Yâ-Sîn Fatiha ve Adet
1: Bunda bir sakınca yoktur, ancak bizden böyle bir şey de istenmemiştir. İbadet olan hususlarda istenmeyen şeyleri yapmaktan kaçınmak gerekir. Çünkü bidatler böyle başlarlar. Bir şey aslında kötü olmayabilir ancak onu belli bir yerde ve sürekli yapmak, bir gün sanki bunu yapmazsak olmaz gibi bir sonuca götürür ve böyle olunca da bidat olmuş olur.
2. Yâ-Sîn Suresinin faziletine dair hadisi şerifler vardır, ama onların çoğu sahih değil, zayıftır ve bunların üç katı kadar da uydurma hadisler vardır. Bunları bilmek ve doğru olana göre düşünmek gerekir.
Mesela Efendimiz (sa): "Her şeyin bir kalbi vardır, Kuranın kalbi de Yâ-sîndir" buyurur. , Ayrıca: "Ölülerinize Yâ-Sîn okuyun" buyurur. Bir defa bu hadis sahih değildir, sahih kabul edilse de anlamı: Ölmekte olanlarınıza Yâ-Sîn okuyun, demektir. Tıpkı; “Ölülerinize lâilahe illallah’ı talkîn edin” hadisinden kastedilenin, ölmek üzere olan insanlara bunu hatırlatın demek olduğu gibi.
Bazılar bunu ölülerin üzerine Yâ-Sîn okumak gibi anlamışlar, oysa ölüye artık Yâ-Sîn bir fayda vermez ölmek üzere olan insanın yanında Yâ-Sîn okunur ki, bu surede anlatılan hesap kitap, yeniden dirilmek, cennet cehennem gibi bilgileri duysun ve son anda imanını tazelesin. Ama, dediğimiz gibi bu iki hadis dahi sahih değildirler, yani uydurma oldukları tespit edilmemiş olsa bile rivayetlerinde şüphe vardır. Ancak böyle durumlarda, çok zayıf olmadıktan sonra, zayıf hadisle amel etmenin de bir sakıncası olmayacağı için bunlar nakledilirler.
Bu konuda sahih olmasa da sahihe yakın hadislerden birisi de şudur: "Kim bir gece Yasini okursa günahları bağışlanmış olarak sabahlar. Kim de içinde Duhân geçen Hâ-Mîmi okursa o da günahları bağışlanmış olarak sabahlar".
Konuyla ilgili diğer uydurma hadisleri zikretmiyorum. Uydurma olduğu belli olmayan hadisler bunlardan ibarettir ve görüldüğü gibi bunların hiç birisi tam sahih değildir. Bunun anlamı şudur: Böyle söylenmiş olma ihtimali vardır, ancak kesin olmadığı için buna bel bağlamak ve bununla amel etmek de gerekmez. Bilindiği gibi bizler Hz. Peygambere ait olduğu kesin olarak bilenen, yani sahih olan hadisi şeriflerle amel etmek zorundayız, sahih olmayan hadislerle amel etmek zorunda değiliz.
Bu bilgiler ışığında, itibar edilebilecek hadisi şerifleri sıhhatleri ve kaynakları ile beraber aşağıya alıyorum.
|
اقرؤوا يس على موتاكم |
|
إن لكل شيء قلبا وإن قلب القرآن يس ومن قرأ يس كتب الله له بقراءتها قراءة القرآن عشر مرات |
|
من قرأ يس في ليلة أصبح مغفورا له ، ومن قرأ حم التي يذكر فيها الدخان أصبح مغفورا له |
Bununla beraber şunu da bilmemiz gerekir ki, başından itibaren bu ümmet Yâ-sîne karşı farklı bakmış onu ezberlemeyi görev bilmiş ise bunun bir aslının olmaması da mümkün değildir. Ne var ki. Kuranı kerimin tamamının asıl özelliği, öğrenilmesi ve yaşanmasıyla hâsıl olan sevaptır, yoksa öğrenilip yaşanmadıktan sonra sadece kelimelerini tekrarlanması anlamında bir okumanın çok da faydası olmaz.
3. Adet oldum zannıyla bırakılan namazlar kaza edilir ve bunun hiç bir günahı da yoktur. Çünkü adet olduğunuzu zannettiğinizde zaten namazlarınızı bırakmak zorundasınız. Başka bir şey yapamazsınız.