Katılıyor musunuz?  evet(72) /  hayır(51)

  • 6 |

    erenköy cemaati

    11.10.2008 tarihinde , hasan arpacık demiş ki

    Bahsettiğiniz hareketi kamu vicdanında genel kabul görmüş bir tarikat olarak erenköy cemaatinden bizzat O. Nuri topbaş haca efendi ve prof.dr. H. Kamil yılmaz hocamızdan bekliyorum. biraz daha sistematik ve ilmi bir yaklaşımla bu hususu kabul edeceklerini ve genel olarak tarikatların bu töhmetten kurtulmasına vesile olabileceklerini sanıyorum. özellikle o.nuri topbaş hocamızın genç yaşta ama buyuk bir tecrübe ve bilgi birikimi ile göreve gelmesi inşaallah bu büyük yükü omuzlamasına vesile olacaktır. o gerçekten böyle bir yükün altından kalkabilecek kadar güçlü ve sabırlı bir şahsiyettir. tabii bu bahsedilen konu tarikat olgusunun en temel taşlarından birini teşkil ediyor. oynamak kolay değil. ancak günümüzde okadar da istismar ediliyorki artık hz peygamberin ikazlarının haklılığını da açıkça müşahade ediyoruz. her tarikat en üst mertebeye şeriati koyuyor ancak iş uygulamaya gelince tamamen istismar ediliveriyor. özellikle dini bilgileri değişik kaynaklardan öğrenemeyen kardeşlerimiz...

    Faruk Beşerin Notu:

    Muhterem O. Nuri Topbaş Hoca Efendiden ve değerli kardeşim H. K. Yılmaz Beyden ne beklediğinizi anlamıdm. Ama bendeniz O. Topbaş Hoca Efendiyi biraz yakından tanıyorum. İslamı yaşamaktan ve yaşatmaktan başka bir derdinin bulumadığını, alan efendilerden değil verenlerden olduğunu, bu ülkede islama ve müslümanlara pek çok hizmetlerinin dokunduğunu biliyorum ve buna şahitlik ediyorum. Neyi doğru neyi yanlış yaptığını eleştirme durumunda değilim. Değerli kardeşim H. Kamil Yılmaz Bey için de bunların en azından bir kısmı geçerlidir.

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet(59) /  hayır(55)

  • 7 |

    rabıta

    11.10.2008 tarihinde , yusuf acar demiş ki

    allah razı olsun allah bütün nakşilere hidayet etsin onları bu gafletten kurtarsın

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet(67) /  hayır(53)

  • 8 |

    Teşekkürler

    11.10.2008 tarihinde , Emrah Arslantaş demiş ki

    Allah Razı Olsun bizi Aydınlattınız. Hayatınız da başarılarınızı dilerim.

    vote 5.8 Katılıyor musunuz?  evet(69) /  hayır(51)

  • 9 |

    Peygamber yetmiyormu?

    11.10.2008 tarihinde , mahmut bendeş demiş ki

    Peygamberimizin hayatında görülmeyen ve sadece zorlama yorumlarla amel haline getirilmiş rabıta gibi uygulamaların bir bakıma peygamberimizi aşmak ve onun gösterdiği yolun ötesinde yol aramak olduğunu düşünüyorum. Allah samimi olanları bilir.

    Açıklamalarınız için teşekür ederim

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet(67) /  hayır(54)

  • 10 |

    tebrikler

    11.10.2008 tarihinde , adem hoca demiş ki

    rabıta ile ilgili yazdıklarınızı zevkle okudum sözlerinizin altına aynen imza atarım teşekkürler ancak bence kuran ve sünnet sınırlarını zorlamayan bir tarikatin bugüne kadar olduğunu ve bundan sonrada olabileceğine inanmıyorum eğerki böyle bir şey elzem olsaydı zaten peygamber efendimiz ve o dönem de yaşayanlar o sadık müslümanlar böyle bir yaşam tarzı ortaya koyardı diye düşünüyorum

    vote 5.4 Katılıyor musunuz?  evet(68) /  hayır(58)

  • 11 |

    cok güzel bir aciklama

    11.10.2008 tarihinde , ahmet demiş ki

    ALLAH razi olsun, bu bidat olan rabitayi cok güzel tarif etmissiniz, ben peygamberimizin hayatini elimden geldigi kadar iyi etüd etmeye calisiyorum, hayatüs sahabeyi okuyorum böyle bir seyin esamesi bile yok, nasil olur da sonradan gelenler efendimizin veya sahabenin bir davranisini alipta yada iki tane ayeti alipta bundan rabita diye birsey cikariyorlar pes dogrusu, ben efendimiz ve ashabinin hayatinda ne varsa onu isterim onu alirim ne bir fazla ne bir eksik

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet(65) /  hayır(59)

  • 12 |

    fatihada geçen nimet ehli

    11.10.2008 tarihinde , mahmut.oğuzhan demiş ki

    Allahın katından nimet verdikleri kullar, fatiha mealinde geçiyor.bu nimetler maddi değil manevi.öyleyse ALLAHIN BEN DEĞİLDE BİZ DEDİĞİ AYETLERDE MÜRŞİD LERİN SAHİP OLDUKLARI MANEVİ CİHAZLAR SÖZ KONUSU OLMUYORMU

    F. Beşerin Notu: Söyledikleriniz çok açık değil ama ilk anlaşılan anlamıyla tehlikeli kanaatler içeriyor. Sanki Allah (cc) "bizler" derken, bu gün mürşid denilen insanlarla beraber kendisini kastetmiştir, gibi bir anlamı çıkıyor ki bu açık bir şirktir. Bu "biz" ifadesinin ne anlama geldiğini başka bir yazıda anlatmak ümidiyle.

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet(68) /  hayır(55)

  • 13 |

    Gayet güzel Ama Hadis Kaynakları YOK..

    11.10.2008 tarihinde , ömer demiş ki

    Hocam çok güzel ama keşke hadislerin kaynaklarını, numaralarınıda ekleseydiniz...

    Dinimizde akli selim iman geçerliyse bunlarında ispat olması gerekir. Bu yüzden gerekli...

    vote 4.7 Katılıyor musunuz?  evet(45) /  hayır(50)

  • 14 |

    doğru mu

    11.10.2008 tarihinde , mehmet demiş ki

    rabıta bütün tarikatlarda vardır ve ana metodlardan birisidir, niye bir tarikata aitmiş gibi bahsettiğinizi anlamadım. ilk dönem tasavvufunda rabıtanın olmadığının "kesin" delillerine sahip misiniz? bunları açıklarsanız daha iyi olur. ("olduğunun da delili yok" diyecekseniz o ayrı mesele). bir de şu var ki her ne kadar gelenek bizi bağlamazsa da İslam tarihinde bizim yapıp ettikleriyle övündüğümüz sayısız insan (mevlana hz., yunus emre hz., fatih sultan mehmed, vs..) tarikat ehlidir yani rabıtayı uygulamıştır. bu durumda bir açıklama gerekiyor..

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet(61) /  hayır(58)

  • 15 |

    tarikatta tecdidin yapıldığına inanıyorum

    11.10.2008 tarihinde , enes kara demiş ki

    hocam bu yazıyı bir daha yazıyorum zira sanki iletilmedi gibi geldi bana Neyse, değerli hocam ben Risale-i nurların tarikat hususunda bir tecdit yaptığına inanıyorum özellikle Mektubattaki Telvihat-ı tis-a ve diğer bir kısım yerlerdeki mevzularıyla bediüzzamanın bunu yaptığına inanıyorum sizin bu husustaki görüşlerinizi bekliyorum.

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet(57) /  hayır(57)

  • 16 |

    tesekkür

    11.10.2008 tarihinde , yusuf özdal demiş ki

    aydınlattığınız için teşşekkür

    vote 5.4 Katılıyor musunuz?  evet(55) /  hayır(47)

  • 17 |

    gerçek islam

    11.10.2008 tarihinde , özcan çakın demiş ki

    selamun aleykum hocam.hocam ALLAH sizden razı olsun.islamı gerçek manasından kopmadan kuran ve sünnet çerçevesinde anlattığınız için sizi ALLAH için seviyoruz.selam ve dua ile

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet(57) /  hayır(52)

  • 18 |

    Rabıta duadır

    11.10.2008 tarihinde , mehmet keser demiş ki

    Allahdan başkasından manevi beklenti içerisine girmek ve selefin yolundan başka yollar tutarak Kitap ve Sünnetten ayrılmanın en alt derecesi bidat en üst derecesi şirktir.Rabıta ibadettir duadır(yani çağırma) Allah (Azze veCelle) den başkasına dua etmek şirktir

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet(62) /  hayır(48)

  • 19 |

    dikkat

    11.10.2008 tarihinde , ayhan güzelbakan demiş ki

    hocam bagışlayın ama sizin çirkinliklerden uzak tuttugunuz cemaatların rabıta konusundaki düşüncelerini biliyorsanız benim size söyleyecek kelamım olamaz hatta rabıta konusunda cok hassas olduklarını biliyorum ve bu konuda sayısını bilmedigim kadar rabıtayı destekleyici kitaplar yazıldıgını biliyorum rabıta bir ibadet degildir fakat ibadeti halis yapmamıza yardımcı olan bir düsünme eylemidir hocam hakkınızı helal edin sizi seviyoruz.

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet(56) /  hayır(46)

  • 20 |

    rabıtayı çok kitabi yorumlamışsınız!

    11.10.2008 tarihinde , mavera bengisu güvenç demiş ki

    tasavvuftaki rabıta olgusuna dışardan bir bakışla yaklaşmışsınız.Tam bir akademisyen soğukluğu var yorumunuzda...Sizin yazdıklarınızdan yola çıkarak tasavvufi eğitimin en temel olgusunu; böylelikle de tasavvufu boşa çıkarmak olası...Neden mesela, halvette kırk gün ve kalbe yolculuk yazarı bayn psikologun yaşayıp/tadarak yazması gibi bir yönteme bizim ülkemizin akademisyenleri başvurmaz?

    vote 5.9 Katılıyor musunuz?  evet(67) /  hayır(47)

  • 21 |

    mümkün değil sayın bengisu

    11.10.2008 tarihinde , mehmet demiş ki

    çünkü bu iş diyelim ki "kitabı oku da sonra üzerine yazı yaz" demek gibi birşey değildir. rabıtayı reddeden kişi bu uygulamayı gerektiren yola girmez ve bunun yaparmış gibisi de malesef olmaz. eğer yaparsa da zaten rabıtayı kabul etmiş demektir.

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet(49) /  hayır(48)

  • 22 |

    tasavvufu da reddetmek zorundasınız

    11.10.2008 tarihinde , nuri demiş ki

    bütün tarikatlarda rabıta vardır. hocam siz de zaman zaman çok kuvvetli tevatürlerin temelsiz olamayacağından dem vuruyorsunuz. bütün tarikatlarda yer alan ve de bu yolun temelini oluşturan rabıtayı niye böyle görmüyorsunuz? yani önceden tasavvufta hiç olmayan birşey sonradan müslüman dünyasının her tarafındaki bütün tarikatlarda - hem de silsile, gelenek, gördüğünü uygulama, vb. çok belirleyici iken - nasıl ortaya çıkabilir hiç düşündünüz mü? rabıtanın yozlaşmış uygulamalarına bakarak değil gerçekte ne olduğunu öğrenerek değerlendirin lütfen.

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet(62) /  hayır(48)

  • 23 |

    ispatlayın

    11.10.2008 tarihinde , veli demiş ki

    800 yıl boyunca rabıta diye birşeyin olmadığını delilleriyle ispatlamak zorundasınız

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet(60) /  hayır(54)

  • 24 |

    Sünnete Uygun Bakış Bu İşte

    11.10.2008 tarihinde , mehmet akduman demiş ki

    Hocamdan Allah Razı olsun. Kuran Ve sünnetti kafalarına göre yorumlayanlar. Onlardan başka bir yola sapar şüphesiz. Asr-ı saadette, Onunla beraber yaşayanları günümüz tarikatları gibi bi kafanızda yaşatın bakalım günümüze gelebilecek misiniz.... O yüzden Saf, Berrak, arı-duru bir dimağla Kuran-ı ve Allahın hevasından konuşmayan Peygamberini daha iyi anlamak içim okumak... ama temiz kaplardan beslenerek okumak lazım..

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet(57) /  hayır(59)

  • 25 |

    allah insanları islam nuruyla aydınlatsın

    11.10.2008 tarihinde , zeki demiş ki

    hocam allah sizden razı olsun.allah rasulüne size dininizi tamamladım buyuruyor.bundan sonra insanlar daha niye eksikler aramaktadırlar.yoksa allahın tamamladıgı bu dini eksikmi görüyorlar.selam ve dua ile.

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet(53) /  hayır(49)

  • 26 |

    Kolay degil

    11.10.2008 tarihinde , noanda demiş ki

    Yapilan yorumlardan anlasiliyor ki, insanlarin ozellikle dogru diye yaptigi yalnislari idrak edip, tabularini yikararak dogruya yonelmeleri hic kolay olmuyor...Allah cumlemize dogru ile yalnisi ayirt edebilme idraki ve dogrunun pesinden gitme cabasi nasip etsin.

    vote 5.4 Katılıyor musunuz?  evet(60) /  hayır(52)

  • 27 |

    selam ve dua

    11.10.2008 tarihinde , refik gunel demiş ki

    hocam rabıta konusunu bıdat demsısnız ama veysel karanı acaba sevgı ve muhabetle peygamber efendımıze (s.a.v) ulasmasında tarıf edılmez bır rabıta yokmudur onun sevgı muhatbetıyle her yaptıgını bılıyor ve dişleri kırılınce aynı anda oda dişlerini kırıyor yanlış hatırlamıyorsam buda rabıtayla gerçekleşen bır durum ama tatmayan bılemez aşk nedır desem yaşamadığınız için tarıf edemezsınız rabıtada bu tur bır drum hakkınızı hela edın saygı ve hurmetler

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet(59) /  hayır(53)

  • 28 |

    dayanak yok

    11.10.2008 tarihinde , ahmed umut demiş ki

    BEN DE RABITA YAPAN BİR CEMAATTE KALDIM. BİZLERE SÜREKLİ RABITANIN FAZİLETLERİNDEN BAHSEDERLERDİ. DELİLLER(!) GÖSTERİRLERDİ. FAKAT GÖSTERDİKLERİ DELİLLER BİR TAKIM ZORAKİ TEVİLLER VE HİÇBİR KİTAPTA BULAMAYACAĞINIZ ŞEYLER. YANİ SÖYLEDİĞİN ŞEYLERİ ANLATAN BİR KİTAP GÖSTER DESEN GÖSTEREMEZLER. SADECE HOCALARINDAN ÖĞRENMİŞLER VE ÖYLE İNANMIŞLAR. YANİ DAYANAK OLARAK NE AYET, NE HADİS, NE KIYAS, NE DE BİR İÇTİHAD GÖSTEREBİLİRLER. YANİ DELİLLERİ KULAKTAN DOLMA HİKAYELERDİR. SÖYLEDİKLERİ SÖZLERİ SİZE SÖYLESEM BUNLAR RESMEN UÇUYORLAR DERSİNİZ. O KADAR ABARTI VE DAYANAKSIZ SÖZLER...

    vote 4.5 Katılıyor musunuz?  evet(44) /  hayır(53)

  • 29 |

    hocam ilk defa bir yorumunuza katılmıyorum

    11.10.2008 tarihinde , Gürsoy Yurtalan demiş ki

    rabıtayı hiçbir tasavvuf adamı reddetmez. Siz bu konuda söz söyleyen tüm değerli şahsiyetlerin sözlerine itibar etmiyorsunuz. Bu değerli şahsiyetler yalan mı söylemiş oluyor. Her işlerinde Kurana ve sünnete uymakda titizlik gösteren bu şahsiyetler rabıta hiçbir fayda vermese bunu uygularlarmıydı. Oysa İmam-ı Rabbani Hazretleri mektubatında rabıtayı inkar mı eder gerekliliğinden mi bahseder. Size kitap tavsiyesinde bulunmam haddime değil ama diğer arkadaşlar için vermiş olduğum linkdeki tasavvuf ile ilgili bilgileri okumalarını rica ederim.

    http://rapidshare.de/files/21077911/ir_ad-uet_talibin.pdf.html

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet(61) /  hayır(57)

  • 30 |

    tasavvuf anlayısınız sadece maddeye dayanınıyor

    11.10.2008 tarihinde , yusuf kırdemir demiş ki

    öncelıkle hürmetler edıyorum hocam rabıta hakkında yazdıklarınız pek ıc açıcı değil hem imam-ı Rabbanı gerek dıyosunuz hemde rabıta yok dıyosunuz bu çelişki değilmi imamı rabbani şaı Nakşibend in yolunu secmıs değilmi

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet(62) /  hayır(51)

  • 31 |

    Rabıta varsa şu soruların cevabı net verilmeli

    11.10.2008 tarihinde , v. KARANİ demiş ki

    1 - Rabıta ibadetmi ?

    2- ibadetse Farz ,vacip, ... haram mı ?

    3- rabıtayla ilgili ayetler iniş sebebi , tefsirinde açık işaret var mı ?

    4- Sahih hadislerde açık işaret varmı ?

    5- Sahabe ,tabiin rabıta yapmış mı ?

    CEVAP YOKSA BUNU SÖYLEYEN Rabbani ,Geylani,

    bedevi, Mahmut efendi, Ebu Hanife ...... de olsa bu

    bir bidattir , şirktir.....bunu savunan kim olursa olsun

    bidatçıdır

    vote 5.7 Katılıyor musunuz?  evet(65) /  hayır(49)

  • 32 |

    RABITA

    11.10.2008 tarihinde , SELMAN ERSOY demiş ki

    slm aleyke hocam. sormak istiyorum. insanın anasının babasının yüzüne bakması, kabeyi seyretmesi, Allah dostuna nazar etmesi ibadettir diye okudum.rabıta da o Allah dostunu düşünüyoruz. onu aracı kılarak rasule ve allah a ulaşmayı temenni ediyoruz.bunu değli de Allah ın ve rasulünün hoşlanmayacağı şeyleri mi gözümüzün önüne getirelim. haramı düşünmek daha mı iyi. kendimizi şu popçu bu futbolcuya mı bağlayalım.hem siz böyle deken başka alimler de zıttını söylüyor. ümmet neye inanacağını şaşırdı. bu düşünce buhranı içinde kalan rabbisie kamil anlamda ulaşamayınca hesabını kim verecek ellerinizden hürmetle öperim

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet(60) /  hayır(55)

  • 33 |

    Şirk işleyen kişinin hükmü

    11.10.2008 tarihinde , ebabilal demiş ki

    Rabıta konusunda isabetli görüşleriniz var fakat rabıta olayını işleyen kişilerin islamdaki hükmü konusunda net bir çizgi koymamışsınız.Yani bu şirki işleyen kişilerin islamdaki hükmüne? Bu konuda cehalet mazeret midir ki! Elbette mazeret olamaz.

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet(57) /  hayır(50)

  • 34 |

    akıllı olun

    11.10.2008 tarihinde , nuri demiş ki

    v. karani adıyla yazan şahıs, lütfen bilmediğinizi okuyup öğrenin, atıp tutmakla bu iş olmaz. ayrıca o insanların adını ağzına alırken saygılı olun, haddinizi bilin.

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet(51) /  hayır(48)

  • 35 |

    :)

    11.10.2008 tarihinde , furkan demiş ki

    Gülenci Faruk hocaya bu nokta da katılmak mümkün değil. siz tarikatlerdeki yanlışlıkları bırakında islamı anlamadaki kendi yanlışlıklarınızı düzeltin. ama ne gerek var sizin zaten müctehid müceddid mehdi vs. bir hocanız var di mi?

    FB nin notu: Biz tarafsız ilim yapmaya ve hakkı öğrenmeye çalışıyoruz. Cu ci ların hiç birini kabul etmiyoruz. Doğru nerede olursa olsun ona doğru diyoruz. Bir ideolojiyi değil, din olarak İslamı seçtik. Sizin üslubunuzun değerlendirilmesini ise okuyucularımıza bırakıyoruz. Selam size.

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet(59) /  hayır(52)

  • 36 |

    Birilerinin aracı kılmak!!!

    11.10.2008 tarihinde , Mustafa Doğru demiş ki

    Esselamü Aleyküm

    Allahın Rasulü aracıları yok etmek için gelmesine rağmen birilerinin ısrarla kendilerine aracılar bulmaya yeltenmesi cidden şirktir. Rabıta ile ilgili Allahın Kitabında ve yahutta Resulünün sünnetinde hiçbir delil yoktur. Buna rağmen Müslümanlarınsa bunu savunması cidden şirktir.

    -------------------------------------------------------------

    2.165. İnsanlardan bazıları Allahtan başkasını Allaha denk tanrılar edinir de onları Allahı sever gibi severler.İman edenlerin Allaha olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır.Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allaha ait olduğunu ve Allahın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.

    2.186. Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım.Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm.O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet(62) /  hayır(58)

  • 37 |

    selam ve dua ile kalın

    11.10.2008 tarihinde , ömer faruk demiş ki

    hocam

    bu gönül yoluna alimler zor ikna olurlar

    olunca da tam olurlar

    cahiller ise hemen olurlar

    çok çabuk bozulurlar

    Allah yakininizi artırsın

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet(52) /  hayır(55)

  • 38 |

    Çelişkili bir yaklaşım sanırım sizin ki

    11.10.2008 tarihinde , Bilge Kağan demiş ki

    İlk önce yapmakta olduğunuz böylebir hizmetten dolayı sizlerin nezdinde bu sayfaların hazırlanmasında emekleri olan arkadaşlara teşekküretmek istiyorum. Evet hocam şimdi gelelim mevzumuza.Eğer İmamı Rabbani Haz.leri (k.s) gibi bir zata ihtiyaç olduğunu söylüyorsanız ki söylüyorsunuz İmamı Rabbani hz.lerinin (k.s) hayatını ve eserlerini okumuş olmanız gerekmektedir. Okumuş olduğunuzu varsayarak heralde o eserlerde RABITA konusu ile ilgili bölümleri gözden kaçırdığınızı var sayarak tekrar gözden geçirmenizi tavsiye ederim. Son olarak şunu dabelirtmek isterimki inanın ben dini yaşantımı birilerinin televizyonlarda boy gösterip şov yapam alim görüntüsündeki insanlar söylemlerine göre yaşamamıyorum. Benim kanaatim bu tvlere çıkan insanlarında ayrı bir ahir zaman alemeti oluşudur. Allah bizleri bile bile dini mevzularda yanıltmaya çalışan insanlardan muhafaza buyursun. Son olarak bir şeye inkara veya ithama maruz bırakmadan önce mutlaka işin ehli olan birisine sormanızı tavsiye ediyorum.

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet(55) /  hayır(48)

  • 39 |

    rabıta

    11.10.2008 tarihinde , v. akpinar demiş ki

    Nuri kardeş ben tarikatların içinde yıllarca bulundum neyi nasıl savunduklarını biliyorun. Faruk BEŞER hocanın siteside yorumumu yorumlamışsınız size Rabıta ve Tasavvuf konusunda gerçekleri görmeniz için şimdilik 3 adet kitap tavsiye edeceğim bu kitapların içeriğini belgeleriyle çürütün aksini islamın kurallarına göre ispat edin size bir ömür boyu duacı, ve müteşekkir olacağım.

    KİTAPLAR

    1- Kuran göreTarikatçılık AbdulazizBayındır 2-Tasavvuf ve İslam İbrahim SARMIŞ 3-Tarikatta Rabıta Ferit AYDIN ....... veyselakpinar@mynet.com

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet(58) /  hayır(57)

  • 40 |

    RABITA

    11.10.2008 tarihinde , BİLALakdag demiş ki

    KURBAN RABITA ELBEDDE İBADET DEĞİLDİR.FAKAT RABITA TASAVVUFTA BİR EĞİTİM BİÇİMİDİR.MÜRŞİDİN RUHANİYETİNDEN FEYZ ALMADIR.PEKİ SİZ MENZİL CEMAATİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ.

    vote 6.0 Katılıyor musunuz?  evet(66) /  hayır(44)

  • 41 |

    Sünnetler bidat bidatlar sünnet olarak bilindiği

    11.10.2008 tarihinde , V.AKPINAAR demiş ki

    Öyle bir zaman gelecek ki sünnetler bidat bidatlar sünnet olarak algılanacak. Bizler bu hadisin tezahürünü görmekteyiz. Alim bildiğimiz bir çok insalarda bile bunu görmekteyiz araştırmacı olmadıklarından atalarından kalma dinle yetindikleri için rabıtanın şirke varan bir bidat olduğunu bilmiyorlar.Arabi,H.Mansur,B.Bestami,Kuşeyri,Mevlana,M.Bağdadi.S.Nursi.... gibilerin Kuran a ve sünnete zıt ve hatta küfre düşürecek görüş eserleri körü körüne savunulmakta Allah ın ayetleri bu insanların görüşlerine nasıl uydurulur hesabıyla ayetler tahrif edilmekte batıni veya ilgisi olmayan manaalar verilmekte olup. Yine bu insanların eserleri Kur an yerine konarak bunların vahiy eseri hatasız,rahmani oldukları empoze edilmeye çalışılmaktadır.

    FB in Notu: Haksız suçlamalarına katılamıyorum

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet(57) /  hayır(58)

  • 42 |

    rabıta

    11.10.2008 tarihinde , bilal akdag demiş ki

    esselamüaleyküm:şirk nedir bir bakalım inşaallah:şirk allahdan başka bir lah düşünmek ona tapmak ona ibadet etmektir allahın bir olmadığını söylemek şirktir.

    resulüllahın bir hadisi var:ey müslimanlar allahın yarattığı nimetleri ve varlıkları düşününüz:yani evliyaullah bizim için bir nimettir ve varlıktır bize allahı hatırlatır allahı hatırlatan birşeye düşünmek allahı anmak arzusu ile o şeyi düşünmek ibadettir çünki allahı anmak ibadettir.işte şirkide açıkladık inşaallah eğer hala rabıtaya şirk deniliyor ise bunu diyenin kendini bir gözden geçirmesini arz edeceğim.biz rabıtada ne şeyhe ibadet ederiz haşa nede onu allah gibi düşünürüz.tasavvufa girmeden anlamak mümkün değildir.ilkönce üzümü bir tadında sonra karar verirsiniz ekşimidr yoksa tatlımıdır.hocam ellerinizden öperim allahrazı olsun.

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet(65) /  hayır(51)

  • 43 |

    Çelişkiler

    11.10.2008 tarihinde , V.Karani demiş ki

    Değerli üstad rabıta konusunda varmış olduğunuz sonuç doğru ancak vermiş olduğunuz misaller yanlış. Saymış olduğunuz ve istisna ettiğiniz cemaatlerde bu rabıta yok mu?. elbette var o zaman neden istisna ediyorsunuz oysa ne demiştiniz."Ancak İslamın ve hakikatın hatırı daha büyüktür." Sözlerde çelişki olmamalı. Tecdid konusuna gelince ehli bilirki İslamda tecdid bidatleri imha sünnetleri ihya ile olur. Tarikat şeyhlerinden müceddid olur mu?. Çünkü bir sürü münkiratı bağrında barındırıyor. Sahih sünnet ışığında ve sünnete vakıf alimler buna haiz olabilirler. Hadis konusunda uzman olmayan insanlar zayıfı ve sahihi bile tefrik edemeyen insanlar neyi, nasıl tecdid edecekler. Allah yar ve yardımcımız olsun.

    vote 5.4 Katılıyor musunuz?  evet(55) /  hayır(47)

  • 44 |

    RABITA!!!

    11.10.2008 tarihinde , oktay can demiş ki

    S.a

    Bu konu benim bi hayli ilgimi cekti ve arastirdim kuranda veya peygamberimizin(sav) hayatinda rabitayi isaret eden hic bir sey yok.Arastirmama göre 1800 lü yillarda girdi rabita bugünkü tanimiyla tarikatlara.Birde arkadasimizin birisi rabita varsa su sorulara cevap verilmeli demis ve isimlerde vermis nedense baska bir arkadasimiz isin gercegini arastirmak yerine arkadasimiza tepki koymus!.Böyle hassas bir konuda tepki vermek yerine arastirilip eger arkadasimizin yanlis yazdigi bisey varsa buraya yazilmasi daha uygun olmazmiydi?.Son olarakta burayi okuyan herkezden rica ediyorum ZÜMER SURESI 3. ayete bi göz atsinlar!!.

    saygilarimla

    vote 5.7 Katılıyor musunuz?  evet(58) /  hayır(43)

  • 45 |

    smile :) furkan

    11.10.2008 tarihinde , ramiz kölemen demiş ki

    yahu furkancığım yazmış olduğun yazıdan anlaşılan sende herifin birini bulmuş rabıta yapmışsın.sanırım sende resmini taşıyorsundur.bari resmi şöyle yakışıklı olsa rabıta ağbimizin.önünde secdeyede varıyormusun bari.yok diyorsan sana ne dokunduda böyle usturupsuz yorum yazıyorsun bilmek isteriz.bildiğin birşey varsa bu konu hakkında yaz.bilmiyorsan sus rabıtanın dizinin dibinden ayrılma yoksa cehennme gidersin Allah muhafaza

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet(63) /  hayır(50)

  • 46 |

    YAZIKLAR OLSUN

    11.10.2008 tarihinde , YUNUS PAK demiş ki

    İMAMI RABBANİ HZ-LERİ şöyle buyuruyor:RABITA insanı ALLAHA YAKLAŞTIRAN ,KAVUŞTURAN enkısa yoldur.mezhep imamımız imamı azam hz-lerri ,imam gazali hz-leri rabıta yoluna girmediler mi?Rabıtanın tarifini yapılışını Hızır aleyhisselam ALLAH1IN EMRİYLE NAKŞİ RİCALİNE YAPMIŞTIR.mezhepler de efendimiz sav zamanında yoktu ama şimdi var biginize

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet(63) /  hayır(60)

  • 47 |

    ADAPSIZLIKTIR

    11.10.2008 tarihinde , AHMET ATASAY demiş ki

    RABBİM CAHİLLERDEN EYLEMESİN HİÇ KİMSEYİ.CAHİL KALDINMI DÜNYALAR SENİN OLSA NOLUR ZATEN CAHİL DÜNYALARI ELDE EDEMEZ

    RABBİM CAHİLLERDEN EYLEMESİN NŞALLAH

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet(49) /  hayır(46)

  • 48 |

    Allah yardimciniz olsun

    11.10.2008 tarihinde , Aysun A. demiş ki

    Hocam ilk önce Allah yardimciniz olsun belki ömründe bir kitap okumus insanlar bile size mesaj atip akil verebiliyorlar.bir Ayet i Kerime de Allah [ c.c. ] ne güzel söylüyor...hic bilenle bilmeyen bir olurmu...

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet(53) /  hayır(55)

  • 49 |

    Rabıta

    11.10.2008 tarihinde , özgür demiş ki

    Rabıta vardır ve haktır. 1800 lerde filanda çıkmamıştır. Rabıtayı reddeden ve kabul etmeyen bir tane bile tasavvuf ekolü yoktur. Ebu hureyre ben resulullahtan iki türlü ilim öğrendim. Bunun birini size bildirdim, ikincisini bildirseydim başımı vururdunuz demiştir.(Buhari) Herşey herkeze açıklanmamıştır.Ama delilleri vardır elbet.Aklı olana.

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet(55) /  hayır(59)

  • 50 |

    rabıta

    11.10.2008 tarihinde , muratkara demiş ki

    hayret edyorum rabıtanın bidat oldugunu söyleyenlerin cehaletine hayran kalıyrum kuranın batınından haberdar olmyanlar ancak böyle büyük hatayaa düşebilyorlar üzülüyorum yazık çok yazık rabıtayı inkar edenler mevlayı yüce rasulü ve evliyalrı ve kuranı inkar etmişlerdir ama onların gözü kördür görmezler kulakları sagırdır iştmezler ayetinin muhatabı oluyorlar bu tip insanlara acımak lazım diyorum son olrak bu inkarcılara sahbabelrin haytını iyi okumalrını tavsiye edyrum rabıtayıda tarikat şeyhleri icat etmemiştir hz peygammberin ve mevlanın ve kuranın bir emridir tavsiyem kimse tarikat düşmanlıgı yapmasın kendine yazık edr mevlmız ne güzel buyuruyor kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız bu ayettir aklımızı başımıza alalım slm

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet(54) /  hayır(52)

  • 51 |

    HALKA BUNU ANLATMAK ZOR.

    11.10.2008 tarihinde , FATMA ÖZTÜRK demiş ki

    BİR İLAHİYATÇI VE DİNİMİZİN TEVHİT İNANCINA VERDİĞİ ÖNEMİ BİLEN BİRİ OLARAK GÖRÜŞÜNÜZDE SİZİ DESTEKLİYORUM.FAKAT BAZI TASAVVUF PROF.LARIMIZ BİLE BUNU ŞİDDETLE SAVUNUYORLAR Kİ HALKIMIZA NE ANLATABİLECEĞİZ?...

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet(54) /  hayır(59)

  • 52 |

    rabıta

    11.10.2008 tarihinde , fatma demiş ki

    teşekkür ederim sizin gibi anlamasamda kalbim hiç bir zaman rabıta olayına yatmadı allah razı olsun ve hiç bir zaman yapmadımda allah beni korudu allaha emanet olun

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet(59) /  hayır(59)

  • 53 |

    rabıta

    11.10.2008 tarihinde , kas-ab demiş ki

    s.a sayın hocam rabıta hakkındaki yazınızı okuyunca gerçekten hayal kırıklığına uğradım.çok detaya girmek istemiyorum ama gönlümdeki f.başer hocanın yazısı olmadığını düşünüyorum. Bunu samimiyetle söylüyorum. Konuya bu kadar kısır bir bakış açısı sizin ünvanınıza yakışmıyorr.en azından ben yakıştırmıyorum. bu ifadeleri kullanmamın sebebi sizi yermek falan değil. tasavvuf ve tarikatlarla ilgili daha objektif olmanız gerekir.daha derin bilgiler verebilmenizi beklerdim. kusura bakmayın bir islam alimi olaya kahvehane muhabbetyle yaklaşmaz. İnsanların manevi eğitimi tarikatların buna katkısı (Hak üzere olan) size birşeyler düşündürmüyormu? Rabıtanın ibadet olduğu kahvehane muhabbetidir.onu alarak konuya yaklaşırsanız yanlış olmazmı? Kabeyi neden tavaf ettiğimizi nasıl izah ediyorsunuz? eski muteber eserlerimizde bunların nakli akli mantıki izahları yapılmıştır. Gönlünü müminlere bağlamayanlar kime benzeyecek? övdüğünüz bu üç cemaatte rabıta yokmu? açık veriyorsunuz..Saygılar sunarım.sa

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet(53) /  hayır(49)

  • 54 |

    rabıta

    11.10.2008 tarihinde , semih bolat demiş ki

    Faruk Bey,

    AHMED-İ FARUK-İ SERHENDİ(İMAM-I RABBANİ) Mektubat-ı Rabbani ismli eserinde bu konuyla ilgili bilgiler vermektedir ister seniz ona bir göz atın .

    Siz rabıtayı islamiyette yeri Yoktur diyerek gerekli bir şey olarak görmüyorsunuz.Siz Erzurumlu İsmail Hakkı HZden İmamı Rabbani hzden daha büyük ve zeki bir alimmisiniz ki buna yetersiz bilginizle karar verebiliyorsunuz?Yetersiz diyorum çünkü tasavvufla alakalı yeterli bilginiz yok.Her insan iyi veya kötü birşeye rabıta yapabilir:bir alime,bir kadına,paraya...

    EL MERU MEA MEN EHABBEHÜhadisi şerifinde olduğu gibi bir Allah(cc) dostuyla manen irtibatta olmanın kime ne gibi bir zararı olabilir ki?Sizinle bu konu hakkında irtibatta olmayı isterim.

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet(58) /  hayır(55)

  • 55 |

    Kim demiş

    11.10.2008 tarihinde , abdullah demiş ki

    Çarşamba ve İskenderpaşa cemmatlerini bilmem ama benim ailem senelerdir Erenköy cemaatine mensup insanlar. Rabıta erenköy cemaatinde de var.

    Hayalimizde bir halka var. Peygamber Efendimiz (s.a.v) basta, bizde sonda, arada da diğer gelmiş geçmiş büyük zatlar ("Altın Silsile" bknz www.altinoluk.com) olmak uzere diğer buyukler sırasıyla yanyana oturarak bir halka oluşturuyoruz. Sonrada konsantre olarak bastan bize dogru gelecek feyzi bekliyoruz. Annemlere tavsiye edilen budur.

    http://www.altinoluk.com/tasavvuf/

    arama kısmına "rabıta" yazın soru ve cevaplar kısmından bulun. Dikkatimi ceken bir alıntı.

    ......Her an Allah’ı karşımızda görür gibi yaşamaktır. Bunu sağlamak zor bir iştir. Çünkü Allah müşahhas bir varlık değildir. Bunu kavramak için kulun zihnen ve manen yoğunlaşmasını sağlayacak müşahhas bir objeye ihtiyac vardır. Tasavvufta bu obje Allah’ın en mükemmel tecellîlerinin mazharı olan “insân-ı kâmil” konumundaki şeyhtir....

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet(55) /  hayır(49)

  • 56 |

    sen bir misyonersin

    11.10.2008 tarihinde , ismail KAMİL demiş ki

    dine bidat sokan aşşalık bir provakatorsün bu yazıyı yazıp insanlara sundunya kendine sor benim dinim nedir

    vote 4.6 Katılıyor musunuz?  evet(54) /  hayır(63)

  • 57 |

    sahabeler....

    11.10.2008 tarihinde , ercan demiş ki

    kuranı kerim sahabeye indirildi önce onlar iman etti ve onlar amel etti...ayetleri onlar nasıl anlamışsa ve resulumuz onlara nasıl anlatmışsa bende öyle anlarım ne rabıta yaparım nede ali imran200 bana rabıtaya teşvik değildir.öyle olsaydı sahabelerde yapardı.yok resim yok hayal.bunlar batıl ve şirktir...Allah bize yardım etsin cı ci cu cü olmaktan ümmet olmaya tek bir ümmet altında bizi toplasın...ben çok üzülüyorum artık gerçekten çok üzülüyorum.tarikat sektordur para sektörü..kuranı okuyalım ibadetleri yapalım başka şeye gerek yok..iyi arkadaşlarla beraber olalım.menkıbelerle din olmaz..bize ALLAH ve rasulunden bahsedin bize falan falandan bahsetmeyin istemiyoruz. faruk hocam ağzına sağlık..

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet(63) /  hayır(51)

  • 58 |

    bu nası iş

    11.10.2008 tarihinde , Hasan dereli demiş ki

    hem rabıtaya bidat diyorsunuz hem de iskenderpaşa erenköy ve ismailağayı ayırmak gerekir diyorsunuz ama bunlaın hepsinde de bidat dediğniz rabıta var. eğer onların yaptığı rabıta zararsızsa anlatın biz de bilelim.

    vote 5.7 Katılıyor musunuz?  evet(71) /  hayır(53)

  • 59 |

    Rabıtala bizi...

    11.10.2008 tarihinde , imran yalnız demiş ki

    Rabıtanın bidat olup olmadığını, gerekli olup olmadığını, bir ibadet olup olmadığını tartışmıyorum..Buna bakmaya bile gerek yok..Şöyle yakınları yakıp önümüze değil de uzunları yakıp ufuklara baktığımızda dehşet verici bir manzarayla karşı karşıya kalıyoruz:Birincisi ibadetlerin neler olduğu bilindiği halde peygamberimiz döneminde böyle bir ibadet neden olmamış?(yani sahabe bugünkü bildiğimiz anlamda Allah a yaklaşmak için; peygamberimize rabıta neden yapmamış!!??).Ya da yapmış mı?(Bunun kahvehane ağzıyla alakası yok, bilen söylesin.Biz insanız da onlar melekmiydi?)İkincisi ve bence daha önemlisi; rabıta sonradan ortaya çıkan iyi ve faydalı bir davranış biçimi ise bunun ürünü nerde? Müslüman olarak kendi cemaatini ve yolundan gidilecek insan olarak kişi kendi şeyhinden başka kimseyi görmedikten sonra!? Oysa ne diyordu islam:Allah ve rasulü size en çok sevdiğiniz şeylerden daha sevimli gelmediği müddetçe gerçekten iman etmiş sayılmazsınız?

    vote 5.4 Katılıyor musunuz?  evet(61) /  hayır(52)

  • 60 |

    Rabıtala bizi...

    11.10.2008 tarihinde , imran yalnız demiş ki

    Bir diğerinde ne diyor:"Birbirinizi sevmediğiniz müddetçe cennete giremezsiniz." Sözüm ona 27 yaşım boyunca hemen hemen bütün büyük cemaatlerin içinde bulunma şansım oldu..Nedenini düşünüp bulma şansını size bırakıyorum ama kim kime nasıl rabıtalanmışsa, hepsi kendi şeyhini ve yolunu doğru buluyor.Diğerlerini bir konuda doğru söyleseler bile kabul etmiyor.Deyim yerindeyse bıyık altından işler çeviriyor.İlk fırsatta kuyusunu kazmanın planlarını yapıyor.Tuhaf ve can alıcı kısmı hepsi de "müslüman" olduğunu söylüyor.Bu noktada rabıtanın faydası kadar belki zararını da konuşmalıyız bence..Eğer illa rabıtalanacaksan "birbirinizi sevmediğiniz müddetçe gerçekten iman etmiş sayılmazsınız" ilahi beyanına rabıtalan.Bir müslüman diğer bir müslüman kardeşini kucaklamıyorsa demek ki birileri samimi değil!!!(Bunu kim nasıl başarmışsa bravo)

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet(52) /  hayır(53)

  • 61 |

    Rabıtala bizi...

    11.10.2008 tarihinde , imran yalnız demiş ki

    Eğer öyle olmasa idi; müslüman olduğunu söyleyen birileri; bir haksızlık karşısında hiçbir tepki vermeden, kılını bile kıpırdatmadan sıcak yatağında uyuyabilir miydi!!? Velev ki bu haksızlığa uğrayan kimse müslüman olsun?

    Rabıtala bizi; İlahi kaynağa, ilahi kardeşlik fermanına...

    Sağlıcakla.

    vote 5.4 Katılıyor musunuz?  evet(62) /  hayır(53)

  • 62 |

    arkadaşlar işinize gelmiyomu?

    11.10.2008 tarihinde , ugurbayat demiş ki

    kendinize gelin prof.dr.faruk beşer boru degil adam okumuş araştırmış bende katılıyorum faruk beye islama yalan yanlış bi sürü hurafeler biat lar eklemişler hiçbi bilgileri olmadan buraya bide yorum yazıyorsunuz sizde bence iyi araştırın yazık vallahi yazık faruk beye katılıyorum. allah hepimizi islah etsin. islam kolay bi din neden zorlaştırıyorlar olmayan bişeyi varmış gibi gösterip aklımızı karıştırıyorlar. allaha çok şükürki aydın okumuş insanlarımız var yok sa bizlerin hali nice olurdu faruk bey selamla dua ile allaha emanet olun.

    vote 5.4 Katılıyor musunuz?  evet(62) /  hayır(53)

  • 63 |

    Rabıta - M.F.Gülen

    11.10.2008 tarihinde , ERDAL YILMAZ demiş ki

    F.Gülen Hocaefendinin bu konudaki yazısı. Tıklayın lütfen http://tr.fgulen.com/a.page/eserleri/akademi.yazilari/2000.akademileri/a2283.html

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet(58) /  hayır(52)

  • 64 |

    Ağzı olan konuşmuş ! -1

    11.10.2008 tarihinde , Remzi Acar demiş ki

    Bismillâh

    Alemlerin rabbine hamd-u senâdabn sonra Onun biricik Habib-i Edibine ve ehl-i beytine de salât ve selâm ederiz.

    Hemen ifade edelim ki, Cenab-ı Hakk Kuran-ı Kerimde ;

    "Bilmediğin bir şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi o (yaptığı) ndan sorumludur.” (Isra :36) buyrulmaktadır. Halböyle olunca iyice bilmediğiiz konular hakkında ahkâm kesmekten şiddetle kaçınmalıyız. Pekiya burada böyle mi olmuş ? Tam aksine ağzı olan konuşmuş ! Şimdi Tasavvuf ne zman vardı ve ne zaman

    Tasavvufun Menşei:

    Tasavvufun başlangıcı Resulullah Aleyhisselâm’ın ve Ashâb-ı kiram -radiyallahu anhüm- Hazerâtının yaşayışlarında görülmektedir. Bazılarının zannettiği gibi Resulullah Aleyhisselâm’dan sonra başlamış olmayıp, doğrudan doğruya onun zuhuru ile zâhir olmuştur.

    Kaynağı Kur’an-ı kerim ve Hadis-i şerif’lerdir.

    Asr-ı saâdet’te tasavvuf adı ve mutasavvıf adı ile anılan zümre yoktu.

    Devamı var.

    vote 5.4 Katılıyor musunuz?  evet(59) /  hayır(51)

  • 65 |

    rabıta

    11.10.2008 tarihinde , gürkan demiş ki

    s.a hocam sizden bana rabıta neden şirk oldugunu anlatan bir mail atarmısınız rica ediyorum s.a

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet(61) /  hayır(56)

  • 66 |

    Ağzı olan konuşmuş ! -3

    11.10.2008 tarihinde , imran yalnız demiş ki

    Evet ağzı olan konuşmuş. Bereket ki biz ağzımızdan konuşuyoruz: Anlatamadık, anlatabilene kadar devam. Bilmediğimiz nedir? Ya da bir şeyi bilmenin tek bir yolu, okumanın tek bir çeşidi mi vardır? Ya hayat okulunu kim kurmuş, kim hizmete açmış ve orda ne öğretmiştir? Ahkam kesmek kimin işidir? Sizin söylediğiniz, anlattığınız dersten bizim bilmediğimiz nedir? Eğer bunu anlamak sufiliği gerektiriyorsa ashabı suffa olup yudum yudum içmediğimiz nedir? Ashab gökteki yıldızlar gibi midir? Bu ümmetin evveli mi yoksa ahiri mi hayırlıdır? Eğer sizin söylediklerinizin tamamının ismi tasavvufsa ya da kısaca rabıtaysa amenna. Biz zaten bunun savunucusuyuz. Hayatımız zaten bunun hamurunda yoğrulmakla geçmiştir. Eğer biz buraya bir şey yazmışsak ahkam kesmek için ya da laf olsun torba dolsun diye değil bir şeyler görüp bildiğimiz içindir. Ama gördüğümüz kadarıyla ya siz bizim kastettiğimizi anlamadınız ya da sizin niyetiniz sadece ahkam kesmek.

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet(57) /  hayır(60)

  • 67 |

    Ağzı olan konuşmuş ! -4

    11.10.2008 tarihinde , imran yalnız demiş ki

    Siz hangi devirde yaşıyorsunuz? Asr-ı saadet devrinde mi? Sizin anlattıklarınızın sonucunda karşımıza açılan kapı rabıtaya çıkıyorsa ya da rabıtanın bizzat kendisiyse; rabıta ne zamandan beri birbirinizi "sevmelisiniz" ilahi beyanının önüne geçip de bir müslümanı sırf kendi bağlandığı yere bağlanmadığı için bir başka müslümana hor göstermiştir!? Ne zamandan beri? Yoksa rabıta amacından mı sapmıştır? Neyi neye bağlamaktadır? Benim bilmediğim hiçbir şey söylemediniz. Bir takım bilgiye ulaşmak için de arif olmaya da gerek yok zaten..Ama siz benim bilmedikleri mi söyleyin isterseniz..Ahkam olmasın diyorsanız ki ben sizin söylediklerinizin ve söyleyeceklerinizin hepsini söyleyecek hatta tersten bile anlatacak nice insanlar biliyorum ki...Hepsi sözde. İcraatta hiçbirşey yok.Ses var görüntü yok.Yani sizin deyiminizle ahkam kesen kesene:Ağzı olan konuşmuş ! Peki şakirt rabıta rabıta diyorsun; senin ürünün nerde? Sonuç nerde?

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet(59) /  hayır(58)

  • 68 |

    Ağzı olan konuşmuş ! -5

    11.10.2008 tarihinde , imran yalnız demiş ki

    Sizin söylemek istediğiniz rabıtanın varlığı ve gerekliliği ise; bunu belli bir sisteme dönüştürdüğünü söylediğiniz grup ya da gruplara katılmak isteyen insanlar, bugün haram olduğu bir çok alim tarafından söylenen bir davranış biçiminin topluca uygulanmasıyla karşı karşıya kalmaktadırlar.Eğer o yol gidilmesi gereken doğru bir yol iken bu nedenle insanlar ondan uzaklaşıyorlarsa bunun bedelini kim nasıl ödeyecektir? Yok eğer tabi olunmasa da olur olan bir yol ise de; her iki durumda da söyler misiniz rabıta ne iş yarar? Bu iki durumda da rabıta nerdedir? Görevi nerdedir? Diğer bir deyişle bugünkü rabıta nedir? ÜRÜNÜ NERDEDİR?

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet(64) /  hayır(52)

  • 69 |

    tasavvuf büyüklerinden bir kaç örnek

    11.10.2008 tarihinde , ALLAH dostlarını seven biri demiş ki

    yunus emre , mevlana, hacı bektaşi veli, şahı nakşibendi gibi zatların hayatlarını okuyup anlamanız dileğiyle ....(hepsi de bir şeyhe bağlıydılar ve de rabıta da yapıyorlardı)

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet(64) /  hayır(67)

  • 70 |

    İmamı Rabbaniden

    11.10.2008 tarihinde , eacar demiş ki

    Umarım rabıta hakındaki bir çok soru işaretini ortadan kaldırır

    Bu mektûb, hâce Muhammed Eşref-i Kâbilîye yazılmışdır. Kavuşduran yolların en kısası, râbıta yapmak olduğu bildirilmekdedir:

    Sevdiklerinize yazdığınız mektûbu okuduk. İçinde bildirilen hâlleriniz anlaşıldı. Kendini zorlamadan, uğraşmadan, üstâdın râbıtasının kendiliğinden hâsıl olması, üstâd ile talebesi arasında tâm bir yakınlık olduğunu açıkça gösterir. Bu yakınlık, fâide vermeğe ve istifâde etmeğe yarar. Kavuşdurucu yollar içinde râbıtadan dahâ çabuk kavuşduranı yokdur. Hangi tâli’li kimseye bu ni’meti ihsân ederler? Hâce-i Ahrâr “kaddesallahü teâlâ sirreh” hazretleri (Fıkarât) risâlesinde buyuruyor ki: Fârisî mısra’ tercemesi:

    Önderin görüntüsü, Hakkın zikrinden dahâ fâidelidir!

    Ya’nî rehberin hayâli, talebesine [kalbin tasfiyesinde] zikr etmesinden dahâ çok fâide verir. Çünki başlangıcda, tâlibin Hak teâlâ ile tâm yakınlığı yokdur. Bunun için zikr etmekle, çok fâidelenemez. Önceniz, sonranız selâmetde olsun.

    vote 4.9 Katılıyor musunuz?  evet(64) /  hayır(67)

  • 71 |

    Mevlana

    11.10.2008 tarihinde , ALLAH dostlarını seven başka biri demiş ki

    Mevlana, yunus emre bütün insanlığı sevmemiş midir?

    "Gel, ne olursan ol yine de gel, bin kere tövbeni bozmuş olsan da gel" dememişler midir? Onlarınki rabıtaysa; onların rabıtasıyla bugünkü uygulanmaya çalışan rabıta arasındaki farkı ne meydana getirmektedir? (Onlar neden insanlığa mal olmuşlardır?)

    vote 5.1 Katılıyor musunuz?  evet(56) /  hayır(54)

  • 72 |

    rabıta

    11.10.2008 tarihinde , yücel hacıoğlu demiş ki

    SelamAleykum hocam sizin düşüncenize katılıyorum.Cahiliye dönemini andıran düşüncelerin günümüz dünyasında yer tutması islam prensipller açısından zorluklar çıkarmaktadır.sizin gibi değerli hocalarımızın düşüncelerine değer veriyor,siz değerli hocalarımızın ekranlarda olmasını arzu ediyoruz.başarılar sizinle olsun.

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet(67) /  hayır(54)

  • 73 |

    eleştiri

    11.10.2008 tarihinde , a.faruk mintaş demiş ki

    tamamda rabıtalı olan insanların hizmetleri çok büyük demekki iyi birşeyler var ne dersiniz

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet(64) /  hayır(63)

  • 74 |

    büyük şirk

    11.10.2008 tarihinde , yusufacar demiş ki

    peygamber s.a.s vefatından sonra çıkan yaşayan putlarla tevessül . biz onlara [putlara] ibadet etmiyoruz,ancak ALLAHA yaklaştırsınlar diye yapıyoruz. zümer 1-2 ALLAHA ait sıfatları beşere verme büyük zülümdür. bir şeyh müridlerıne 1000-10000 kaçtanaeyse aynı anda rabıta yapan müridlere cevap verıyor.hacetlerıni gıderıyor. vaybe yakup a.s peygamber olan yusuf a.s kuyuya atılan oglunudan habersiz görüp bilmiyor şeyh mürıdleri rabıta yaptıgında cevap verıyor.ALLAH tan hidayet istemek lazım hepimız için.bana bu yorumdan dolayı vahabi dıyen iftira atmiştır tövbe etsin .

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet(68) /  hayır(54)

  • 75 |

    Rabıtanın Şirk Olduğunu Söyleyenlere Cevap..

    11.10.2008 tarihinde , Ali Rıza Demir demiş ki

    Rabitanin Şirk Oldugunu Söyleyenlere Cevap

    Bütun Dünyada meshur olmus artistleri görürler, kalperine sokarlar, bir güzek kösk görürler, kalplerine sokarlar, bir araba görürler, begenir kalplerine sokarlar, bunlari düsünmek şirk olmuyor da, bir Allah dostunu düsünmek nicin şirk olsun?

    Birisi, secde ederken „haliye secde ediyorum“ dese müşrik olur. Mihrabin önünde namaz kilarken „mihraba secde ediyorum“ veya „Beytullah’a secde ediyorum dese müşrik olur. Ama „Beytullah’i veya mihrabi vesile ederek Allah’a secde ediyorum „ denirse, o şirk degildir.

    Nitekim Iman-i Rabbani (kuddise sirruh) söyle buyurur:

    Rabita kendisine dogru secde edilendir, kendisi icin secde edilen degildir.Mihrablar ve mescitler dahi bu mananim disinda degildirler. Iman.i Rabbani, Naksibend (kuddise sirruh) icin “Kibletü kulibina” (kalplerimizin kiblesi) buyurur. Kible; yönelinen yer demektir. Yani Imam-I Rabbani, Naksibend (kuddise sirruh) icin, kalperimizin onunla Mevla’ya döndügü zat, demek i

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet(57) /  hayır(52)

  • 76 |

    mahşer gunu

    11.10.2008 tarihinde , erkan çay demiş ki

    herşey mahşer gunu belli olur o gun rabıta bıdat olsaıdı velıler bı kere kabul etmezdı kendını alım zanneden ınsanlar rabıta ya bıdat derse mahşer gununun şıddetınden korkmazlarmı veya resulullah tan utanmazlarmı tabı ben ne yazarsam yazım belkı buşuna bız yınede sıze teblığ edelım dedık

    vote 5.7 Katılıyor musunuz?  evet(61) /  hayır(46)

  • 77 |

    TARİKATÇILARIN ANLAMADIĞI BİRKAÇ NOKTA

    11.10.2008 tarihinde , EBU HÜSEYİN demiş ki

    TARİKATÇILARIN ANLAMADIĞI BİRKAÇ NOKTA

    -SORU: SEVGİLİMİZİ, ANAMIZI, EVLADIMIZI,FALANI,FİLANI HAYAL EDİYORUZ ŞİRK OLMUYORDA NEDEN ALLAH DOSTUNU (!) HAYAL EDİNCE RABITA YAPINCA VE İNSANLARDAN YARDIM İSTEYİNCE MEDED YA GEYLANİ,SEYDA … ŞİRK OLSUN DENİLİYOR -EL CEVAP: ŞİRK OLUR; ÇÜNKÜ ŞEYHİ HAYAL EDERKEN ALLAHDAN DİLEMEN GEREKEN DUA VE YARDIMI ŞEYHDEN DİLİYORSUNUZ. BİR İNSANDAN YARDIM İSTEMEK ELBETTE ŞİRK OLMAZ ANCAK O İNSANIN YAPABİLECEĞİNİN ÜZERİNDE BİR ŞEY İSTEMEK YADA ALLAH’DAN İSTEMEMİZ GEREKEN YARDIMI KULDAN İSTEMEMİZ ŞİRKE SOKAR İNSANI ÖRNEĞİN KUYUYA DÜŞSEK ÖNCE YAKINDA İNSAN VARSA ONLARDAN YARDIM İSTERİZ. İMDAT DERİZ BU DOĞALDIR ŞİRK OLMAZ. ANCAK BAĞIRDIK İNSAN YOK O ZAMAN ORDA OLMAYAN İNSANLARDAN YARDIM DİLEMEK HEM AHMAKLIKTIR HEM DE ALLAH’TAN DİLEMEMİZ GEREKEN YARDIMI İNSANLARIN (ölmüş veya ölmemiş) YAPABİLECEĞİNE VE YANIMIZDA OLMASLAR BİLE BİZİ İŞİTECEKLERİNE İTİKAD EDİP ALLAH’IN İLMİNİ ONLARA DA VERDİĞİMİZDEN DOLAYI ŞİRK OLUR.

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet(59) /  hayır(49)

  • 78 |

    bir nakşi gözüyle...

    11.10.2008 tarihinde , mustafa ARSLANKURT demiş ki

    s.a. sözlükte rabıta iilgi, bağ kurmak manalarına gelmektedir. tasavvufi ıstılahta ise bağlı olunan mürşidi düşünerekten ondaki ilahi feyz ve güzelliklerden faydalanmak demektir. tassavvuf ritüeli haline gelen rabıta farz bir ibadet değildir. necip fazıl üsdat rabıtayı karakter transferi olarak nitelemektedir. bir saat tefekkür bin yıl nafile ibadetten evladır hadisi şerifi ne dayanaraktan rabıtayı bir tür tefekkür olarak nitelersek yanılmış olmayız. şöyle ki; tefekkür ALLAH (cc) ın yarattıkları hakkında düşünüp O nun sonsuz kudretini ve güzelliklerini murakabe etmemiz ve O nu daha iyi bilmemiz amacını taşır. Yaratılanların en şereflisi insan olduğuna göre en güzel insanları yani kamil mürşidleri düşünmek(rabıta) tefekkürün en alası olsa gerektir. rabıta da mürşidin cismaniyeti aşıp ALLAH (cc) ın ona vermiş olduğu manevi güzellikleri tahayyül etmek gerekir.

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet(59) /  hayır(48)

  • 79 |

    rabıta ibadet oluyor

    11.10.2008 tarihinde , esin DAĞ demiş ki

    Söylediklerinize katılıyorum.Ben bir tarikat kursunda kalıyorum.

    Resmen mürşitlerini Peygamber Efendimizle eş tutuyorlar. Bu ise en çok zoruma giden şeydir. Önüne çıkmak çok zor. Kursta kalan talebeler çok çabuk etkisi altında kalıyorlar. Hatta Rabıta alan bile oluyor...Arkadaşlarımı uyarmak için delil getirsemde vaz geçiremiyorum... Artık ne yapacağımıda bilmiyorum

    vote 5.6 Katılıyor musunuz?  evet(78) /  hayır(61)

  • 80 |

    rabıtaa

    11.10.2008 tarihinde , ferhat koyuncu demiş ki

    selamun aleyküm...

    hocam bu kanuda bizi aydınlattığınız için sağolun

    ben üniv. de öğrenciyim şimdi bir cemaat yurdunda kalıyorum yurda girmemdeki amacım kendime biraz çeki düzen vermek Allah a layık kul olmaktı

    ama kaldığım yurtta bazı fikirler biraz ters

    mesela adamlar dünya ve ahiret saadeti için mutlaka kendi cemaatlerinden olmamız gerektiğini söylüyor

    yurtlarında kaldığımız bir anın bile dışarıdaki insanların gece gündüz ibadet etmesinden daha sevab olduğunu söylüyor

    imam-hatip okullarını sevmiyorlar, camide namaz kılmıyorlar...

    hadis-i şerifte anlatılan 73 fırkadan cennete gidecek olan tek fırkanın kendi cemaatleri olduğunu söylüyorlar

    öğrenciye zorla rabıta veriyorlar ...

    doğrusu ben de ayrılmak istiyorum

    bu konuda biraz bizi aydınlatır mısınız

    selamun aleyküm...

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet(56) /  hayır(52)

  • 81 |

    tarikatlar

    11.10.2008 tarihinde , huseyin arslan demiş ki

    sayın hocam sizleri beğenerek okuyor ,dinliyor ve izliyoruz... şeyhi olmayanın şeyhi şeytan dır... sözü ne derece doğrudur açıklarmısınız .. başarılar..

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet(59) /  hayır(54)

  • 82 |

    size katılıyorum hocam

    11.10.2008 tarihinde , muzeyyen demiş ki

    yazınızda belirtiğiniz fikirlere katılıyorum .Allaha ulaşmak için aracı aramamıza gerek olmadığına inanıyorum.selam tüm müslümanların üzerine olsun

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet(72) /  hayır(67)

  • 83 |

    yazık

    11.10.2008 tarihinde , veysel cihan demiş ki

    yazık.burada yazılanlara verilen cevapların ilmi olmasını beklerdim.ama olmamış.savunan ile reddeden bir müslümana yakışmayacak ölçüde kalp kırcıcı bir şekilde yazı yazmış.insanların fikrine hele müslümanin fikirlerine saygi bumu olmalıydı.müslüman olarak üzüldüm

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet(70) /  hayır(71)

  • 84 |

    rabıtaya farklı bir yönden bakış

    11.10.2008 tarihinde , Hasan BASRİ demiş ki

    Hocam "Tasavvufta rabıta denince..........Bunun için mürit öncelikle şeyhinin suretini hayal edecek, onun güzelliklerinin, ahlakının kendisine feyezan etmesini isteyecektir...." diyorsunuz.

    Hadis-i şerifte, (Beş şey ibadettir: Az yemek, camide oturmak, Kâbeye, Mushafa ve alimin yüzüne bakmak) buyurulmuştur.

    o zaman Rabıta'da alimin ( ki bir insanın Mürşid-i Kamil olması için alim olması zaten şarttır.) yüzüne bakılıyor zaten ibadet olmazmı.

    vote 5.9 Katılıyor musunuz?  evet(89) /