soru cevap

bilmiyorum ilmin yarısıdır  -  indeks listesini göster
13OCA2010871

tevessül

etiketler : Tevessül, sahabe, Peygamber

Hocam, tevessül konusunda değerli görüşünüzü talep etmek istiyorum. Genellikle tasavvuf ehlinin yaptığı, dua ederken evliyalar hürmetine deyip Allahtan bir şey istemek caiz midir? Bidat midir? Ya da en azından Rasulüllah tarafından yapılmış mıdır? Ben çok aradım taradım düzgün bir şey bulamadım. Sanki sakıncalı, ya da en azından sünnete uygun değilmiş gibi geliyor bana. Beni bu konuda aydınlatabilir misiniz? Vesselam

bizim cevabımız15 OCAR 2010 tarihin'de , Faruk BEŞER yanıtladı

Tevessül konusunu inşallah -dualarınızla- çıkacak olan DUA, ZİKİR VE TEVESSÜL konulu kitapçığımda uzunca anlatacağım. Şimdilik şu kadarını söyleyeyim:

Tevessül, vesile edinme demektir. Kuranı Kerim'de Allah (cc) kendisinden yardım dilemek için müminlerin bir vesile edinmelerini emreder. "Ey müminler, Allaha karşı takvalı olun ve ona vesile arayın. Ve onun uğrunda cihad edin ki, felah bulasınız" der (5/35). Buradaki vesilenin, bir şey istemeye yüzünün olabilmesi için yapılacak ibadetler, hayır ve hasenat olduğu söylenir. Bunu anlatan bir ayeti kerime de vardır: "Ey müminler, Allah'tan sabır ve namazla yardım dileyin" (2/153) Demek ki, sabır ve namaz birer vesiledirler.

Diğer yönden hiç bir şey yapmadan, falancanın hakkı için, diye dua etmek meşru değildir ve bunun insanı şirke kadar götüreceği söylenmiştir. Çünkü hiç kimsenin Allah'ta bir hakkı ve alacağı yoktur ve bir insanın bir başkasının hakkı için isteyeceği bir şey olamaz.
Sahabe efendilerimizin döneminde "Rasulüllah hürmetine" diye onunla tevessül edilmiş ve Allah'tan yağmur istenmiştir. Onun vefatından sonra ise amca oğlu Abdullah bin Abbas'la tevessül edilmiştir. Bu olaylara bakan alimler durumu şöyle anlamışlardır:

Demek ki en azından Allah Rasulü'nün hayatında onunla tevessül edilebilir. Ancak burada da ince bir nokta vardır: Sahabe bu tevessülü kuru kuruya yapmamışlardır. Yani Allah'a şöyle dememişlerdir: "Muhammed (sa) senin iyi bir kulun, onu çok seviyorsun, o halde onun hakkı için bize yardım et". Çünkü bunun bir anlamı olmaz. Böyle bir talebe, o benim iyi kulumsa size ne? diye cevap verilebilir. Aksine onlar, Allah Rasulü'ne ittiba etmiş, onu izlemiş, gösterdiği çizgide yürümüş, sonra da bunu vesile edinerek onun hürmetine Allah'tan bir şeyler istemişlerdir. Onun hakkı için istememişlerdir.

Onun vefatından sonra ise Abdullah bin Abbas'la tevessül edildiğini göz önünde bulunduran İbn Teymiyye gibi alimler, demek ki, tevessül, ancak hayatta olan birisi ile yapılabilir. Eğer ölenle de tevessül edilebilseydi sahabe, Rasulüllah'ın vefatından sonra Abdullah'la değil, yine Hz. Peygamber'le tevessül ederlerdi, demiştir.

Ancak daha makul açıklama yapanlar meseleyi şöyle anlamışlardır: Asıl tevessül, insanın kendi amelleriyle olur, bunda şüphe yok. Ama Hz. Peygamber'le onun hürmetine diye tevessül etmek de mümkündür. Ne var ki, istenen zat o değildir, Allah'tır. Kaldı ki, bunun kuru kuruya olmasının da bir anlamı olmaz. İnsan onun bir sünnetini yaşar, onun yolunda olup olmadığını gözden geçirir, ya da ona bolca salat ve selam okur, ondan sonra Allah'tan, onun hürmetine diye istemeye yüzü olur. Aksi halde onun hürmetine diye istemesinin bir anlamı olmaz.Bu ölçülerle ve istediğini sadece Allah'tan (cc) istemesi şartıyla, Allah dostu olduğu bilinen birisiyle de tevessül edilebilir. Ancak bazı sufiyyenin, "Yetiş ya fülan, imdat ey filan" gibi sözleri ve evliyanın bunları duyup imdada koşacağına inanmaları elbette şirktir, bunlardan Allah'a sığınırız.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

bu yazıya ait 31 yorum var

comment addKendi yorumunu ekle

arrow

  • 1 |

    ilim ilim bilmek ilim kendin b

    19.01.2010 tarihinde , pozitif demiş ki

    himmet ya seyyid abdülkadir geylani diyen kişi ye..şirktedir diyen kişiye deriz ki...size ve ilminize yazık....himmet diyen kişi zaten o işin allahın izni ile olacağını bilir..fakat olayı kalbını temızlemiş allah dostu kişiye havale eder...ozaman faruk beşer hocaya göre..seyyid abdülkadir geylanı şirktedir...yani kafir olmuştur....faruk beşer hocamız anlamasda yada işinede gelmesede diyoruzki.....himmet ya gavsi sani seyyid abdülbaki el hüseyni...allah kalpleri bilir..allahtan başka bir şey den birşey isteyen kafirdir...kimse evliyadan bir şey istemez..sadece onun kendisinden daha temiz olduğunu bildiği için onun dua etmesını ister....

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Yine tersinden bir yorum. Biz de buna hiç bir şey demeyiz, selam, der geçeriz.

    vote 7.3 Katılıyor musunuz?  evet (57)  /  hayır (21)

  • 2 |

    tevessül

    22.01.2010 tarihinde , pozitif demiş ki

    Bediüzzaman hazretleri çocukken Abdülkadir Geylani’den himmet beklerdi.Ceviz kaybolsa.Ya şeyh.Sana bir fatiha,benim cevizimi buldur’diye Ondan medet beklerdi.yetiş gavs derdi..bunu kendisi söylüyor...OZAMAN BEDİÜZZAMAN HZ LERİ ŞİRK TEDİR.Faruk BEŞER hocamıza göre....ah ah burda niyet önemlı..koskoca said nursiyide kafir ettiniz...bu nasıl bir inançtır...vehhabi inacı gibi....allah dostları insanlaın yardımına gelir...

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    işte size abuk subuk ve de sapık, ayrıca işe kıçından bakan bir yorum. Alın ne yaparsanız yapın.

    vote 6.8 Katılıyor musunuz?  evet (45)  /  hayır (21)

  • 3 |

    tevessül

    26.01.2010 tarihinde , pozitif demiş ki

    s.a..sakın olun hocam kızmayın...ben hiç terbıyesiz yorum yapmadım..ama siz sınırlerınıze hakım olamdınız..olsun hakkımızı helal ettık..hem dilyorsunuz..Yetiş ya fülan, imdat ey filan..demek şirktir....ya hocam bu böyle olmaz..bakın bediüzzaman bile böyle demiştir,deyınce kızıyorsunuz..biz sizin gibi düşünmek zorundamıyız.aksı bir şey yazınca,bunuda bediüzzaman gibi şahane zaatlarla ispat edince kızıyorsunuz...kısa neye cevap verdiği belli olmayan ve edebe mualif şekilde cevap vermeyın...ispat sunun..bediüzzaman da yanlış yapmış.şahı geylanıde yanlış yapmış deyın...insana sövmeyın..yeter artık..allah dostlarının ve tasavvufun sahteleri var diye hep onları kötülüyenlerın karşısında olacağım...istersenız benım yorumlarımı engelleyede bilirsınız...ama yınede ilmınıze saygı duyuyorum sizi allah için sevıyorum fakat bu ilme fazla güvenmemenızı tavsiye edıyorum...çünkı sizden daha alım şeytan var...allah hakkı hak bilip hakka uymayı,batılıda batıl bilip ondan kaçınmayı nasıp etsın..saygıyla ellerınızden öperim

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Bu mu saygı, bu mu İslam, bu mu edep? Okuyanlar karar versinler. Ben bu kez de yayımlıyorum

    vote 8.5 Katılıyor musunuz?  evet (98)  /  hayır (17)

  • 4 |

    Yanlış Anlama var

    03.02.2010 tarihinde , İsmail Horozcu demiş ki

    Bu mesele ile ilgili Seyyid el-Maliki el-Haseni'nin Ege basımdan çıkan Mefahim isimli güzel bir eseri var.

    Aradaki çizgi ince ama çok mühim dikkat etmek lazım. Bu hususta ehli tasavvufta ehli ilimde bazen hatalı hüküm verebiliyor.

    Ben Faruk Beşer hocanın yazdıklarını pozitif lakaplı arkadaş gibi anlamadım ama hocanın cevabı karşısında hayretler içerisindeyim. Uslüp pek yakışmamış.

    Hürmetler,

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    İslamın bilgi kaynaklarının neler olduğunu hatırlayalım lütfen.
    Üslüp kime yakışmamış, bunu da anlamak gerek. Yani yakışan üslup benim görüşüme uyan üslup mudur? İnsaf edelim ve sınırımızda duralım.

    vote 4.2 Katılıyor musunuz?  evet (21)  /  hayır (29)

  • 5 |

    Tevhid derim....

    05.02.2010 tarihinde , Abdullah demiş ki

    Ah güzel Hocam..Tevhid ile Sirk arasindaki fark o kadar ince ki...Allah bizi kavrayalnlardan eylesin...Bu cagin putlari belli..Aslinda senaryo ayni..Sadece aktörler farkli...Zaten tevhid mücadelesi veren birisine catan olmasa garibserdim...

    Su hadisi hatirlatmak isterim kardeslerime :

    Sirk, karanlik bir gecede, karincanin kara tasin üstünde ayaksesleriniden daha da gizlidir.........

    Sayin Hocam eksik aktardyisam bu Hadisi düzeltin...

    Selametle....

    vote 3.3 Katılıyor musunuz?  evet (23)  /  hayır (47)

  • 6 |

    Arkadaşlar İnsaf

    06.02.2010 tarihinde , Yavuz demiş ki

    Hocam ne güzel meseleyi delilleri ile açıklamış, gayet sarih... Delil olarak Kuran'dan delil getiriyor.. Siz ? Felanca şunu demiş...miş...miş...

    Ne zaman adam oluruz ? Cevap: Araştırmacı ve Sorgulayan ruha ne zaman sahip olursak o zaman..

    vote 3.5 Katılıyor musunuz?  evet (20)  /  hayır (37)

  • 7 |

    Allah'a sığının..

    10.02.2010 tarihinde , hebbur demiş ki

    Hocam Allah razı olsun çok güzel anlatmışsınız.. yanlız size bu soruyu gönderen ve lafı tersinden anlayıp yorum yazanlar sanki size sorarken bile muhalefet amaçlı sormuşlar.. yani siz ne kadar açık yazmışsanızda muhalefet etmeye odaklandıkları için ne kadar net yazsanızda anlamamışlar.. oysa lafı tersinden anlayıp size çok kötü ithamlarda bulunmak yerine objektif bi şekilde okumak ve önce kendi dünyamıza bakmak ve öz eleştiri yapmak gerekir.. Hocam hiç bir zaman böyle şeylerden dolayı moralinizi bozmayın.. Her daim sırat-i müstagim üzere olun..

    vote 3.2 Katılıyor musunuz?  evet (18)  /  hayır (38)

  • 8 |

    Dogru Tesbit Hocam

    10.02.2010 tarihinde , Murat demiş ki

    Es Selamu Aleykum ve rahmetullah sayin degerli hocam,

    önceliklte ALLAHtan sizi herzaman Adaleti davranmanizi, yaptiginiz hatali fetvalardan dolayida ALLAH sizi bir ecir ile ecirlendirsin, mükafatlandirsin insaALLAH...

    Aci olan bir durum var sayin hocam oda sudur, Cahil Cahillini inkar edip Ahlaksizca Alimlere saldirmakta veyahut hali hazirda, biraz ilme sahip oldugu halde, Haddini Asarak Müctehid derecelerine cikan alimlere dil uzatmaklar, malesef Islamin hem ahlaki hemde ilmi ortadan yok oldu,

    ALLAH insaALLAH size herdaim rahmet ve bilmediginiz konularda kolayliklar kapisini acsin...

    Sizi Saygi ve selamlarimla selamliyor ve duanizi bekliyorum insaALLAH..

    Berlinden Selamlar

    vote 3.0 Katılıyor musunuz?  evet (14)  /  hayır (33)

  • 9 |

    üstadın tevessül anlayışı

    20.02.2010 tarihinde , veysel demiş ki

    sayın hocam sadece merak ettiğimden soruyorum...inanın ki başka bir amacım yoktur..üstad hazretlerinin geylani hazretlerinden yardım istemesini bu anlattıkarınız ile nasıl telif ediyorsunuz....yani üstad hazretlerinin o yaklaşımı sizin anlattıklarınızla tamamen çelişiyor...bu konudaki yorumunuzu rica ediyorum...selamlar..

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Hz. Ali Efendimizin çok güzel bir sözü vardır:
    "Hakikatı insanlarla tanıma, önce hakikatı tanı ki insanları onunla tanıyasın"
    Benim şiarım bu. Bilmem anlatabildim mi?

    vote 6.3 Katılıyor musunuz?  evet (34)  /  hayır (20)

  • 10 |

    Yalniz senden yardim isteriz

    22.02.2010 tarihinde , kilicaslan demiş ki

    Beddüzzaman in ya GAVS diye dua ettigini ilk kez duyuyorum.

    Benim bildigim dua yalniz ALLAH a yapilir. Nitekim Fatiha hep demiyomuyuz. " Yalniz sana kulluk eder, yalniz senden yardim isteriz "diye burda yardimdan maksat Ibn Teymiyye ye göre kulun imkaninda olmayan seyleri istemedir.

    Eger bir sey kaybettiysek, birlikte aramak icin kullardan yardim isteriz fakat hayatta olmayan bir sahisdan yardim istemek,

    ALLAH in yerine bir baskasini tercih etmek gibi olur. Bu hic ALLAH in gücüne gitmez mi saniyorsunuz?

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet (13)  /  hayır (12)

  • 11 |

    Canını Sıkma Hocam,

    23.02.2010 tarihinde , Kerim Canikli demiş ki

    Aman Hocam sakın, taassup sahibi kişilerin akletmeden yaptıkları eleştiriler ve tepkiler sizi küstürmesin. Hurafelerden arınmış Kur'ani dini öğrenmemizde sizin ve sizin gibi az sayıda Alimlerin çok büyük emeği var. Bundan sonrada bu ihtiyaç devam etmekte.

    Onlara kızmayın. Örneğin zamanında ben de dinimi bulunduğum çevrede öğrendiğim için, yalnızca onların anlattıklarını gerçek din zanneder, sizin gibi Alimlere kızar kötü gözle bakar hatta dinsiz mezhepsiz yakıştırmaları yapardık, Rabbim affesin. Mesela Hayrettin Karaman Hocaya İmam-ı Azam'ın Türkiye şubesi diyerek guya alay edilirdi. Bu aslında kızılacak değil acınacak bir durumdu. Bu durum sizlerin attığı tomurcukaların vicdanlarda filizlenmesiyle değişti, düzeldi. Giderek de bu sayı artıyor. İnsanların atalarının dininden kopması kolay olmuyor. Peygamberimizin yaşadıklarını aklınıza getirin ve teselli olun.

    Allah ilminizi artırsın.

    Saygılarımla

    vote 4.4 Katılıyor musunuz?  evet (11)  /  hayır (14)

  • 12 |

    cevabınız çok garib,çünkü..

    23.02.2010 tarihinde , veysel demiş ki

    az ve öz söz söylemek güzeldir ama meramını eksiksiz anlatabilmek kaydıyla.....yoksa öz söyleyeyim derken yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermiş oluruz...hz.ali efndimizin bu sözü doğru da sizin bu sözü burda kullanmanızı yadırgadım...çünkü bu sözün mefhum u muhalifine bakılıcak olursa Üstadın hakikatsız inançlarının olduğu düşünülür...bazı yazılarınızda fethullah gülen hocaefendi için şöyle diyorsunuz..“Bazen dört mezhebi de aşan içtihatları Allahu âlem isabetlidir” bu kadar yüksek bir paye verdiğiniz muhterem hocamız bakın tevessül ve himmet ile ilgili bir anısında ne diyor...."...ve tam o esnada arkadaşlara 'dua edin' dedim. Kendim de 'Ya Seyyidena Hz. Hamza! Ya Seyyidena Hz. Hamza!' diyerek o yüce ruhu, imdadımıza göndersin diye Cenab-ı Hakk'a dua ettim. Üzerimize doğru gelmekte olan kalas, yanımızdan geçerek gözden kayboldu... Ve hayrettir selin mecrası birden değişti, " bir başka anısında ise.."Hz. Hamza (ra) ile alakalı bir başka müşahedem de şudur: Kaldığım yerin salonunda arkadaşlarla öğle namazı kıldık. Ben son sünneti kılmak için odama döndüm. Bir tuhaf ruh haletinde bir garip müşahedede; baktım cin diyebileceğim bir yaratık biraz da Tatarlara benziyordu. Beni elimden tuttu ve götürmeye çalıştı. Teferruatını unutmuşum. Ancak çok bunaldığımı hatırlıyorum. Birden istimdat ile 'Ya Hz. Hamza!' dedim. O şanlı sahabi benim gibi aciz bir insanın davetine icabet etti ve adeta odanın içinde beliriverdi... Cin onu görünce korkudan geri geri gitti ve duvardan süzülerek gözden kayboldu..." vereceğim adreste bu türden anıların ayrıntıları okunabilir....http://tr.fgulen.com/content/view/3174/157/

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Herkes kendine göre mefhumu muhalif çıkarıyor.

    vote 5.2 Katılıyor musunuz?  evet (16)  /  hayır (15)

  • 13 |

    devam edelim

    23.02.2010 tarihinde , veysel demiş ki

    şimdi sayın hocam üstadın geylani hazretleri ile ilgili anısına verdiğiniz cevabın aynısını hocaefendi için de verebilir misiniz...üstad diyor ki.."...hatta seyyid-üş-şuheda olan Hz Hamza (r.a.) mükerrer vakıatla kendine iltica eden adamları muhafaza etmesi ve dünyevi işlerini görmesi ve gördürmesi gibi çok vakıatla, bu tabaka-i hayat tenvir ve ispat edilmiş." görüyorsunuz ki üstadın bu beyanını hocaefendi doğrulayan sözler sarfediyor... yani hocam, elinizdeki hakikat ile hocaefendiyi tanımaya çalışmamışsınız heralde veya hocaefendinin bu türden anılarının olduğunu bilmiyordunuz bu zamana kadar....ama artık biliyorsunuz ve cevabınızı merakla bekliyorum sayın hocam..

    vote 6.0 Katılıyor musunuz?  evet (18)  /  hayır (12)

  • 14 |

    yinemi ?

    24.02.2010 tarihinde , veysel demiş ki

    yine kısa ve öz bir cevap vermişsiniz hocam,sizi tebrik ediyorum.. üstad ile ilgili sorduğum soruya verdiğiniz cevabı hocaefendi için veremediniz...hakikate haksızlık ettiniz....hani hakkın hatırı ali idi...siz ,"siz" oluyor ken bizler "herkes" oluyoruz demek ki....siz alim, biz cahil....heralde insanların sizi devamlı tasdik etmesini bekliyorsunuz...mefhum u muhalifin ne olduğunu sizin kadar bilemiyoruz tabi ama üstadın geylani hazretlerinden istimad etmesine hz ali nin sözü ile cevap vermenizin ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz...hz alinin aynı sözünü http://tr.fgulen.com/content/view/3174/157/

    adresindeki hoceefendinin beyanları için de kullansaydınız hakikati en azından kendi vechenizden incitmemiş olacaktınız...ama hocaefendi ve talebeleri etrafınızdayken böyle bir söz söylemek kolay değil elbette...hocaefendinin tevessül ile ilgili sözlerine bütün ruhumla katılıyorum....sizin ise onun bu sözlerini eleştirecek kadar cesaret sahibi olamadığınızı düşünmeye başladım...hele de mehtab tv de böyle bir soru sorulsaydı size, heralde tevessülü kabul eden sözlerinizle tevil etmeye çalışırdınız....yine bir cümleyle cevap vereceğinizi tahmin ediyorum....ama esasen cevap vermenizi de beklemiyorum...tekrar selamlar..

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Böyle bir polemiğe neden ihtiyaç duyuyorsunuz? Benim birilerine öyledir ya da böyledir diye hüküm vermem size ne kazandıracak? Bunu niçin bu kadar önemsiyorsunuz?
    Söyleyim öyleyse: Bediuzzaman benim için çok azizdir, evliyadandır, ulemadandır... Fethulllah Gülen Hocaefenidi de benim için öyledir. Hatta bazı yönleriyle Bediuzzamandan da ileridir. Bunlar benim içtihadım, yanılıyorsam Allah affetsin. Ama benim için daha aziz olan bir şey daha var: Hakikat. Ve yapım gereği, ikna olmadığım hiç bir şeyi, filanca söylüyor diya kabul edemem. Allah Rasulünden başka masum ve hatasız bir insanın olmadığına imanım var. Bunu bizzat o söylüyor. İslamı, kişilerle kaim görmüyorum. Bunu da bizzat Hocaefendiden öğrendim. Ve benim bu kanaatlerimin kârı, ya ad zararı sadece beni etkiler. Büyük insanları derecelerinden tenzil etmediği  gibi, kimsenin derecesine de derece katmaz. Kanaatlerimin hata olma ihtimali elbette vardır. Siz de bu insanlar hakkında bir takım kanaatlere sahipsiniz. Sizin kanaatleriniz de nihayet bir beşer kanaati değil midir? Sizinkilerin doğruluğu konusunda meşru bir deliliniz mi var ki, beni itham ediyorsunuz. Hem sizinle aynı düşünme zorunluluğumuz mu var?
    O halde bu suçlamalar, bu azarlar, bu kardeşlik hukukuna tecavüzler, bu tecessüsler neden?
    Teessüflerimi bildiriyorum.

    vote 6.1 Katılıyor musunuz?  evet (19)  /  hayır (12)

  • 15 |

    polemik değil..

    25.02.2010 tarihinde , veysel demiş ki

    Öncelikle ifade edeyim ki amacım polemik değildi.Suallerime bir cümlelik cevaplar vermeniz ve bu cevabların da beni tatmin etmemesi nedeniyle birazda alınganlıkla kanaatlerimi ifade ettim. Elbette ki, ben de yanılmış olabilirim.Birileri hakkında vereceğiniz hükümler bana bir şey kazandırmaz elbette ama ikinci sorumda dediğim gibi tevessül ve himmet konusunda muhterem hocaefendinin farklı beyanları olduğunu ilettim size ve sizin anlattıklarınıza göre hocaefendi de yanılıyor olmalıydı ve ben sadece bu tesbitimin sizin vechenizden doğruluk payı nedir onu öğrenmek istemiştim. Hakikaten başka bir amacım yoktu.Sizin de ifade ettiğiniz , İslamın bazı şahsiyetlerle değil hakikatlar ile kaim olduğunu hocaefendiden önce üstad söylüyor zaten.Hocaefendiyi bazı yönleriyle bediüzzamandan ileri görmeniz malumumuz idi. Bu düşüncenize saygı duyuyorum. Sizi kırmak değildi amacım bu olanlar ise kardeşlik hukukumuzu zedelemez inşallah,lütfen teessüf etmeyiniz.. Selamlar

    vote 7.3 Katılıyor musunuz?  evet (24)  /  hayır (9)

  • 16 |

    herkes bilmeli

    26.02.2010 tarihinde , pozitif demiş ki

    ilimi taşımak zordur...insan ilimi alınca derkı,o bediüzzamanın fıkrı,benımde ilmim var ona uymak zorunda değilim der.fakat şunu da bilmeliki,güneş le lamba kıyaslanamaz..biri etrafındakılerını de yakarak aydınlatır..lamba ise sadece kendinı yakarak aydınlatır....bilmem anlaşıldıkmı...bu yorumlarde bilmeden yorum yazan arkadaslar,hocamızı pof poflayanlar,bediüzzaman gavs diye dua etmıs mı diyen arkadasların konuya nekadar vakıf oldukalrı bellıdır...bediüzzamanın raislelerinin belki 100 lerce yerınde GAVSI AZAMDAN medet istediğni anlatır...faruk beşer hocamızın kendı ilmi vardır saygı duyarız fakat bu himmet olayı için katılmadığımızı,ayrıc pof pof çekerek hocamıza siz haklısınız diyen kişiler,bediüzzaman gibi zatlerı haksız duruma soktuklarını unutmasılar aaraştırsınlar..ayrıca gülen hocaefendi için 4 mesep dışına aşan iştihatlaeri var derken inan hicap duydyum..çok sevdiğim hocaefendının eğer böyle fikirler,, varsa yazık,asıl bu sapıklılktır..allah dınını tamaladı..istese idi5 meshebı devreye koyardı..bu dının artık işthate ihtiyacı yok...samimiyte ihtiyacı var..4 meshebı aşan bir iştihat,kuran ve sunnet dışıdır..kabul deılemez....adı iştihat değil,TAVİZDİR. hocam saygılarla..

    vote 7.4 Katılıyor musunuz?  evet (32)  /  hayır (11)

  • 17 |

    Veysel kardeş,

    26.02.2010 tarihinde , Kerim Canikli demiş ki

    Bediüzzaman veya Hoca Efendi yanılmış veya hata etmiş olamaz mı?

    Yanılmış veya hata etmişlerse bu onların ilimlerine halel mi getirmiş olur?

    Bediuzzaman veya Hoca Efendi eleştirilemez mi?

    Öncelikle bunlara bir cevap verirsen sevinirim.

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Kimsenin böyle bir iddiada bulunduğu yok

    vote 4.6 Katılıyor musunuz?  evet (11)  /  hayır (13)

  • 18 |

    Yeter artik yeter.....

    27.02.2010 tarihinde , söylemiyorum demiş ki

    Ne bicim Insanlarsiniz. siz,,,, allah insanin neyine yetmiyorki, vesiile diye sirki güzel gösttermeye calisiyorsunuz...

    Kim olursa olsun...

    Yeter artik..ALLAH sizin neyinize yetmiyor..onu noksansiz görseydiniz o size yeterdi....Birisi yetis ya Hamza demis ise ,, Hatta yapmis...Faruk Beser hoca efendiye gereksiz gereksiz laflar sokusturmaya kalkmayin artik...Begenmiyorsaniz cekip gidin bu siteden...Yeter artik yeter........Burasini onca insan okuyor ... Kafalarini karsitirip durmayin.........Su Tevhid adam gibi anlayalim artik..Hala onun bunu pesinden gitmeyin...Yok cin cikinca yetis ya Hamzalar falan filan.......Böyle yapip insanlarin cesaretini kirip...korku-duygularini tanri edinmeye sebeb olablirsiniz.....Vallahi ahirette gereksiz fitne cikaranlardan sikayetci olacagim......Hele hele bu tevhid ile sirk konusunda...........

    vote 4.8 Katılıyor musunuz?  evet (11)  /  hayır (12)

  • 19 |

    kafamız karışık

    27.02.2010 tarihinde , serdar demiş ki

    Değerli Hocam,

    Benim de dini alanda çözemediğim en temel konu bu...

    "Medet Şeyhim" vb. ifadeler bana da şirk olarak gözüküyor, zira manası ne olursa olsun, avam en azından Hıristiyanların Hz. İsayı ele aldığı çerçevede algılama hatasına düşmez mi? Düşebilir.

    Ancak bazı arkadaşların verdikleri örneklerde görüldüğü gibi, şirk olarak görülebilecek bir hususta nasıl oluyorda bu grup veya zatlar medet etme uygulamalarına gidebiliyorlar?

    Bir yanda hakikat var, diğer yanda ise hakikatta olduğunu inandığımız mübareklerin farklı uygulamaları....

    Lütfen bu tenakuzu çözebildiyseniz aktarırsanız sevinirim, Allah rızası için...(Emalime özel cevap da atabilirsiniz)

    Allah'a emanet olunuz.

    vote 4.7 Katılıyor musunuz?  evet (9)  /  hayır (10)

  • 20 |

    kerim canikli kardeş

    27.02.2010 tarihinde , veysel demiş ki

    sayın hocam benim yerime size cevap vermiş kardeş,hem o yazılarımızdan bu manayı nasıl çıkardığınızı da anlamadım.

    vote 3.5 Katılıyor musunuz?  evet (6)  /  hayır (11)

  • 21 |

    Allah´im sen herseye sahitsin.

    28.02.2010 tarihinde , söylemiyorum demiş ki

    Evet kardesim Veysel......

    Ya Faruk hocam ne yapsin,,aciklama getririyor, onun sözü nerden nereye cekiliyor.....

    Cenabi-hak o kadar adil ki....Bak sende o duruma geldin.....

    Kimsenin hakkini kimsede birakmaz...Sende hakli isen sende hakkini alirisin elbet...

    Hz. Ibrahim en güzel Tevessülü etmis..Atese atildiginda bile Cebraili.Tanimamis..Rabbim bana yeter demis... Ve lakabi Halil olmus......Allah neymize yetmiyorki......

    vote 5.5 Katılıyor musunuz?  evet (12)  /  hayır (10)

  • 22 |

    nasıl ikna olacağız

    01.03.2010 tarihinde , mehmet demiş ki

    Sayın Hocam,

    Sizinde yukarıda anlattığınız şekilde vesileyi anlayan birçok alimimiz olmuş. Tersiyle bu dünyadan göç eden salih insanlarlada tevessül edilebileceğini söyleyenlerde. Ancak benim gerçekten merak ettiğim ve anlayamadığım konu şu; hakkında hiçbir şeri delil bulunmayan himmet istemek gibi bir fiili kendi alemimizde çok büyüttüğümüz, bediüzzaman, fetullah hocaefendi gibi ve birçok allah dostunun hayatında uygulamalı olarak görüyoruz. Bunlar medet istemiş himmet demiş ve gerçektende (kendi ifadeleri ile) muratlarına ermişler talep edilen yardım onlara ulaşmış bir şekilde. Bunun örneği saymaklakla bitmeyecek kadar çok. İşte ben burada takılıyorum. Yaşanmış olan bu olaylara bakarak, onlar himmet demiş hata etmiş diyebiliriz. Ancak yardım gördükleride bir gerçek bunu nasıl islamın hakikatı ile bağdaştıracağız. Allah rızası için cevap verirseniz çok sevinirim. Selam ve dua ile....

    vote 6.7 Katılıyor musunuz?  evet (18)  /  hayır (9)

  • 23 |

    Yanlışlık için özür,

    01.03.2010 tarihinde , Kerim Canikli demiş ki

    Yukarıda sorduğum sorular Veysel isimli arkadaşa değil, bizi Faruk Beşer Hocamızı pof poflamakla itham eden Pozitif rumuzlu arkadaşa idi.

    Ama senin de bu konudaki fikrini almakta sakınca yok kardeşim.

    Fakat şunu şahsen açıkça söyliyeyim ki, Benim inadığım dinde yalnızca Allah'tan yardım dilenir. Çünkü böyle yapacağim diye ona söz veriyorum. Allah'da dilerse yardımını çeşitli vesillerle gönderir.

    Yetiş ya Hamza diye yardım dilenen dine ben iman etmiyorum. Hamza yetişse bile, bunu gözlerimle görsem bile iman etmiyorum. Hz. Hamza'nın da bu inanç üzerine olduğuna inanıyorum. Bunun tersine inananların inancı kendilerini bağlar. Bunu söylerken böyle inananlar dinden çıkmıştır, şirktedir gibi ithamlarda da bulunmuyorum. Onlara da kızmıyorum. Dediğim gibi geçmişte bizler de böyleydik.

    Neticede gerçek doğruyu hatalardan ve noksanlıklardan münezzeh olan Allah bilir.

    vote 5.3 Katılıyor musunuz?  evet (10)  /  hayır (9)

  • 24 |

    artık

    01.03.2010 tarihinde , serdar demiş ki

    Sayın Hocam, bu kadar yorumdan sonra size bir yazı daha vacip oldu bence, kafalarımızın durulması için görüşlerinizi okumak isteriz. Bir yanda İslam'ın şirk hassasiyeti, bir yanda alimlerin bu mevzuda farklı yorum ve uygulaması....

    Telifini sizden okumak istiyoruz.

    Selamlarımla...

    comment Faruk Beşer'in yoruma cevabı

    Dua edin, "Dua zikir ve tevessül" adında bir projem var, bitirmeyi Allah nasip etsin.

    vote 5.8 Katılıyor musunuz?  evet (14)  /  hayır (10)

  • 25 |

    selam

    04.03.2010 tarihinde , ümit şahiner demiş ki

    s.a hocam Allah sizden razı olsun.ben bir imam hatip lisesi

    ögrencisiyim sizde benim bir değerli hocam olarak örneğimsiniz. herşeyden önce tebliğ noktasında göstermiş olduğunuz samimeyet ve cesaretten ötürü teşekkür dileklerimi iletirim.Alllah razı olsun saygılar...

    vote 1.9 Katılıyor musunuz?  evet (6)  /  hayır (25)

  • 26 |

    tevessülü anlamamışsınız

    06.03.2010 tarihinde , salih diner demiş ki

    hayattaki birisinden istenir ama ölmüş birisinden istenmez'' demek neuuzubillah insanı şirke götürür. hayattaki birisinden de istenmez vefat eden birinden de istenmez. sadace allah tan istenir.

    ey gavs bana yardım et demek; allahım o mubarek olduğuna hüsnü zan ettiğim kulunu sevmem hatırına bana yardım et demektir.

    allahın iyi kullanırnı sevmek ebu davud hadisinin beyanına göre amellerin en üstünüdür. insan kendi ameli salihiyle tevessül etmesinin caiz olduğu ehli islamın ittifak ettiği bir konudur.

    buna şirk demek tevessülün manasını anlamamaktan kaynaklanmaktadir.

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (9)  /  hayır (9)

  • 27 |

    istigase ve tevessül ayrıdır

    08.03.2010 tarihinde , serdar demiş ki

    Salih kardeşime,

    "ey gavs bana yardım et demek; allahım o mubarek olduğuna hüsnü zan ettiğim kulunu sevmem hatırına bana yardım et demektir. " demişsiniz. O zaman neden "Allahım o mubarek olduğuna hüsnü zan ettiğim kulunu sevmem hatırına bana yardım et " denmiyor?

    Sorun burada...

    vote 1.4 Katılıyor musunuz?  evet (1)  /  hayır (6)

  • 28 |

    tahkikat

    08.03.2010 tarihinde , esedullah demiş ki

    esselamu aleykum ehl-i kıble,

    Bizlerden ehl-i kıble diye bahis etmenin muradı aynı kıbleye dönmüşlüğe rağmen fikir ve zikir kardeşliğinde düştüğümüz anafor(girdap)..Öyle görünüyor ki o girdabın ortasında yegane ve çakılı duran istikamet ve direk kıblemiz beytullah..nitekim kabe-i muazzamayı tavaf eden milyonlarla beşer ve herbirinin zihnindeki İlah,peygamber ve itikat modelleri gibi..Her birinin kafasının içinde ve kalbinde taşıdıkları bir nevi ile şahıslarına ait modelleri ile orada dönmeleri gibi..Tıpkı benim gönlümde ve zihnimde şekil almış peygamber ile şu satırları okuyan bütün herkesin zihnindeki peygamberin bambaşka olmaklığı kabilinden..Merkezi Hakk olan ve etrafındaki anaforun çekim kuvveti olan bir merkezin etrafında dönmeklik..Bu dönüş ile dönmeklerde Hakk'ta sözün sahibide merkezdir.Savurup atmakta,çekip bırakmamakta,Hakkın kontrolündedir..İbre merkezi gösterdiği sürecede kopmak ve savrulmak mümkün değil..kişi merkezi değil,önünde açılan yolu vasıta bilirse ve onu merkez adlederse helak olmaklığın yoluna girmiştir..herşey merkezin çekim kuvveti etrafında döner ve onun açtığı yol ve yörünge istikametinde..merkezi unutup,merkezin kudreti ile biçim almış yörüngeyi merkez sanan ile o yörüngede merkezin çekimi ve kontrolünde yol aldığının idrakinde olan arasında ki fark burada tartışılmış..

    vote 4.3 Katılıyor musunuz?  evet (3)  /  hayır (4)

  • 29 |

    keşşaf

    08.03.2010 tarihinde , esedullah demiş ki

    esselamu aleykum, fikir ve zikir kardeşlerim...

    Meseleye mucize ve kerametin devamıyeti ve feyz ve ilhamın devamıyeti olarak bakınız...Resulullah'ın(aleyhisselatuvesselam) en büyük mucizesi ve berdevam olan mucize Kur'an-i Kerim tüm zamanlara ışık tutuyor.Nurunun, nüzulu ve tamamlanmasından evvelki zamanlarıda aydınlatması ve kıyamete kadar geçen tüm zamanlara erişiyor olması,Onunla alakadar olan herkese mucize oluşunu adeta ispat ediyor.Resulullah'ın beyanı ile insanlığa öyle bir emanet bırakılmıştır ki beşeriyet O'na sarıldığı müddetçe yolunu şaşırmaz ve savrulup helak olmaz..Kurtulmak ve felah için en mühim bir vesile..Hergün felaha davet eden ezan namaza davet namazda felaha vesile..Demek ki adetullahtandır.Vesile ve vasıta aramaklık.Ve bulunacak en mühim vesileler Kuran'ın ta kendisi ve beşerin ibadetleri olduğu aşikardır.Çünkü biri ilmi ve idrakı diğeri idrakın getirisi olan ameli temsil ediyor.Beşerin idraksiz ve amelsiz bir biçimde vasıta tutup felaha ermek gibi bir fantazisi hep mi mevcut idi?Bir muamma olmalı...Esaslı vasıta ve vesilenin imtihan olduğu,imtihanında şu hayatlar olduğu mu unutuluyordu?Eğer tereddüt,vesileye vasıl olmak noktasında içine düşülen bir çukur ise ; Evet vesileye vasıl olmaklık için vasıta lazım gelir..Bu vasıta,kişi olabileceği gibi herhangi başka esbapta olabilir..Nasıl ki vesilenin muazzamı olan ve imtihanın anahtarı olan Kuran-ı Kerim'i öğrenmek için peygamber lazım ve peygamberden öğrenen ve ondan öğrenen..Ve nasıl ki nesillerin devamıyeti için hemde sağlıklı devamı için aile vasıtası lazım gelir ve neslin devamına vesiledir.İşte aynen böylede vasıl olunmak istenene vesile şarttır.

    vote 2.5 Katılıyor musunuz?  evet (1)  /  hayır (3)

  • 30 |

    keşşaf

    08.03.2010 tarihinde , esedullah demiş ki

    Hak üzere ve Hak ile vesile aramak var olduğu gibi batıl ile ve batıla açılır biçimde vesile tutmakta mevcuttur.Medet ummak üzerinden nazar edildiğinde bunun fıtrata ve eşyanın tabiatına mutabık olduğu görülecektir.Yaratan ile yaratılan arasında belirleyici bir unsurdur.Medet ummak noktasında filan zat'ın kapısını çalmak özellikle idraksizlik ve cehalet ile fazlaca suistimal olunmuş.İdraksiz ve amelsiz (misal:bekar olanın iffetini korumak namına durumu değişene kadar oruç ameli ile amellenmesi vesiledir ve amel ile vesileye vasıl olmaktır) ve rahata alışmış kişiler ve onların varlığı ile beslenen suistimalciler her dönem türemiştir.Lakin insanın fıtratına uygun biçimde itimat ettiği kişilerden yardım medet beklemesi münasip düşüyor.Bununda bir emsali olarak validesi yıllar evvel vefat etmiş veya yanında olmadığı halde başına gelen ürkütücü veya zor bir olayda ''anneciğim'' diye tepki vermekliği adeta medet umması acaiptir.O vaka içersindeyken bu kız çocuğunun yardımına validesi gerçekten yetişmekte midir?Yani şahıs olarak yetişmekte midir yoksa yetişen validesi ile geçirdiği zamanlardan gelen bir nasihat ve öğüt müdür?Lakin daha mühim olanı yetişecek olan gerçekten şahıs isede Rabbinin izni ile yetişmekte değil midir?Ehl-i şühedaya ölü demeyin buyurulmasından murad onların aslında ölü olmadıklarını beyan ettiği gibi vazifedar olduklarınada işaret olabilir mi?Ve kul sıkışmadığında hızır yetişmez lafızları bir folklorik söylem midir?Berdevam olan mucize ve keramet mi feyz ve ilham mı sualinin cevabını verdiğinizde önümüzü görebileceğimize inanıyorum...

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (3)  /  hayır (3)

  • 31 |

    keşşaf

    08.03.2010 tarihinde , esedullah demiş ki

    Vahiy meleğinin ayetleri getirmek vazifesi sona ermesine rağmen tüm vazifeleri sona mı ermiştir..İlham için hala vazifedar değil midir?Ve Kuran-ı Kerim berdevam bir mucize değil midir? tüm zamanlara bakar..Ve evlatlarınızın sizden aldığı feyz veya bir eser sahibi sanatkarın eserinden kendisinden sonra hala feyz alınıyor olması gösteriyor ki; Mucize ve feyz ve ilham son bulmuyor süregidiyor.Ya keramet ! Keramat sahibi zatın vefatından sonra sürmekte midir?Sürebilir mi?Evliyalık makamatını yok saymayan ve kabul edip tasdik eden yürek sahibi kardeş şunu iyi dinle; Bu bir makamattır ve makamın sahiplerince bilinir..Yani evliyanın dahi nasibince dahilinde olduğu makam kıfayetince bilinir.Bizce meçhul nazarı ile bakmakta faide hemde elzem var.Yani evliyaullah'ın makamatları kıfayetince frekans ile bağlı olup olmadıkları ne tür bir rabıta ile bir araya gelebilecekleri bizce meçhul nazarında beklemeli.Çünkü bulunduğun makamdan gördüğün gibi olmayabilir hakikat..Bulunduğun makamda ise idrak ve amel evveldir..İDRAK VE AMEL peşinde ol.idraka gerek yok,filan kişiye bağlanırsan kurtulursun ve o zatın tembih ettiği amelleri yaparsan kurtuldun gibi söylemler mevsiminde açmayan çiçeğe benzer..Buna zorlama ve zorlanma.vakit dar imtihan çetin diyerek idrak ve amele sırt çevirme..

    vote 5.0 Katılıyor musunuz?  evet (2)  /  hayır (2)

bu konuya yorum ekle

lütfen yorum yazarken form kurallarını dikkate alalım

arrow

  • *
  • *
  • *

lütfen * ile belirtilen alanları boş bırakmayın

  • Tamamı Büyük harflerden oluşan
  • Yasalara aykırı olan
  • Hakaret ve çok fazla dil bilgisi hatası içeren
  • Konu ile ilgisi bulunmayan
  • Ve HTML kodu giren yorumlar yayımlanmaz.
  • Bir konu için beş dakika içerisinde sadece bir yorum yazılabilir.
  • Yorumların hukuki sonuçlarından Faruk Beşer sorumlu değildir.