yazılar
kalem ve kelam - indeks listesini göster
Makaleler
bu bölümde toplam 8 başlık listeleniyor. seçimi iptal et tümünü listele
Kurân´da Başörtüsü Var mı?
etiketler : başörtüsü, türban, tülbent, tessettür, çarşaf, kuran'da başörtüsü var mı, sünnet, hadis, farz, hurafe, metodoloji, nur suresi 31, ceyb, hımar, döş, arapça, ahzap suresi 50, alamet-i farika, imam malik, fıkıh, sembol, siyaset, siyasi sembol, georg simmel, kur'an'da başörtüsü var mı
Kadir Gündüz, Havva Karademir, Süleyman Kaya, Hakan Yılmaz, Arzu 129, hkalp, Yalçın / Semiramis, Ali Acar, Muhammed Coşkun, Harun Küçük ve Serap ugsearto´nun değişik zamanlarda sordukları sorunun cevabı.
KURÂNI KERİM VE BAŞÖRTÜSÜ
Mümin ve Müslüman olan insanlar prensip olarak Kuran´ın emir ve yasaklarına uyulması gerektiğinde hemfikirdirler. Ancak neyin Kuranda bulunduğu neyin bulunmadığı konusu o kadar kolay anlaşılır değildir. Bunu tespit için metodoloji ve bir suje/anlayan olarak insanın tavrı önemlidir. Metodoloji önemlidir, çünkü Kuran da bir metindir ve onun ne olduğu, kimi muhatap aldığı, ne yapmak istediği ve bu isteğini ifade etmek için kullandığı araçlar bilinmeden onun anlaşılması mümkün olamaz. Bu anlamanın bir aktörü olarak insanın tavrı da önemlidir çünkü onu, o ne ise o olarak mı, yoksa kendisi ne istiyorsa öyle mi anlayacak olması, sonucu değiştirir. Böyle kısa bir yazıda elbette Kuran´ı Kerim´i anlama metodu üzerine söylenebilecek her şeyi söylememiz ne mümkün ne de uygundur. Ama şu kadarını zikretmemiz de gereklidir: devamı
Kader Nedir
etiketler : kader, inanç, iman, muktedir olma, geçmiş, gelecek, kadere inanmak, ezel, ebed, sonsuzluk, irade, cüzi irade, külli irade, cebriye, deizm, kadere isyan
Kaderin anlaşılması bir yönüyle çok kolaydır, bir yönüyle de çok zordur ve kader adeta imanın sihirli şifresidir. Kaderin imanla anlaşılması, akılla anlaşılmasından daha kolay olsa gerektir. Ya da sonuç aynı kapıya çıksa da, kaderi inanarak anlamak, onu anlayarak inanmaktan daha kolaydır. Ama yine de aşağıda vereceğimiz bilgilerle kaderin akılla ilgili yönünü bir nebze anlayabileceğimizi sanıyorum:
Kader kelime anlamı bakımından, miktar, ölçü ve muktedir olma/güç yetirme demektir. Yani her olan şey, bir ölçüye ve hesaba göre, planlanarak olmakta ve muktedir birisi tarafından oluşturulmaktadır. Hiçbir şey rast gele, kendiliğinden, ölçüsüz ve hesapsız olmamaktadır. Her şey önceden yapılan bir hesapla ve bir sebeple olmakta ise, demek ki Allah (cc), olacak olan her şeyi biliyor, her şeye gücü yetiyor. Hiçbir şey O´nun bilgisi ve isteği dışında olamaz. devamı
Çocuklarımıza Kuranı Kerimi Nasıl Öğretelim? Bu sitede her ay yapmaya çalıştığımız mini anketlerimizden birisi daha sonuçlandı ve aslında bilinen bir gerçek bir kez de izleyenlerimiz tarafından tescil edildi. Çocuklarımıza Kuranı Kerim´i en iyi nasıl öğretebiliriz ? Sorusunun tercih edilen cevaplar ve oranları şöyle; devamı
Ramazanın Tespiti Nasıl Olur?
etiketler : ramazan, ruyet, ramazan tespiti, kamer, kurban, tarih, suudi arabistan, fıkıh, usul-ü fıkıh, ay, güneş, oruç, sahur, takvim
Ramazanın Tespiti Nasıl Olur? Ru´yetle mi, Hesapla mı? Özellikle yetmişli yıllardan beri Ramazan´ın ve buna bağlı olarak da diğer kameri ayların ve Kurban Bayramının tespiti konusunda Müslümanlar arasında hoş olmayan bir ayrılığın yaşandığını herkes bilmektedir. Bu ayrılığın birden çok sebebinin olduğu gözlemlenmiştir. Bazı çevreler meseleyi siyasi olarak ele alırken, bazıları ideolojik yaklaşımlarda bulunmakta, bir kısım insanlar da ilim adına çok basit şeyler söyleyebilmektedirler. Bunların yanında, başından beri ilmi bir düzey tutturanlar da olagelmiştir. Ancak bu sonuncular hem çok azdırlar, hem de halk kitlelerine etki edecek özelliklere sahip değildirler. devamı
Diyalog en azından iki tarafın bulunmasını ve bu tarafların yine en azından konuşulabilir olma bakımından eşitliklerini, yani birbirlerince konuşmaya değer görülmelerini anlatır. Kur´ân-ı Kerim´e ve İslam tarihine bakıldığında Müslümanların "Ehl-i Kitab" ı her zaman konuşmaya değer buldukları ve en güçlü oldukları zamanlarda dahi, yeri geldiğinde bunu fiilen gerçekleştirdikleri bilinen bir gerçektir.
Hıristiyan dünyasının İslam dünyasına karşı teknolojik üstünlük elde ettiği dönemden itibaren ise Müslümanları tamamen dışladığı ve konuşmaya değer bulmadığı, 1962 Vatikan Konsili´nin ardından diyalog çağrısı yaptıklarında ise bunu Müslümanlarla, ya da diğer dinlerle diyalog kurma amacıyla değil, öncelikle her biri birer müstakil din haline gelen Hıristiyanlığın mevcut mezhepleri arasında gerçekleştirmeyi hedefledikleri de yine ilgili herkes tarafından bilinmektedir.
devamıBir atom parçacığının nerede ve ne hızda hareket edeceğini 43 saniye önceden tespit eden bir model geliştiren Hollandalı fizikçi Hooft, semavi dinlerin savunduğu kaderin varlığını bilimsel olarak da ispatladı (9 Mayıs 2006 Salı)
Restoranda yemeğinizi bitirdikten sonra genelde bir garson yanınıza gelir ve "Tatlı veya çay alır mısınız?" diye sorar. Bir süre düşündükten sonra kararınızı verirsiniz. Diyelim ki böyle bir durumda çay içmeyi seçtiniz. Bunu özgür iradenizle mi yaptınız ya da zaten kaderinizde o çayı içeceğiniz yazıyor muydu?
devamıBir arkadaşım, şehitlerin de peygamberin de hiçbir şekilde yardıma gelemeyeceklerini söylüyor. Ancak gerek Çanakkale de gerekse başka savaşlar da bizlere bu cinsten bir sürü örnekler anlatılıyor. Neye nasıl inanmamız gerekiyor.?
Doğrusu, Allah isterse şehitlerin ya da peygamberlerin ruhlarını imdada yetiştirebilir. Ancak bunun İslami kaynaklarda bir aslının bulunduğunu görmedim. Bedir´de Uhud´da ve diğer bazı gazalarda Allah meleklerden oluşan ordularını imdada gönderdiğini söylüyor. Mesela Peygamberimize de önceki peygamberler gelip imdad etmemişler de melekler gelmiş, dolayısıyla şehitlerin ya da peygamberlerin imdad edeceğine dair bir şey yok, Onlardan imdad istemek ise, isteyenin durumuna göre şirke kadar giden bir hata olabilir. Biz her gün namazlarımızda 40 kez Allaha söz veriyoruz ve "Ya Rab! Sadece sana ibadet edip sadece senden yardım isteyeceğiz" diyoruz. devamı
Kürtaj ve Ceninin Yaradılış Safhaları
etiketler : kürtaj, cenin, yaradılış, yaradılış safhaları
Müspet ilimler geliştikçe Kurânı Kerimin ve onun beyanı olan Sünnetin daha iyi anlaşılacağı bir gerçektir. Kurânı Kerim her şeye işaret etmiştir ve Sünnet işaret edilen bu manaların birini ya da bir kaçını açıklamıştır. Kurânı Kerim´in manaları sonsuz olduğu gibi Sünnetin her beyanı da doğrudur. Ancak Kurânı Kerim´le ilgili olarak anlama problemi olduğu gibi, Sünnetle ilgili olarak da hem onu olduğu gibi tespit, hem de anlama problemleri vardır. Yani hadis sahih midir? Tamı tamına râvinin anlattığı sözlerle mi sâdır olmuştur? Eğer öyleyse ondan anlaşılan nedir?
Görüldüğü gibi hadis Kurânı Kerim´in beyanı olmakla beraber, hadisten elde edilen bilgileri ayıklama ve tespit etme o kadar kolay değildir. Öncelikle hadisin sahih olup olmadığını öğrenmek gerekir. Bunu muhaddisler büyük ölçüde belirlemişlerdir. Ancak sahih bir hadisin farklı rivayetleri çoğu zaman onu duyan râvilerin kendi anladıkları mana ve kendi seçtikleri kelimelerle nakletmiş olabilecekleri gerçeğini gösterir. Çünkü bazen hiç değişmeyecek bir durum, ya da bir defa vaki olan bir olay, farklı ve manayı bir ölçüde değiştiren ifadelerle nakledilmişse, bunu ravilerin tasarrufundan başka bir şeyle izah etmek mümkün değildir. Bu konu hadis ilmi metodolojisinin önemli bir meselesini teşkil eder ve "Hadislerin mânâ ile rivayeti" adıyla ele alınır. devamı




bölümler



